Evli ve iki çocuk babası Mustafa Gemi, ailesinin 1947 yılından bu yana Koçarlı’nın Çakmar Mahallesi’ne geldiğini ifade ederek, “Dedelerimizden beri Aydın’a gelip gidiyoruz. Daha önce ailemiz Sultanhisar tarafına gidiyormuş. Biz sadece koyun bakıyoruz. Şu anda 220 anaç hayvanım var” dedi.
Serinhisar’ın kış aylarında sert geçtiğini belirten Gemi, iklimin daha ılıman olması ve yeşil alanların bulunması nedeniyle Çakmar’ı tercih ettiklerini söyledi. “20 Ocak’ta Çakmar’a geldik, haftaya nasipse memlekete döneceğiz” diyen Gemi, kendisi ile birlikte Çakmar’a gelen kardeşinin, ailesi ile birlikte kısa süre önce Denizli’ye döndüğünü söyledi.
TRENLE TAŞIMADAN TIRLARA UZANAN YOLCULUK
Gemi, geçmişte yalnızca Serinhisar’dan 27 ailenin Koçarlı’nın mahallelerine geldiğini, bugün ise bu geleneği sürdüren tek ailenin kendileri olduğunu söyledi.
Dedeleri ve babaları döneminde koyunların Denizli’den Koçarlı’ya günler süren yürüyüşlerle getirildiğini anlatan Gemi, “Eskiden hayvanlar sürülerek 7-8 günde gelirdi. Daha sonra trenle taşınmaya başladı. Şimdi ise tır ve kamyonlarla getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
“ÇAKMAR BİZİM İKİNCİ EVİMİZ OLDU”
Kendilerine “konar-göçer çoban”, “yörük” ve “yürüyen Türk” gibi isimler verildiğini belirten Gemi, bu yılın önceki yıllara göre daha verimli geçtiğini söyledi. Yağışların iyi olması sayesinde sezonu sorunsuz tamamladıklarını dile getiren Gemi, “Allah’a şükür bu yıl yağış bol oldu, bahar güzeldi. Bir problem yaşamadan süreci geçirdik” dedi.
Çakmar’da evinin bulunduğunu ve mahalle sakinleriyle güçlü bağlar kurduklarını ifade eden Gemi, “Çakmar’da herkes akrabamız gibi. Burası bizim ikinci evimiz oldu” diye konuştu. Gemi, ilkokul eğitimini Çakmar’da aldığını anlattı.
KOYUN BAKIMI ZOR AMA EMEĞİN KARŞILIĞI VAR
Bölgede koyun sütünü işleyecek bir mandıranın bulunmadığını dile getiren Gemi, ağırlıklı olarak kuzu üretimi yaptıklarını söyledi.
Kuzuları doğumdan 3-4 ay sonra satışa çıkardıklarını belirten Gemi, “Bölgede koyun sütünü işleyecek bir mandıra yok ya da biz bilmiyoruz. Eskiden vardı. Şimdi koyun sütünden peynir yapıyoruz, perakende veriyoruz, bazen de toptan satış yapıyoruz” dedi.
Koyun yetiştiriciliğinin büyük emek istediğini dile getiren Gemi, “Meşakkatli bir iş. Kahrını çekene ekmeğini verir. Bazen gecemiz gündüzümüz olmuyor. Hakkıyla çalışan karşılığını mutlaka alır” ifadelerini kullandı.









