Kuşadası, Başkan Ömer Günel’in, Silivri’den yazarak gönderdiği mektubunu dinlemek üzere bir kez daha, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kuşadası İlçe teşkilatının kurduğu 'Adalet ve Dayanışma Çadırı'nda bir araya geldi. İl ve çevre ilçelerin kadın kolları başkanlarının destek verdiği buluşmaya CHP MHK üyesi Ülkü Ece Bozbey, CHP Aydın İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, Bozdoğan İlçe Kadın Kolları Başkanı Semra Alper Türkol, Didim İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülcan Doğan, Efeler Kadın Kolları Başkanı Özlem Ekiz, Germencik Kadın Kolları Başkanı Esin Eğinovası, İncirliova Kadın Kolları Başkanı Mürüvet Altınay, Karacasu Kadın Kolları Başkanı Zeynep Güvendi, Karpuzlu Kadın Kolları Başkanı Nermin Ataköy, Koçarlı Kadın Kolları Başkanı Aysel Çıbık, Köşk Kadın Kolları BaşkanI Yıldız Perk, Nazilli Kadın Kolları Başkanı Nilgül Aktaş, Sultanhisar Kadın Kolları Başkanı Ayfer Işındak, Söke Kadın Kolları Başkanı Ülkü Ertel, Yenipazar Kadın Kolları Başkanı Aykan Turan Apaydın ve Kuşadalılar katılım gösterdi.

''OPERASYONLARIN SİYASİ AMAÇLA YAPILDIĞI BELLİDİR''

Silivri'de tutuklu bulunan Başkan Günel'in kaleme aldığı mektubunu okuyan, CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, konuşmasında, Başkan Ömer Günel'in, 105 gündür, hakkında henüz hazırlanmış bir iddianame olmadan tutuklu bulunduğunu belirterek,''105 gündür başkanımız eşinden, çocuğundan çok sevdiği Kuşadası'ndan ayrı ve anlamsız bir sebepten dolayı Silivri'de yatmakta. Bizler, başından beri şunu istiyoruz; Öncelikle adil bir yargılama istiyoruz. Bütün belediye başkanlarımız tutuksuz yargılansınlar.'' sözlerine yer verdi. başkan Ömer Günel'in, Silivri Den kaleme aldığı satırları, CHP'li belediyelere yapılan operasyonları ön plana çıkartarak paylaşan Gürbilek, mektupta şu cümlelere yer verdi;

Kuşadası İYİ Parti'den "Bayrak Açıyoruz" seferberliği
Kuşadası İYİ Parti'den "Bayrak Açıyoruz" seferberliği
İçeriği Görüntüle

Chpnin Kadin Baskanlardan Baskan Gunele Tam Destek 673554 E17E79

''HAKİMLER VE SAVCILAR KURULUNDA DENGELER 2010 REFERANDUMU İLE DEĞİŞMİŞTİR''

''Dostlarım, beni hiç yalnız bırakmayan cesur kadınlarımızın temsilcileri, il ve ilçe başkanlarım. Ben bu mesajı hazırlarken Seferihisar ve Balçova belediyelerine operasyon yapılıyordu. Herkesin merak ettiği soru şu; Siyasi amaçlarla yapıldığı artık çok belli olan bu operasyonlar nasıl oluyor da milletin gözü önünde, vicdanı önünde göstere göstere yapılıyor? Neden çekinmiyorlar, hiç çekinmiyorlar mı? Evet, çekinmiyorlar, çünkü bugünlere bir yılda gelmedik. Hafızalarımızı tazeleyelim. İktidarların en önemli denetim mekanizması olan bağımsız yargının kalbi olan Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısı 2010 referandumu ile değiştirilmiş, bu süreç FETÖ yapılanmasının yargıyı ele geçirmesine zemin hazırlamıştır. 2017 referandumu ile yapı yeniden değiştirilmiş, kurulun üyelerinin çoğunluğu, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin kendi aralarında yaptığı seçimle belirlenirken, bu değişiklikle 13 üyenin 4'ü doğrudan Cumhurbaşkanı, 7'si doğrudan siyasi parti blokajı olan TBMM tarafından seçilmeye başlanmıştır. Adalet Bakanı Kurul Başkanı, Bakan Yardımcısı da doğal üyedir. Bu tablo hakim ve savcı tayin ve terfilerini siyasi yönetmenin inisiyatifine bırakmıştır. Devlet Güvenlik Mahkemeleri, özel yetkili mahkemeler olarak yeniden yapılandırılmış, daha sonra bunlar da kaldırılarak yerine suh ceza hakimlikleri getirilmiştir. Bu hakimlikler tutuklama ve el koyma gibi en kritik kararları vermekle yetkilendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin hak ihlali ve tahliye kararları alt derece mahkemelerince uygulanmamaya başlanmıştır. ''

''YARGI HİYERARŞİSİ BOZULMUŞTUR''

''Anayasa'nın 153. maddesindeki AYM kararları kesin olup yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Hükmü fiilen uygulanmaz hale gelmiş, yargı hiyerarşisi bozulmuştur. İktidarların sivil denetim mekanizmalarından biri olan üniversite özerklikleri yok edilmiştir. Rektörler üniversite öğretim üyeleri arasından yapılan oylama ile seçilirken, 2016'da KHK ile oylama sistemi tamamen kaldırılmış, Cumhurbaşkanı'nın istediği kişiyi atadığı modele geçilmiştir. Boğaziçi protestolarını yakın zamanda bir gecede kapatılıp, ertesi gün açılan üniversite örneklerini hatırlayalım lütfen. Demokratik yönetim anlayışının ve denetiminin bir diğer mekanizması meslek örgütleridir. Savunmanın bağımsızlığını simgeleyen, tek ilde tek baro sistemi 2020 yasasıyla kırılmıştır. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde hükümeti ve yargı politikalarını insan hakları ihlalleri üzerinden eleştiren güçlü baroların etkinliğini kırmak amacıyla çoklu baro yasası çıkarılmış ve ideolojik siyasi baroların kurulmasının önü açılmıştır. Cumhuriyetin güçlü kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinden mühendis ve mimar odaları, tabipler birliği, maden projeleri kentsel dönüşüm projeleri halk sağlığı konularındaki vize onay ve dava açma denetleme yetkileri tırpanlanarak bakanlıklara devredilmiştir. Sivil mesleki denetim yok edilmiştir.''

Chpnin Kadin Baskanlardan Baskan Gunele Tam Destek 673554 Ed14Fd

''KADIYI KADIYA ŞİKAYET ETMENİN OLUMLU SONUÇ VERMESİ BEKLENİR Mİ?''

2017 referandumu ile meclise karşı sorumlu olan Başbakanlık Kurumu ve Bakanlar Kurulu tamamıyla lav edilmiştir. Yürütme yetkisi tek başına Cumhurbaşkanı'na verilmiş, bakanlar meclis dışından atanmaya başlanmış ve meclisin güvenoyu, gensoru denetimi ortadan kaldırılmıştır. Kararnamelerle devlet yönetimi olağan hale gelmiştir. Şimdi bu sistemde tamamıyla siyasi iradenin emri altına girmiş bir yargının bağımsız olması beklenebilir mi? Bağımsız ve objektif yürütülmediğini düşündüğün yargılama sürecinin sorumlularını kime şikayet edeceksin? Kadıyı kadıya şikayetin olumlu sonuç vermesi mümkün müdür? Son gelinen durumda, milletin demokratik tercihi hakkı olan seçimlerdeki iradesi de mutlak butlan ve kayyum uygulamaları ile sakatlanmıştır. Hukukun üstünlüğü endekslerinde, 142 ülke içinde ülkemiz Nijerya'dan hemen önce 117. sıradadır. Demokratik ülkeler endeksinde Pakistan 100. ve Türkiye 102. sıradadır.''

''HİBRİT REJİM KABUL EDİLİYORUZ''

Hibrit rejim kabul ediliyoruz, anlamı şu; Demokrasi ile otoriterlik arasında sıkışmış yargının bağımsız olmadığı, adil seçimlerin yapılmadığı ülkelerdeniz. Tüm bu tablo karşısında, Maliye Bakanı Merkez Bankası Başkanı Ankara'dan çok Londra'ya gidiyorlar. Vergi avantajları havada uçuşuyor. Ama yabancı yatırımcı gelmiyor. Son olarak vergi muafiyetine boğduğumuz Çin, elektrikli otomobil devi BYD, Türkiye'ye yatırımdan vazgeçti ve Macaristan'a gitti. Biz, alamadığımız milyonlarca vergiyle kaldık. Sizler de, emeklilerimizle asgari ücretli çalışanlarda bekliyorsunuz ki açlık sınırının üzerinde bir geliriniz olsun. Olmaz, olmayacak.''

Chpnin Kadin Baskanlardan Baskan Gunele Tam Destek 673554 897F30

''KENDİMİZİ KENDİ VATANIMIZDA YABANCI HİSSEDİYORUZ''

''Biz, Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları bekliyoruz ki delilsiz, dayanaksız, bir tek ifade ile tutsak edildiğimiz soruşturmalarda tutuksuz yargılanalım, olmaz, olmayacak. Kırıkkale AK Parti'li Keskin Belediye Başkanı'nın, 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası aldığı soruşturma ve dava sürerken bir gün bile gözaltına alınmadığı ve görevine devam ettiği basında deşifre olunca görevden uzaklaştırıldığına dair AK Parti'li hiçbir belediyeye şafak operasyonu yapılmadığına dair, AK Parti'ye topuklayanların bir bir aklandığına dair, desteklediğimiz terörsüz Türkiye sürecinde teröristlerin siyaset yapma hakkının verilmesinin dahi konuşulduğuna dair, Kanada'ya iltica için Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olmanın yeterli sayıldığına dair haberleri ve olayları hayretle izliyoruz. Kendimizi, kendi vatanımızda yabancı hissediyoruz. Ama umudu sabırla cesaretle ülkemizin kadim değerlerine inanan milletimize güvenle koruyoruz. En derin saygı ve selamlarımla.''

Ömer Günel, 26.06.2026 Silivri

Muhabir: Ömer Araz