Faaliyetlerine 1910 yılında Ahmet Atay'ın girişimleri ile Aydın'da kömür işletmeciliği yaparak başlayan Atay Holding, yıllar içinde Türkiye ekonomisinin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Ancak kurucu Erdoğan Atay’ın vefatının ardından başlayan süreç, aile içinde derin bir çatlağa dönüştü. Bir zamanlar aynı hedefte buluşan aile üyeleri, bugün karşı karşıya geldi.
MİRAS KAVGASI YARGIYA TAŞINDI
Kardeşler arasında başlayan anlaşmazlık kısa sürede büyüyerek sert bir miras mücadelesine dönüştü. Küçük kardeş Süleyman Atay ile merhum Ahmet Atay’ın mirasçıları, Mehmet Doğan Atay’a yönelik ciddi suçlamalarda bulundu. Hisselerin usulsüz devredildiği ve şirket varlıklarının el değiştirdiği iddiaları mahkeme dosyasına girdi.
GİZLİ DEVİR VE VASİYET İDDİASI
Mahkemeye sunulan belgelerde, bazı işlemlerin “nam-ı müstear” yöntemiyle, yani başkaları adına yürütüldüğü öne sürüldü. Ayrıca yetki aşımıyla düzenlenen vasiyetname ve aile varlıklarının kontrolünün el değiştirdiği iddiaları, krizin boyutunu daha da büyüttü.
KORUMA KALKTI, İFLAS YOLU AÇILDI
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin konkordato talebini reddetmesiyle birlikte holding üzerindeki tüm hukuki koruma sona erdi. Bu kritik karar, alacaklıların doğrudan haciz ve iflas sürecini başlatabilmesinin önünü açtı. Madencilikten gayrimenkule, ihracattan sanayiye kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren holding, şimdi tarihinin en zor döneminden geçiyor. Onlarca şirket ve yüzlerce taşınmazın geleceği, devam eden dava sürecine bağlı olarak şekillenecek.
116 yıllık geçmişe sahip Atay Holding, aile içi miras savaşının gölgesinde dağılma riskiyle karşı karşıya. Bir dönem Türkiye ekonomisinin güçlü simgelerinden biri olan holding, bugün varlık mücadelesi veriyor.




