Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları üyelerinin organize ettiği etkinliklerde birkaç gün boyunca 38 Mahallede emekçi kadınlar ziyaret edildi. 8 Mart sabahı da Cumhuriyet Meydanında basın açıklaması yapıldı. Parti etkinliklerinden ayrı bir şekilde siyaset üstü olarak düzenlenen programa çok sayıda kadın katıldı. Etkinliği Karacasu Belediye Başkanı Mustafa Büyükyapıcı, CHP Karacasu İlçe Başkanı Erdinç Gümüş, ADD Başkanı İsa Çetin ve muhtarlar da takip etti. Etkinlikte çocuklar 8 Mart yazılı balonları tutarken kadınlar da şiddet sonucu hayatını kaybeden kadınların isimlerinin yazılı olduğu dövizler taşıdı. Dövizlerde öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatmanur Çelik ile 8 yaşındaki kızı ile birlikte öldürülen Fatmanur Çelik'in fotoğrafları "İki Fatmanur'u da koruyamadık" sözleriyle yan yana yer aldı. Ayrıca, "Korkmuyoruz, susmuyoruz, adalet istiyoruz", "Küfürde nesne değil hayatta özne olmak istiyoruz", "Kadına şiddetin bahanesi yok", "Tecavüzcüsüyle evlenmek zorunda bırakılmak lütuf değil zulümdür", "Eşitlik anayasal haktır", "6284'ü uygula katledilen kadınlar isyanımızdır", "sömürüsüz bir dünya istiyoruz" yazılı pankartlar yer aldı.
"KADINA ŞİDDET SON BULANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ"
Saygı duruşu yapılıp İstiklal Marşının okunmasının ardından partili kimliği olmadan vatandaş olarak bu etkinliği organize ettiklerini basın açıklamasını da bu şekilde yaptığının altını çizen Zeynep Kaya Güvendi, yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Değerli basın mensupları, kıymetli kadınlar ve değerli katılımcılar; hepiniz hoş geldiniz.
8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değildir. 8 Mart 1857'de New York'ta daha iyi çalışma koşulları için 40.000 kadın tekstil işçisi grev yaptı; grevi sonlandırmak için fabrikaya kilitlenip çıkan yangında 129 kadın işçi yanarak can verdi, bu olay daha sonra Dünya Kadınlar Günü'nün kökenini oluşturdu. Kadınların emeğinin, mücadelesinin ve eşitlik arayışının simgesi olan bir anma ve dayanışma günüdür. Bu gün, kadınların yıllar boyunca verdikleri hak, adalet ve eşitlik mücadelesinin tarihsel bir hatırlatmasıdır.

Bugün burada yalnızca bir günü anmak için değil; kadınların görünmeyen emeğini, karşılaştıkları eşitsizlikleri ve uğradıkları şiddeti hatırlatmak için bulunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu mücadele hâlâ devam ediyor.
Ne yazık ki ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde kadınlar hâlâ şiddetin hedefi olmakta, hayatlarının en temel hakkı olan yaşama hakkından mahrum bırakılmaktadır.

Katledilen her kadın bir istatistikten ibaret değildir. Her birinin bir hikâyesi, bir hayali, bir yaşamı ve ardında bıraktığı sevdikleri vardır. Koruyamadığımız her kadının acısı toplum olarak hepimizin omuzlarındadır. Bizler bu acıyı bir sayı olarak görmüyor, görmeyeceğiz.
Bu duruma alışmayacağız, kabul etmeyeceğiz ve asla sessiz kalmayacağız.
Kadınlara yönelik şiddet son bulana kadar mücadelemiz sürecektir. Hiç kimse bizden yaşanan acıları görmezden gelmemizi bekleyemez. Çünkü bu mücadele yalnızca kadınların değil, adalet ve insanlık mücadelesidir."
"KADINI GERİDE BIRAKAN TOPLUM GERİ KALMAYA MAHKUMDUR"
"Kadınlar hayatın her alanında var olmaya devam edecektir. Ekonomide, eğitimde, siyasette, sanatta ve toplumsal yaşamın her alanında kadın emeği ve varlığı vazgeçilmezdir. Kadınların üretimde, karar mekanizmalarında ve toplumsal hayatta eşit şekilde yer alması güçlü ve adil bir toplumun temel şartıdır.
Bizler; çocuk yaşta evliliklere, kadınlara yönelik şiddete, eşitsizliğe ve kadını toplumun gerisine itmeye çalışan hiçbir zihniyete sessiz kalmayacağız. Kadınların özgür, eşit ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir toplum için tüm kız kardeşlerimizle birlikte dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.
Bu mücadelede en büyük gücümüz dayanışmamızdır. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleriyle ifade etmek isteriz ki: "Bir toplum, kadın ve erkekten oluşur. Bir toplumun bir parçası ilerlerken diğer parçası geri bırakılırsa, o toplum ilerleyemez. Kadını geride bırakan toplum, geride kalmaya mahkûmdur."
"ÇARE CUMHURİYET DEĞERLERİMİZDEDİR"
"Bu inançla; kadınların hak ettiği eşit, adil ve güvenli bir dünya kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz!
İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz!
6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz!
Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz!
Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz!
Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz!
Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Son sözümüz net ve bakidir:
Çare eşitliktedir.
Çare Cumhuriyet değerlerimizde, kurtuluş mücadelemizdedir!
Tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü dayanışma ve mücadele ruhuyla selamlıyoruz. Katılımlarınız için teşekkür ediyoruz"











