Milyonlarca çalışan ve emeklinin yakından takip ettiği sosyal güvenlik reformlarına ilişkin yeni değerlendirmeler gündeme geldi.

Gazeteci Faruk Erdem, A Haber yayınında ev kadınlarının sosyal güvenceye kavuşturulmasından Bağ-Kur ile SSK arasındaki prim farkına, çalışan annelere yönelik desteklerden EYT sonrasında oluşan emeklilik yaşı farklılıklarına kadar birçok başlığı değerlendirdi.

Ancak gündemdeki başlıkların tamamının aynı aşamada olmadığını belirtmek gerekiyor.

Bazıları daha önce hükümet tarafından açıklanan çalışma ve taahhütler arasında bulunurken, özellikle kademeli emeklilik konusunda henüz yürürlüğe girmiş veya kesinleşmiş yeni bir düzenleme bulunmuyor.

Didim Belediyesi nesli tükenmekte olan kum zambağını koruma aldı
Didim Belediyesi nesli tükenmekte olan kum zambağını koruma aldı
İçeriği Görüntüle

EV KADINLARINA PRİM DESTEĞİ İÇİN ÇALIŞMA VAR

Ev kadınlarının sosyal güvenlik sistemine katılımının desteklenmesi, resmî olarak üzerinde çalışıldığı açıklanan başlıklardan biri.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan daha önce yaptığı açıklamada, isteğe bağlı sigorta kapsamında ev kadınlarının ödeyeceği primin üçte birinin devlet tarafından karşılanmasına yönelik sistem üzerinde çalışıldığını duyurmuştu.

Modelin hayata geçirilmesi halinde ev kadınlarının prim yükünün üçte birini devlet üstlenecek, kalan kısmı ise sigortalı ödeyecek.

Ancak 25 Eylül 2026 itibarıyla uygulamanın başvuru tarihi, kapsamı ve yararlanma şartlarını belirleyen nihai düzenleme yürürlüğe girmiş değil.

Çocuk sahibi kadınların emeklilik yaşının çocuk sayısına göre esnetilmesi de daha önce açıklanan politika hedefleri arasında yer aldı. Buna karşılık bu modelin hangi çocuk sayılarını kapsayacağı, kaç yıl avantaj sağlayacağı ve hangi sigorta statülerinde uygulanacağı henüz kesinleşmiş mevzuata dönüşmedi.

BAĞ-KUR’DA 7200 GÜN HEDEFİ SÜRÜYOR

Sosyal güvenlik sisteminde beklenen bir diğer düzenleme ise Bağ-Kur’luların emeklilik için gerekli prim gün sayısının SSK’lılarla eşitlenmesi.

Mevcut SGK mevzuatında 4/b kapsamındaki birçok sigortalı için normal emeklilikte 9000 prim günü şartı uygulanmaya devam ediyor. SGK’nın güncel bilgilendirme sayfasında da 1 Mayıs 2008 sonrası 4/b sigortalıları için temel koşul 9000 gün olarak yer alıyor.

Hedef ise bu sürenin belirli Bağ-Kur’lular açısından 7200 güne düşürülmesi.

Bakan Işıkhan daha önce 7200 gün düzenlemesinin verilen bir söz olduğunu belirtmiş ve bu hedefin 2026-2028 dönemi içerisinde hayata geçirilmesinin planlandığını ifade etmişti. Ancak düzenleme henüz yasalaşmadığı için “SSK ve Bağ-Kur şartları eşitlendi” demek şu aşamada doğru değil.

KADEMELİ EMEKLİLİK GELİYOR MU?

EYT sonrasında en fazla tartışılan konuların başında, 8 Eylül 1999 ile sonrasındaki sigorta başlangıçları arasında oluşan emeklilik şartı farkı geliyor.

EYT düzenlemesi 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanlar açısından yaş şartını kaldırdı.

Buna karşılık 9 Eylül 1999 ve sonrasında ilk kez sigortalı olanlar mevcut yaş ve prim koşullarına tabi olmaya devam ediyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 14 Ağustos 2026 tarihli ve TBMM’ye gönderilen resmî yanıtında, 9 Eylül 1999 ve sonrasında çalışmaya başlayanların EYT kapsamında olmadığını ve bu sigortalıların yaş koşulu ile prim gün şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını bildirdi.

TBMM’de farklı siyasi partiler ve milletvekilleri tarafından 1999 sonrası sigortalılar için kademeli emeklilik öngören kanun teklifleri bulunuyor. Örneğin 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigorta başlangıcı bulunanların şartlarını kademelendirmeyi amaçlayan teklifler halen komisyon aşamasında. Bunların Meclis’e sunulmuş olması, düzenlemenin kabul edildiği veya hükümet tarafından benimsendiği anlamına gelmiyor.

Faruk Erdem ise kendi değerlendirmesinde, olası bir kademeli sistem için üç kriter üzerinde durdu:

  • Sigorta başlangıç tarihine göre kademelendirme yapılması,

  • 7000 veya 7200 prim gününün tamamlanması,

  • kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıllık sigortalılık süresinin dikkate alınması.

Bu formül mevcut mevzuat veya açıklanmış resmî düzenleme değil, Erdem’in önerisi niteliğinde.

EYT’DE “5-6 MİLYON KİŞİ EMEKLİ OLDU” İFADESİNE DİKKAT

EYT konusunda kullanılan rakamlarda da ayrım yapmak gerekiyor.

Bakan Işıkhan’ın Nisan 2025’te verdiği resmî bilgiye göre o tarihe kadar EYT düzenlemesi kapsamında 3 milyon 123 bin kişi emekli olmuştu.

Bu nedenle “EYT ile 5-6 milyon kişi emekli edildi” ifadesinin güncel resmî emekli sayısı olarak sunulması doğru değil. 5-6 milyon seviyesindeki rakamlar farklı dönemlerde düzenlemeden potansiyel olarak yararlanabilecek toplam nüfusa ilişkin tahminlerle karıştırılabiliyor.

MAAŞ HESAPLAMA SİSTEMİ DE TARTIŞILIYOR

Faruk Erdem’in dikkat çektiği bir diğer konu ise emekli aylığı hesaplama sisteminin karmaşıklığı.

Türkiye’de sigortalının çalışma dönemine göre 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası hizmetler farklı hesaplama kurallarına tabi olabiliyor. Bu nedenle aynı toplam prim gününe sahip iki kişinin kazançları ve çalışma dönemleri farklıysa bağlanan aylıklar da farklılaşabiliyor.

Erdem, sosyal güvenlik sisteminin daha anlaşılır ve sade bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savunuyor.

Sonuç olarak ev kadınlarına prim desteği ve Bağ-Kur’da 7200 gün başlıklarında resmî çalışma ve taahhütler bulunuyor; kademeli emeklilik ise halen talep, siyasi teklif ve uzman önerileri düzeyinde tartışılıyor.

1999 sonrası sigortalılar açısından emeklilik koşullarını değiştiren yeni bir kanun yürürlüğe girmediği sürece mevcut yaş ve prim şartları uygulanmaya devam edecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ