Adalar açıklarında gerçekleşen sarsıntıların olağan bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan, deprem fırtınalarının her zaman büyük bir afetle sonuçlanmayacağını vurguladı. Depremlerin gerçekleştiği konumun kritik olduğunu belirten Ercan; "Bunlar diri Kuzey Anadolu kırığıyla Adalar kolu üzerinde gerçekleşiyor. Bu Adalar kolu 1999 depreminde Heybeliada'ya kadar kırıldı. Şu anki hareketlilik ise Büyükada'nın güneyinde, Tavşan Adası'nın güneybatısında yaşanıyor. Bir jeofizik mühendisi olarak bunu yerel bir gerginlik boşalması olarak değerlendiriyorum."
"4'TEN KÜÇÜK SARSINTILAR DEPREM DEĞİL DEPREMCİKTİR"
Ercan, halk arasında paniğe neden olan sarsıntıların büyüklükleri itibarıyla teknik olarak deprem sınıfına girmediğini belirterek; ''Marmara'da yılda yaklaşık 3.500 ile 4.000 arasında benzer sarsıntı yaşanmaktadır. Büyüklüğü 4,0'ün altında kalan sarsıntılar literatürde "mikro deprem" (depremcik) olarak adlandırılır. Arka arkaya yaşanan 30-40 sarsıntı, yalnızca bölgedeki geçici bir deprem fırtınasına işaret etmektedir.'' dedi.
BÜYÜK MARMARA DEPREMİ İÇİN TARİH TAHMİNİ
Mevcut hareketliliğin, beklenen büyük Marmara depremini tetiklemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, ayrıca, asıl riskli bölgeleri ve zaman tahminini de belirterek; ''Büyük depremin beklenildiği yerler Küçükçekmece'nin 25 kilometre ile Silivri'nin 15 kilometre deniz açığıdır. Küçükçekmece merkezli olası bir depremin 6.9, Silivri merkezli bir depremin ise 7.0 büyüklüğünde olacağı öngörülmektedir. Beklenen büyük Marmara depreminin 2075 yılı civarında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.'' sözlerine yer verdi.




