Günel’in gözaltına alınmasının ardından yurttaşlar ve CHP’li yöneticiler Kuşadası Belediyesi önünde toplanarak operasyonun siyasi olduğu söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı olarak “rüşvet” ve “irtikap” suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan ile Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş’in de aralarında bulunduğu 6 şüpheli hakkında sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlenerek gözaltı kararı verildi.
''BİZİ BU KUMPASLAR KORKUTAMAZ''
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ve diğer isimlerin gözaltına alınmasının ardından yurttaşlar ilçede belediye hizmet binası önünde toplandı. Yurttaşların yanı sıra CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, CHP'li belediye başkanları, milletvekilleri, il ve ilçe yöneticileri belediye önünde toplandı. Kuşadası Belediyesi önünde açıklamalarda bulunan CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, "Bizi bu kumpaslarla yıldıramazlar, korkutamazlar. Biz her bir belediye başkanımızın arkasındayız Aydın örgütü olarak. Biz Ömer Başkanımıza inanıyoruz, güveniyoruz. Örgüt olarak Ömer Başkanımızın yanındayız. Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi korkutamayacaklar. Bizi halka hizmetten alıkoyamayacaklar. Bizim belediye başkanlarımız partimizi terk edip gidenler gibi onursuz değil, hepsi de onurlulardır. Onurluca görev yapıyorlar. Bunu engelleyebileceksiniz, engelletmeyeceğiz" dedi.
''CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NİN İKTİDARINI ENGELLEYEMEYECEKLER''
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise Günel'in gözaltına alınmasını siyasi operasyon olduğunu belirterek "Burada bir oyun oynanıyor. Nasıl 31 Mart 2024’te Cumhuriyet Halk Partisi 412 belediye başkanıyla Türkiye’de yüzde 38’le birinci parti olduysa, nasıl Cumhuriyet Halk Partisi ilk yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’yla birlikte iktidara gelecek, 31 Mart’tan sonra saray iktidarı operasyonlara başladı. Bu operasyonlar yargı aparatları eliyle yapılan siyasi operasyonlardır. Belediye başkanlarını itibarsız hâle sokmak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal yapısına saldırı teşkil eden davalar açmak. Bu operasyonlar devam etti ve bugün Kuşadası’na geldik. Kuşadası’nda Kuşadası halkının iradesini gasp eden bir operasyon sabah yapıldı. Çağrıldığı zaman davetle gelebilecek Sayın Belediye Başkanımız Ömer Günel’i sabah şafak operasyonuyla gözaltına aldılar. Diyorlar ki siz ne yaparsanız yapın iktidara gelmenizi engelleyeceğiz diyorlar. Ama yapamayacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarını engelleyemeyecekler" ifadelerini kullandı.

''SANDIKLA DA SORACAĞIZ HUKUKLA DA SORACAĞIZ''
"Yargının siyasallaşmasıyla birlikte yargı aparatlarıyla birlikte İBB kumpas davalarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ni itibarsızlaştırma operasyonları tutmayacak. Bu 31 Mart’tan sonra saray iktidarının koyduğu yargı operasyonları tutmayacak. Çünkü 31 Mart’tan sonra Cumhuriyet Halk Partisi bütün anketlerde birinci parti, bütün anketlerde önde ve iktidara doğru gidiyor. 15 gün önce Silivri’de Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’yla görüştüm. Ve geçen hafta geldiğimiz zaman Kuşadalı hemşehrilerime selamını iletmiştim. Cumhurbaşkanı adayımız kumpas davasına direniyor ve mücadele ediyor. Hepimiz burada direneceğiz. Ömer Günel başkanımızın saklayacak, gizleyecek hiçbir şeyi yoktur. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları ve yöneticiler olarak Ömer Günel’in yanındayız. Ömer Günel ya içeri tıkıl ya da gel partiye katıl denilen iradeye karşı koyan bir belediye başkanımızdır. Ömer Günel yalnız değildir. Biz bu kumpasın nereden geldiğini biliyoruz. Bu kumpasın arkasında olanların geçen 14 Ağustos’tan sonra neler yaptığını da biliyoruz. Hangi pazarlıklarla, Ömer Günel’in Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili olması ve rakibini bertaraf etmek için yapılan pazarlıkları da biliyoruz. Kendi şirketlerini kurtarma operasyonlarını biliyoruz. Rakiplerini içeri attırma operasyonlarını biliyoruz ve dosyaları düşürüp hakkındaki ikili hukuk çerçevesinde dosyaları düşürüp yargı aparatlarıyla siyaseten beraat kararlarını da biliyoruz. Bunların da hesabını sandık geldiği zaman soracağız. Bunları kenarda tuttuğumuzu kimse düşünmesin. Her şeyin bir vakti var, her şeyin bir zamanı var. Sandıkla da soracağız, hukukla da soracağız.
''BAŞKANIMIZI NEREDE YARGILAMAYA KALKARSANIZ ORADA OLACAĞIZ''
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesi açıktır. Burada bir suç işlenme iddiası varsa Kuşadası’nda buna bakacak olan Kuşadası Cumhuriyet Savcılığı ve ağır ceza olarak da Söke Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Kanunlar mı değişti, CMK 12 mi değişti? Ey İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı! Kuşadası’nda işlendiği iddia edilen bir soruşturmada belediye başkanımız Ömer Günel’i İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nda soruşturma hakkını nasıl elde edersin? İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Türkiye Cumhuriyet Başsavcılığı mıdır? Bunun da hesabını soracağız. Tabii aklımıza Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, Seyhan, Ceyhan belediye başkanları geliyor. Onları da İstanbul davalarının içine sokup İBB kumpas davalarının içine sokup İstanbul’da yargılama hevesine girmişlerdi. Ömer Günel Belediye Başkanımızı değil İstanbul’da nerede yargılamaya kalkarsanız orada olacağız, onunla birlikte olacağız.
''HESABINI SORMAZSAK NAMERDİZ''
Bu kumpas davası, Kuşadası’ndaki Ömer Günel başkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlığına oy veren seçmenin iradesini gasp etmektir. Bu kumpas davaları ve dosyaları bu iradeyi gasp eden siyasi, yargısal aparatlarla belediye başkanlarımızı siyasi rakipleri saf dışı etme operasyonudur. Ne kadar saf dışı etseniz, ne kadar kenara atsanız da hepimiz bir Ömer Güneliz. Hepimiz Ömer Günel olacağız. Birlikte olacağız, birlikte kazanacağız. Biz bu kumpasın ayak izlerini 14 Ağustos’tan sonra gördük. Ben Aydın milletvekili olarak 29 Ağustos’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir soru önergesi verdim. Bu soru önergesinde Kuşadası’nda olan bir kaza nedeniyle Kuşadası’ndaki bazı kimliği belirsiz kişilerin Kuşadası’nda kumpas çalışmaları olduğunu o zamanki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sordum. Cevabını alamadım. Bu kumpasın arkasında olanları 29 Ağustos’ta sormuştum. Bugüne kadar geldi. Ama biliyoruz. Bu kumpasın arkasında olanları da biliyoruz, ne yaptıklarını da biliyoruz. Bunun hesabını onlardan sormazsak namerdiz.
''ÖMER GÜNEL GİBİ DİRENEN BAŞKANLARIMIZ VAR''
Türkiye’de hukuk devleti yok. Türkiye’de yargı siyasallaşmış durumda. Yargı, rakipleri bertaraf etmek amacıyla kullanılan bir aparat hâline sokuldu. Yargıya güven yüzde onlara düştü. Bizler diyoruz ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hukuk devleti inşa edilinceye kadar, demokrasi ve özgürlükler gelinceye kadar, anayasa raftan indirilinceye kadar mücadele edeceğiz, mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Buradan bu kumpasında arkasında olanlara sesleniyorum. O pazarlıkları yapıp da şu anda birçok davalardan aklanma yoluna gidenlere sesleniyorum. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde direnen belediye meclis üyelerimiz var. Aydın Büyükşehir’de on tane Ömer Günel gibi direnen belediye başkanlarımız var. Onları alamayacaksınız. Onları susturamayacaksınız. Onlar direnecekler. Hep birlikte direneceğiz. Milli irade deyip de 344 bin bin 3 oyu gasp edenler, Kuşadası iradesini, halkın iradesi olan Ömer Günel’i içeri tıkmaya, kumpas dosyaları oluşturanlar şunu iyi bilsinler ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına kimse engel olmayacak. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun seçilmesine de kimse engel olmayacak. Hep birlikte direneceğiz, hep birlikte çalışacağız, hep birlikte var olacağız. Devlet kuran, Cumhuriyet kuran, genel başkanı ve kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olan Cumhuriyet Halk Partisi 102 yılda nereden nereye geldi, ne kumpaslara karşı koydu ve koymaya devam ediyor. Biz savaş meydanlarında kurulduk Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bizler yargı aparatlarıyla mahkeme salonlarında belediye başkanlarımızla, milletvekillerimizle, parti yöneticilerimizle bize engel olamayacaksınız. Direneceğiz, direneceğiz ve iktidara geleceğiz."
''DİRENECEĞİZ VE HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ''
Aydın’ın Nazilli ilçesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu hedef aldığı iddia edilen afişler nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında CHP Nazilli İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Kemal Koç ile üç kişi gözaltına alınmasına ilişkin ise Bülbül, "Türkiye’de büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Türk milletinin 250 yıllık bir demokrasi geleneği var. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu demokrasi geleneğinde sandık mutlaka gelecektir. Sandık geldiği zaman Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik, Nazilli’de gençlik kollarımıza yönelik ve belediye başkanlarımıza ve belediye meclislerimize yönelik bütün kumpasların hesabını vatandaş sandıkta AKP’ye ve saray iktidarına oy vermeyerek gösterecektir. Bu konuda hiçbir sıkıntımız yoktur. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin üyesinden genel başkanına kadar sokaklardayız, meydanlardayız, salonlarda değiliz. Direneceğiz ve hep birlikte kazanacağız" dedi.




