Yatağan Termik Enerji Santrali’nin linyit ihtiyacını karşılamak amacıyla DYG Madencilik tarafından Bozdoğan’ın Örentaht Mahallesi’nde yapılması planlanan kömür ocağı projesinde yargı süreci sona erdi. Örentaht sakinleri ve Latmos Platformu tarafından açılan davada, projenin önünü açan “ÇED gerekli değildir” kararı bir kez daha yargı engeline takıldı.
YEREL MAHKEMENİN KARARI ONANDI
Örentaht sakinleri ile Latmos Platformu, hukukçu Mehmet Çilsal aracılığıyla Aydın 2. İdare Mahkemesi’ne başvurarak Aydın Valiliği’nin verdiği “ÇED gerekli değildir” kararının iptalini talep etti. Mahkeme, yaptığı inceleme sonucunda söz konusu kararı iptal etti.
Yerel mahkemenin kararının temyize götürülmesinin ardından dosya Danıştay’ın önüne geldi. Danıştay da yaptığı değerlendirmede Aydın 2. İdare Mahkemesi’nin iptal kararını oy çokluğuyla yerinde buldu. Böylece proje hakkında yürütülen yargı süreci kesinleşmiş oldu.
PROJE ALANI 78 HEKTARA DÜŞÜRÜLDÜ
Kömür ocağı projesi ilk aşamada Aydın ve Muğla sınırları içerisinde yer alan 683,72 hektarlık ruhsat sahasının 147,01 hektarlık bölümünde planlandı. Şirketin daha sonra Muğla sınırları içerisinde kalan 69,01 hektarlık alandan vazgeçmesiyle birlikte proje sahası Örentaht bölgesinde 78 hektara indirildi.
Tarım ve mera alanlarının yanı sıra ormanlık bölgeleri de kapsayan proje, uzun süredir yöre halkının tepkisine neden oluyordu. Proje kapsamında 58 parsel için alınan acele kamulaştırma kararı da bölgedeki tartışmaları daha da büyütmüştü.
DEPREM VE ÇEVRESEL RİSKLER DİKKAT ÇEKTİ
Danıştay’ın kararında, proje tanıtım dosyasında çevresel risklerin yeterli düzeyde incelenmediği vurgulandı. Özellikle madencilik faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek tozun, yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan zeytinlikler ve tarım arazileri üzerindeki etkilerinin yeterince ortaya konulmadığı belirtildi. Dağlık ve engebeli arazi yapısı nedeniyle sınırlı olan tarım alanlarının madencilik faaliyetleri sonucunda zarar görme ihtimali de değerlendirmede öne çıktı.
Bunun yanı sıra bölgenin deprem kuşağında bulunmasına rağmen projeye ilişkin deprem risklerinin ve gerekli analizlerin yeterli biçimde ele alınmadığına dikkat çekildi. Madencilik faaliyetlerinin yüzey ve yeraltı su kaynakları üzerindeki muhtemel etkilerinin de yeterince ortaya konulmadığı ifade edildi. Danıştay’ın kararıyla birlikte Örentaht’ta uzun süredir gündemde olan kömür ocağı projesinin “ÇED gerekli değildir” kararına ilişkin hukuki süreç tamamlanmış oldu.



