Satılık hayallerimiz var bizim. Hemde öyle fahiş fiyata falan değil, çok kelepir. Cebimizden çalınıp alınan hayallerimizden arta kalanlar. Hani pazar dağılınca yerde kalan artıkları topluyor ya nüfus kağıdında T.C. yazan bir vatandaş. İşte O’nun hayatı kadar ucuz hayaller. Doğduğumuz anda borçla doğuyoruz ya hepimiz. Hayatımızın hazırlık aşaması bu borcu ödemekle yitip gidiyor. Sonra tam gençliğimizin baharında Vatan Borcunu ödeme vakti geliyor. Gerçi şimdi o da satılık. Parası olan parasıyla, olmayan gençliğinden bir kaç ayla ödüyor borcunu. Sakın bana tatlı su milliyetçiliğiyle askerliği aşağılıyormuşum algısı yapmayın. Vatan kutsaldır bizde. Onun borcu canla bile ödenmez. Ama vatan borcunu ödemeye çağıranlar o borcada bir fatura kesiyorlar artık. O borçta ödendikten sonra, sıra evlilik borçlarını ödemeye geliyor. Bir yuva kuruyorsun yani boru değil. Elbette bir bedeli odacak. Geleceğinin bir kaç yılını da evlilik kredisine ipotek ediyorsun. Ödemeye devam. Vatan borcunu ödedin bitti sandı değil mi? Çalışıyorsun maaşının vergisini veriyorsun, elinle tuttuğun her nesneyi, yediğin yemeği, içtiğin suyu bile kullanırken bir daha vergi veriyorsun. İşyeri açtın dükkan mı kiraladın? Sahibi olmadığın malı sahibinden kiraladığın için vergi veriyorsun. Damga vergisi, stopaj vergisi, gelir vergisi, üç aylık vergi, bilmem kaç yıllık vergi, öde babam öde. Vergi vermekte vatandaşlık borcu ödeyelim tabi. Yetti mi? Yetmez… Hani verdiğin vergiler sana yol, su, elektirik olarak dönüyor ya. Yola ayrı ücret, suya ayrı ücret, elektriğe ayrı ücret, doğalgaza ayrı ücret ödüyorsun. Ücretini ödemen yeter mi? Yetmez birde bunların kol gibi vergisini ödüyorsun. Ödeyeceksin tabi kardeşim bu senin vatandaşlık borcun. Sakın şikayet etmeye falan kalma. Ödemeye devam. Bitti mi? Bitmez… Çocuğun oldu okutacaksın değil mi? Devlet okullarında okutsan bedava diye verilen kitapları hiç bir okul, hiç bir öğretmen kullanmıyor. Ek kitap listesi veriyorlar eline kol gibi. Kitaplara ödüyorsun, kitapların vergisini tekrar ödüyorsun. Okul Aile Birliği yapışıyor yakana onlara ödüyorsun. Neden? Çünkü senin vergilerinle sana verilmesi gereken eğitim hakkını kullanacağın okulun giderlerini Devlet karşılamıyormuş. Bu benim değil okul müdürlerinin ve öğretmenlerinin iddiası. Yalansa bana değil onlara sorun. Bu kadar mı? Değil tabi. Ama saydıkça ek vergiler geliyor. O yüzden kısa keseyim. Borçlu olarak geldiğin bu dünyada sana verdikleri T.C. kimliği sana sürekli borç ödetiyor. Ömür bitiyor borç bitmiyor. Vergi, Kredi, Faiz üçgeninde harcayıp gidiyorsun hayatını. Bu sarmalın içinde bir de hayal kurmaya fırsatı nereden bulacaksın. İstesende özgür hayaller kuramazsın. Çalış, çalış, çalış, senin yaşamın bundan ibaret. Elin yabancısının bir aylık maaşıyla gelip bir hafta tatil yaptığı yerlerde sen ömrün boyunca tatil yapmanın hayalini bile kuramıyorsun. Sonrada yaşadım zannedip bu dünyadan göçüp gidiyorsun. Bu ülkede bize hayal kurmayı haram kılmışlar. O yüzden bize ne Euro, Dolar kaç lira olmuş. Bizim satılık hayallerimiz kaç euro, kaç dolar ediyor ki zaten. Ama buna da şükür. Eğer hayallerimiz para etseydi, onunda vergisini vermek zorunda kalabilirdik. Hadi iyi uykular.