Dijital Gaste'den Gamze Eskiköy'ün haberine göre, İzmir Barosu, Seferihisar’da saldırıya uğrayan Avukat Zeynep Öykü Arun’a yönelik yapılan döner bıçaklı ve tehdit içerikli saldırıya tepki göstermek ve taleplerini iletmek için İzmir Barosu binası önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz okudu.
“OLAYLA İLİŞKİN GÖRÜNTÜLER DOSYADA MEVCUT”
“Meslektaşımız Av. Zeynep Öykü Arun, Seferihisar’da görevini icra ettiği sırada haciz işlemi esnasında karşı tarafın döner bıçaklı saldırı ve tehdidi ile karşılaşmıştır” diyen Yılmaz, “İzmir Barosu olarak ilk andan itibaren yakından takip ettiğimiz olayda, fail henüz tutuklanmamış olup yürütülen soruşturma süreci saldırganı cesaretlendirecek ölçüde yavaş ilerlemektedir. Bu durumun kabul edilebilir bir yanı yoktur. Olayın hemen ardından Baromuz tarafından soruşturma dosyasının savcısı ile gerekli görüşmeler yapılmış, sürecin etkin bir şekilde ilerlemesi için gerekli girişimler gerçekleştirilmiştir. Yine bu sabah da Seferihisar temsilcimiz aracılılığı ile soruşturma dosyasının savcısı ile tekrar görüşme gerçekleştirilmiştir. Olaya ilişkin görüntüler dosyada mevcut olup, tüm işlemler tarafımızdan titizlikle takip edilmektedir” dedi.
“BU SALDIRILAR SİSTEMLİ”
Ocak ayından bu yana üç meslektaşımız öldürüldü” diyen Yılmaz, “Bursa’da 28 Nisan günü, Erzurum’da, Trabzon’da ve İzmir’de meslektaşlarımız saldırıya uğradı; darp edildi, hakarete maruz kaldı. Bizler Ankara’da pazartesi günü toplandık. 81 baro başkanı oradaydı. O toplantıdan çıkan sonuç doğrultusunda acil ve uzun vadeli önerilerimizi aktarmamız gerekiyordu. Cübbelerimizle TBMM’ye yürüdük ve basın açıklamamızı yaptık. Yaklaşık 12 kişiden oluşan bir heyet oluşturuldu. Üç siyasi partinin grup başkanvekilleri ile görüşmeler yaptık. Bunların yansımalarını göreceğiz. Dün de Meclis Başkanı ile bir görüşme gerçekleştirildi. Bu saldırıların temelinde nelerin olduğunu biliyoruz. Bu saldırıların sistemli olduğunu biliyoruz. Bunun, cezasızlık politikalarının bir sonucu olduğunu biliyoruz” diye konuştu.
“HANGİ EYLEMDE HAKİM VE SAVCI GÖRDÜNÜZ?”
Yılmaz sözlerini şöyle noktaladı:
“Tüm meslektaşlarımız için çalışma yürütüyoruz. Duruşma salonlarında sözlü şiddete maruz kalıyoruz. Adliye koridorlarında şiddete uğruyoruz. İşkence gördüğünü tutanağa geçirmek isteyen arkadaşlarımız gözaltına alındı. Görevini yaptığı için gözaltına alınan avukatlar oldu. Hani biz yargının asli ve kurucu unsuruyduk? Neden avukata yönelik bu şiddet karşısında duyarsız kalınıyor? Neden burada hâkim ve savcıları göremiyoruz? Yargının tarafsızlığından söz ederken şunu sormak gerekir: Hangi eylemde hâkim ya da
Avukata Şiddete Karşı uygulamaya konulmasını talep ettiğimiz 5 Adımlı Çözüm önerilerimiz
- Avukata karşı şiddetle ilgili Meclis’te araştırma komisyonu kurulması,
- Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”nin gecikmeksizin imzalanması,
- TCK’da düzenlenen tehdit suçunun yargı görevi yapanlara karşı işlenmesinin nitelikli hal olarak düzenlenmesi, yargı görevi yapanlara karşı kasten yaralama suçunun CMK Md. 100 kapsamına alınarak katalog suçlardan sayılması, Avukatlık Kanunu’nda düzenleme yapılarak 6284 S.K.’ndakine benzer yaptırımların getirilmesi ve hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmaması yönünde değişiklik yapılması,
- Haciz ve keşif işlemlerinde kolluk bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesi,
- Sorunla ilgili toplumsal farkındalık için kapsamlı bir çalışma yürütülmesi durumunda cinayetler ve şiddet eylemlerine karşı etkin bir politika oluşturulabilecek”

