Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Esenköy (Arpaz) Mahallesi'nde bulunan ve Aydınoğulları Beyliği döneminin önemli miraslarından biri olarak gösterilen Selçuk Hatun Türbesi'nin restore edilerek gelecek kuşaklara kazandırılması istendi.

Bursa Uludağ Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı ve Nazilli Bozyurt Horasan Mezarlığı Kazı Başkanı Prof. Dr. Bülent Nuri Kılavuz, yapının tarihi ve kültürel değerine dikkat çekerek bilimsel restorasyon çalışmalarının gecikmeden başlatılması gerektiğini söyledi.
"TÜRK HÂKİMİYETİNİN İLK DÖNEMLERİNE TANIKLIK EDİYOR"
Türbede incelemelerde bulunan Prof. Dr. Bülent Nuri Kılavuz, Selçuk Hatun Türbesi'nin Aydınoğlu Mehmet Bey'in kız kardeşi Selçuk Hatun adına 14. yüzyılın başlarında yaptırıldığını belirtti. Yapının, bölgenin Türk hâkimiyetine geçtiği ilk yılları yansıtan en önemli eserlerden biri olduğunu ifade eden Kılavuz, "Arpaz Kulesi ve Arpaz Beyler Konağı gibi bu yapı da geçmişimizin önemli bir parçasıdır. Tarihi kimliğini koruyarak gelecek nesillere aktarılması için bilimsel restorasyon çalışmalarının bir an önce başlaması gerekiyor" dedi.

YÜZYILLARDIR SÜREN MANEVİ GELENEK DEVAM EDİYOR
Selçuk Hatun Türbesi'nin yalnızca tarihi bir eser olmadığını, aynı zamanda yaşayan bir kültürel miras niteliği taşıdığını vurgulayan Kılavuz, mahalle sakinlerinin türbeye sahip çıkmasının yapının günümüze ulaşmasında büyük payı olduğunu söyledi.
Özellikle cuma akşamları kadınların türbeye gelerek Kur'an-ı Kerim okuduğunu ve dua ettiğini belirten Kılavuz, bu geleneğin yüzyıllardır kesintisiz sürdüğünü ifade etti. "Halkımız bu eseri korumasaydı bugüne kadar ayakta kalması mümkün olmazdı" diyen Kılavuz, "Ancak kalıcı koruma için bilimsel restorasyon şart. Yapının özgün dokusuna uygun şekilde onarılması büyük önem taşıyor" diye konuştu.

AYDINOĞULLARI DÖNEMİNİN NADİR ESERLERİ ARASINDA
Arşiv kayıtlarında Aydınoğulları Beyliği'ne ait zaviye ve türbe olarak yer alan yapının, Arpaz'ın beylik dönemindeki önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunun da göstergesi olduğunu belirten Kılavuz, türbenin tarihi bir güzergâh üzerinde bulunduğunu söyledi.
Karacasu'dan başlayıp Karıncalı Dağı'nın batı etekleri üzerinden Bozdoğan'ın Yazıkent Mahallesi ve Amasya yönüne uzanan eski yol üzerinde konumlanan türbenin, içten ve dıştan altıgen planlı olarak inşa edildiğini ifade eden Kılavuz, yapının moloz taş malzemeyle yapıldığını, dış yüzeyinin ise sıva ile kaplandığını aktardı.
14. YÜZYIL MİMARİSİNİN İZLERİNİ TAŞIYOR
Türbenin içerisinde kuzey duvarına bitişik iki sandukanın yer aldığını anlatan Kılavuz, pandantif geçişli kubbe ile örtülü yapının giriş kapısının doğu cephesinde bulunduğunu söyledi. Mimari özelliklerinin eserin 14. yüzyılın ilk yarısına tarihlendiğini gösterdiğini belirten Kılavuz, Selçuk Hatun Türbesi'nin Aydınoğulları dönemine ait önemli mimari örneklerden biri olduğunu kaydetti.
BÖLGEDE BENZER ÖRNEKLERİ DE BULUNUYOR
Prof. Dr. Bülent Nuri Kılavuz, mimari açıdan Selçuk Hatun Türbesi'ne benzeyen yapıların Nazilli'nin Uzunçam Mahallesi girişindeki Çoban Dede Türbesi ile Yazır Mahallesi çevresinde de görüldüğünü ifade etti.
Kılavuz, Selçuk Hatun Türbesi'nin hem Aydınoğulları Beyliği'nin mirasını yaşatan hem de bölgenin Türk-İslam tarihini yansıtan en değerli yapılardan biri olduğunu belirterek, yapının bilimsel yöntemlerle korunmasının kültürel miras açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.


