Milli Eğitim Bakanlığı, milyonlarca öğrenci ve öğretmeni ilgilendiren yeni eğitim hedeflerini açıkladı. 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında sınavların değerlendirilmesinden öğretmenlerin mesleki gelişimine, dijital eğitim platformlarından okul yöneticiliğine kadar birçok alanda değişiklik yapılması planlanıyor.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda geliştirilecek sistemle öğrencilerin yalnızca sınav sonuçlarının değil, öğrenme süreçlerinin ve beceri düzeylerinin de değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Bu kapsamda ortaokul ve liselerde Türkçe, matematik ve fen bilimleri derslerine yönelik okul tabanlı izleme uygulaması gerçekleştirilecek. Uygulamada çoktan seçmeli soruların yanı sıra açık uçlu sorulara da yer verilecek.
Bakanlığın dikkat çeken hedeflerinden biri ise açık uçlu sorulara verilen cevapların puanlanmasında yapay zekâ teknolojilerinin kullanılması olacak. Böylece ölçme ve değerlendirme süreçlerinde dijital sistemlerden daha fazla yararlanılması hedefleniyor.
AÇIK UÇLU SORULAR YAPAY ZEKÂYLA PUANLANACAK
MEB'in yeni dönem planlamasında, sınav ve değerlendirme süreçlerinin teknolojik gelişmelere uygun hale getirilmesi öne çıkıyor.
Açık uçlu soruların değerlendirilmesinde yapay zekâdan yararlanılması ve merkezi sınavların değerlendirme süreçlerinde yeni teknolojik yöntemlerin kullanılması planlanıyor.
Ancak bu değişiklik, 2027 yılında bütün sınavların tamamen yapay zekâ tarafından okunacağı anlamına gelmiyor. Uygulamanın hangi sınavlarda kullanılacağı, öğretmen denetiminin nasıl sağlanacağı ve puanlama sonuçlarına yönelik itiraz süreçlerinin nasıl işleyeceği henüz ayrıntılı olarak açıklanmadı.
Öğrencilerin akademik gelişimlerinin izlenmesinde de yeni bir sistem kullanılacak.
İki yılda bir gerçekleştirilen Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) araştırması, elektronik ortama taşınarak e-ABİDE adıyla uygulanacak.
Dördüncü, sekizinci ve onuncu sınıf öğrencilerini kapsayan araştırmayla çocukların öğrendikleri bilgileri günlük yaşamda ne ölçüde kullanabildikleri ve farklı alanlardaki beceri düzeyleri değerlendirilecek.
Türkçenin doğru ve etkili kullanımını geliştirmek amacıyla okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerinin tamamını ölçmeye yönelik yeni değerlendirme araçları da hazırlanacak.
Ortaokul öğrencilerinin bilişim teknolojileri ve yazılım derslerinde kazandıkları dijital becerilerin ölçülmesi de hedefler arasında bulunuyor.

ÖĞRETMENLERE YENİ EĞİTİMLER, ÖĞRENCİLERE YAPAY ZEKÂ ASİSTANI
Yeni düzenlemeler yalnızca sınavların değerlendirilmesiyle sınırlı kalmayacak. Öğretmenlerin mesleki yeterliliklerini artırmaya yönelik eğitim programları da geliştirilecek.
Özellikle ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerine ölçme ve değerlendirme alanında eğitimler verilmesi planlanıyor.
Öğretmenlerin derslerde kullanabilmesi için süreç odaklı ve oyun temelli etkinlik örneklerinin bulunduğu yeni materyaller hazırlanacak.
Dijital eğitim platformlarında da önemli geliştirmeler yapılacak.
MEBİ Bireysel Öğrenme Platformu'na 11 ve 12. sınıf öğrencilerine yönelik yeni içerikler yüklenecek. Öğrencilerin öğrenme süreçlerini desteklemek amacıyla yapay zekâ destekli bir asistan geliştirilerek dijital eğitim platformlarıyla bütünleştirilmesi sağlanacak.
Eğitim Bilişim Ağında (EBA) ise eğitsel videoların, simülasyonların, zenginleştirilmiş kitapların ve diğer dijital öğretim materyallerinin artırılmasına devam edilecek.
Öte yandan deprem ve benzeri olağanüstü durumlarda eğitimin aksamaması için uzaktan eğitim altyapısı güçlendirilecek. Öğrencilerin yaşayabileceği öğrenme kayıplarını gidermeye yönelik telafi çalışmalarına da ağırlık verilecek.
Mesleki ve uygulamalı eğitimlerde gerçekleştirilen sınavların dijital ortamda yürütülmesine ilişkin teknolojik çözümler de değerlendirilecek.
OKUL MÜDÜRLÜĞÜNDE YENİ DÖNEM! SERTİFİKA PROGRAMLARI GELİYOR
2027 yılı programında öğretmenlik mesleği ve okul yöneticiliğine ilişkin hedefler de dikkat çekiyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen yetiştirme ve mesleki gelişim süreçlerini güncel ihtiyaçlara göre yeniden yapılandırmayı planlıyor.
Öğretmenlerin mesleğe kabul öncesindeki eğitimlerinden kariyer gelişimlerine kadar bütün aşamaları kapsayan yeni bir model oluşturulacak.
Bu kapsamda okul temelli mesleki gelişim, öğretmenler arasındaki iş birliği ve öğretmen-yönetici hareketlilik programları gibi uygulamaların geliştirilmesi hedefleniyor.
Uzman öğretmenlik ve başöğretmenliğe geçişte kullanılan eğitim programlarının içerikleri de güncel mesleki ve uluslararası gelişmeler doğrultusunda yenilenecek.
En dikkat çekici hedeflerden biri ise eğitim yöneticiliğinin profesyonel bir meslek olarak düzenlenmesi olacak.
Okul yöneticisi olmak isteyen öğretmenlerin yetiştirilmesi amacıyla kurumsal bir yapı oluşturulacak ve yönetici sertifika programları uygulanacak.
Ancak sertifika programlarının başvuru şartları, mevcut okul müdürlerinin durumuna etkisi ve uygulama takvimi henüz ayrıntılı biçimde açıklanmadı. Bu nedenle yeni sistemin bütün okul yöneticileri için hemen yürürlüğe girdiği şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.





