Bu topraklarda yazılmış onurlu bir destanın adıdır Cumhuriyet.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” diyerek müjdelediği o büyük gün, bir milletin kendi kaderine sahip çıktığı, bağımsızlığını ve özgürlüğünü bütün dünyaya ilan ettiği gündür.
Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Karanlıktan aydınlığa, kulluktan birey olmaya, umutsuzluktan yeniden doğuşa uzanan büyük bir yolculuktur.
Cumhuriyet demek kadın demektir, çocuk demektir; özgürce ve uygarca yaşamak demektir. Bu yolculuğun en önemli kazanımlarından biri de kadının toplumdaki yeridir.
Atatürk biliyordu ki kadınlarını geride bırakan bir millet, geleceğini de eksik bırakır.
Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mermi taşıyan, kağnısıyla vatanına hizmet eden Türk kadını, Cumhuriyet’le birlikte hak ettiği yeri almaya başladı.
Bugün bir kadın hâkim adalet dağıtıyor, bir kadın avukat hakkı savunuyor, bir kadın vali devlet hizmetini yürütüyor, bir kadın belediye başkanı kentini yönetiyorsa, bunun ardında Cumhuriyet’in açtığı aydınlık yol vardır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, bu büyük dönüşümün en anlamlı adımlarından biridir.
Cumhuriyet, kadınların olduğu kadar çocukların da geleceğidir. Atatürk, çocuklarda yarının Türkiye’sini gördü. Özgür düşünen, sorgulayan, bilimin ışığında yürüyen nesiller yetişmesini istedi. Çünkü bir ülkenin en büyük zenginliği, çocuklarının gözlerindeki umut ve gençlerinin hayalleridir.
Cumhuriyet’i sevmek, yalnızca bayramlarda bayrak sallamak değildir. Cumhuriyet’i sevmek adaleti savunmak, kadınların haklarına sahip çıkmak, çocuklara eşit fırsatlar sunmak ve gençlere umut olabilmektir.
Bizler 29 Ekim’de bayrağımıza baktığımızda yalnızca bir sembol görmüyoruz. O bayrağın altında verilen mücadeleyi, dökülen kanları ve bağımsız bir ülke uğruna her şeyini feda eden kahramanlarımızı hatırlıyoruz.
Başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını ve bu vatan uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Şimdi bize düşen, bu büyük emaneti gelecek kuşaklara daha güçlü biçimde bırakmaktır.
Çocuklarımızın özgürce yaşadığı, kadınların eşit haklara sahip olduğu, adaletin ve emeğin değer gördüğü bir Türkiye için Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkmaktır.
Çünkü Cumhuriyet, geçmişten kalan bir hatıra değil, geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluktur. Bir milletin onuru, bağımsızlığı ve ortak çatısıdır.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
Yaşasın Cumhuriyet! İlelebet Cumhuriyet!
Sağlıcakla...