Karacasu'nun en önemli zeytin üretim merkezlerinden olan Ataeymir Mahallesinde düşük alım fiyatları karşısında çaresiz olan üreticiler alımların durdurulmasıyla daha da mağdur oldu. Müstahsillerin açıkladığı fiyatlar her gün daha da geri gelirken bu fiyatlar maliyetleri zor karşılıyor. Üreticiler sahipsizlikten dert yanarken Ataeymir Mahallesindeki müstahsillerin tamamının anlaşarak alımları durdurduğu öğrenildi.
Bunun sebebi fiyatların düşük olması ve üreticinin emeğini karşılamaması olarak açıklandı. Müstahsillerden zeytini alan tüccarların aldıkları zeytinin parasını uzun vadede ödemek istemelerinin alımların durmasında etken olduğu konuşuluyor. Üreticiyle karşı karşıya kalacak müstahsillerin alımlara ara vererek yaşanan para problemini de aşmaya çalıştıkları öğrenildi. Adını vermek istemeyen bir müstahsil paraların uzun vadede ödenmek istenmesinin kendilerini zor durumda bıraktığını dile getirdi.

"ÜRETİCİYE SAHİP ÇIKAN YOK"
Ataeymirli zeytin üreticisi, "Fehmi Altınöz, "Biz resmen öldük yani. Çiftçi olarak öldük. Sahipsiziz. Kimsemiz yok. Yetim çocuklar gibiyiz. 3 yıl önce 100 lira olan zeytin baş kalibresi, 3 yıl sonra 50 liraya, 45 liraya düşer mi? 40 liraya düşer mi? Niye bizim bir sahip çıkanımız yok? Niye? Biz zaten üretici olarak hiç elimiz ayağımız tutmuyor yani. Bizim zaten 100 kilo, 150 kilo zeytin toplanıyor. O da zaten kaç lira yapar? 3 bin para yapar. Bunun zaten 2 bin amele alıyor. Bunun gübresi var, mazotu var, suyu var, budağı var, çiğ sürmesi var... Şimdi bunun neresi kâr, neresi yani... Bu patronlar elini vicdanına koysunlar biraz ya! Günah ya bu çiftçiye arkadaş ya! Kolay mı yani o kadar? Bir bardak çayın 25-30 lira olduğu yerde zeytinin 20-25 lira olması normal mi? Ya bu patronlar niye böyle? 60'tan açıklıyorlar, bir gün geçiyor 50'ye düşürüyorlar, bir gün geçiyor 40 liraya düşürüyorlar. Ya bu insanlarla dalga geçmek gibi bir şey ya. Ya bu devlet arpayı alıyor, mısırı alıyor, her şeyi alıyor da ya şu zeytini bir ele alsın ne olur. Ya çoğu zeytin dalında kalacak yani Özgür Bey. Yani yağlık adam toplamayacak ya. Ya niye toplasın ki? Zaten işçi yeme masrafı var. Niye kendini yorsun? Bu gidişle böyle olursa bu zeytinler dalında kalır" dedi.

"BU ÜRETİCİ İÇİN YIKIMDIR"
Ataeymirli üretici Mehmet Gümüş "Şimdi zaten zeytin alım fiyatlarımız çok düşük. Yani üretici hiçbir zaman olması gereken yerlerde değil. Bize maliyeti geçenlerde başka bir ilçenin Ziraat Odası Başkanı açıkladı; 104 lira zeytinin kilogram maliyeti. Ama biz 20 liraya, belki 18 liraya zeytin alıyorlar. Bu hani köylü için, çiftçi için bir yıkımdır. Şimdi zeytin alımlarını durdurdular, rekolte çok yüksek olduğunu söylüyorlar. Ama yani şu anda bizden bedava zeytin alıyorlar. Hem bedava zeytin alıyorlar hem de üretici çok mağdur bir durumda. Bunların yani yetkililerin, birilerinin bunları bir duyması lazım. Bunların iyileştirilmesi lazım. Çiftçi eğer bir sene daha bu şekilde giderse yani hepimiz var ya zeytin ağaçlarımızı kesmek zorundayız kardeş. Yani üretim duracak. Yani ne bileyim yani çiftçi gerçekten de çok perişan bir durumda. Bunların yani düzelmesini istiyoruz"

"BU GİDİŞLE ÜRETİCİ AĞACINI KESER"
Zeytin alımlarının durdurulmasına ve piyasadaki fiyat dengesizliğine tepki gösteren emekli öğretmen ve zeytin üreticisi İbrahim Kırtaş, yaşanan alım krizini şu sözlerle özetledi: "Zeytin üretimi yerle yeksan, üretici bitmiş durumda. Maliyetin altında satıldığı için çiftçi perişan. 2 ila 3 gündür tüccarlar tarafından alımlar durduruldu. Stokların fazla olduğu ve tüccarların ödemede zorluk çektiği söyleniyor ama bu durum doğrudan üreticiyi vuruyor. Son getirdiğim 275 kilo zeytini 20-22 liradan sattım, bu fiyat işçiyi bile karşılamaz. Markette ise aynı zeytin 300-350 lira. Bu gidişle üretici en son ağaçlarını kesmek zorunda kalacak."

"25 DÖNÜMÜN MALİYETİ 700 BİN LİRA, ELDE KALAN YALNIZCA 200 BİN"
Üretim maliyetlerinin somut hesabını çıkaran 57 yaşındaki üretici Ahmet Düzalan, piyasa şartlarının sürdürülebilir olmadığını belirtti: "25 dönümlük zeytinlik arazinin gübresi, ilacı, budaması ve toplaması 300 bin lira tutuyor. 40 ton zeytini toplatmak için en az 250 işçi gerekiyor, işçilik maliyeti ise 400 bin lira. Toplam maliyetimiz 700 bin lirayı buluyor. Ürünü sattığımızda elimize geçen para 870-900 bin lira civarında. Yani 40 ton ürünün karşılığında bize net kalan yalnızca 200 bin lira. Bu parayla hangi aile geçinir, hangi çocuk okutulur? hangi sosyal ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz ya da tarım adına hangi aletlerinizi yenileyebilirsiniz? Şimdi zaten zeytin alım fiyatlarımız çok düşük. Yani üretici hiçbir zaman olması gereken yerlerde değil. Bize maliyeti geçenlerde bir Ziraat Odası Başkanı açıkladı; 104 lira zeytinin kilogram maliyeti. Ama biz 20 liraya, belki 18 liraya zeytin alıyorlar. Bu hani köylü için, çiftçi için bir yıkımdır. Devletimizin, il ve ilçe tarım müdürlüklerinin ihracat ve alım garantisi konusunda çiftçiye sahip çıkması şart."

"YEVMİYELER 2 BİN LİRAYI AŞTI, ÜRÜN AĞAÇTA KALDI"
60 yıllık üretici 79 yaşındaki Mustafa Bozoğlu da yüksek yevmiye giderleri ve yaban domuzu zararlarından şikayetçi: "Amele yevmiyeleri 2 bin - 2 bin 200 liraya çıktı. Elle toplandığında bir işçi günde 100 kilo topluyor, kazanılan para doğrudan amele yevmiyesine gidiyor; ilaca, suya para kalmıyor. Başka ürün eksen domuzdan dolayı alamıyorsun. Ovada kayısı, nar, üzüm bitti; şimdi sıra zeytine geldi. Alımlar da durunca ürün ağaçta kaldı. Devlet önlem almazsa sonumuz kötü."





