Kuşadası siyasetinde son günlerde yaşanan istifaların ardından, gözler Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) ayrılmayarak görevine devam edecek isimlere çevrildi. Kamuoyunda büyük merak uyandıran değişim rüzgarında, son olarak CHP Kuşadası Belediye Meclis üyesi Efe Berberoğlu, Zeynep Hanbay, Ali Aydın ve Eda Yurtcan sosyal medya hesapları üzerinden yaptıkları açıklamalar ile partide kalacaklarını kamuoyuna duyurdu.

BELEDİYE MECLİS TOPLANTISI'NDA DÜZEN DEĞİŞTİ
Kuşadası Belediyesi Meclisi'nin, Pera Düğün Salonu’nda bugün gerçekleşen Ağustos Ayı Meclis Toplantısı'nda, Yeni Parti kurulumu sonrası 4 meclis üyesi kalan CHP, Kuşadası’nda uzun yıllar sonra muhalefet partisi konumuna düşerken, meclis oturumu ise yeni düzenleme ile AK Parti, CHP, İyi Parti ve Yeni Parti gruplarından oluştu.
Sayısal üstünlüğün YENİ Parti'de bulunduğu gözlemlenirken, CHP'nin 4 meclis üyesi ve diğer grupların sayısında bir değişiklik olmadığı görüdü. CHP Kuşadası Belediye Meclis üyesi Berberoğlu, Hanbay , Aydın ve Yurtcan CHP'de kalma değerlendirmelerini şu cümlelerle kamuoyu ile paylaştı;
''MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SÖZÜ BUGÜN DE YOLUMUZU AYDINLATMAKTADIR''
CHP Kuşadası belediye meclis üyesi Efe Berberoğlu, ''Cumhuriyet Halk Partisi benim için yalnızca bir siyasi parti değildir. Babamdan ve dedemden bana emanet kalan, çocuklarıma bırakacağım en değerli siyasal mirastır.'' sözleriyle başladığı açıklamasına, ''Nice fırtınalar gördü. Kapatıldı, yeniden açıldı. Yalnız bırakıldı ama hiçbir zaman diz çökmedi. Bugün de inancım ilk günkü kadar güçlü.
Çünkü kişiler değişir, görevler değişir, dönemler değişir. Ancak kurucu irade, ilkeler ve onların temsil ettiği tarihsel hafıza yaşamaya devam eder. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim iki büyük eserim vardır: Biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözü bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Benim tercihim kişilerden değil; kurucu iradeden, ilkelerden ve kurumsal hafızadan yanadır. Bu nedenle demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesinin adresi de Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Aslolan, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye; partimizde örgüt iradesini güçlendirmek, iç demokrasiyi ve adalet anlayışını geliştirmek adına üzerime düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğim.'' şeklinde devam etti.
''MÜCADELENİN PARTİMİN ÇATISI ALTINDA VERİLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUM''
CHP'nin belediye meclis üyesi olarak görev alan bir başka ismi Eda Yurtcan ise, yaptığı açıkalamda,''Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu, Cumhuriyetimizin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisi'dir.
Milletimizin bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin kalesidir. Gün; ayrışma ya da savrulma günü değil, tarihimize, değerlerimize ve kurucu iradeye kararlılıkla sahip çıkma günüdür.Farklı tercihler yapanlara saygı duyarım. Ancak ben, CHP Kuşadası Belediye Meclis Üyesi Eda Yurtcan olarak, değişimin ve mücadelenin dışarıda değil, partimin çatısı altında verilmesi gerektiğine inanıyorum.''dedi.
''BABA OCAĞIMIZDA KALDIĞIM İÇİN ÇOK MUTLUYUM''
CHP Kuşadası Belediye meclis üyesi Zeynep Hanbay ise açıklamasında, ''Baba ocağımızda kaldığım için çok mutluyum. “Omuzlarımızdaki yük büyümüştür. En kısa zamanda kurultaya gidilmesi, demokratik ve adaletin tesisi mücadelemizde kararlı olduğumuz bilinmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti var olduğu ve bu al bayrak göklerde süzüldüğü sürece Cumhuriyet Halk Partisi var olacaktır. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi '' dedi.
''KALIYORUM''
CHP kanadında, partisinden ayrılmayan isimler arasında yer alan meclis üyesi Ali Aydın'da, göreve Kuşadası'na daha fazla hizmet verebilmek için geldiği vurgusu yaparak, ''Hayatım boyunca hiçbir makama, hiçbir koltuğa ve hiçbir siyasi kimliğe, onurumdan ve vicdanımdan daha fazla değer vermedim. Hiç kimsenin benden korkarak susmamı, haksızlığa sessiz kalmamı ya da gördüğüm yanlışları görmezden gelmemi beklemesini istemem. Çünkü ben bu görevi alkış almak için değil, gerektiğinde yalnız kalmayı göze alarak doğruyu savunmak için kabul ettim.
Bugün, geriye dönüp baktığımda şunu büyük bir huzurla söyleyebiliyorum; Hiçbir kararımda kişisel hesabım olmadı. Attığım her adımda tek ölçüm Kuşadası'nın menfaati oldu. Beni destekleyen de olacaktır, eleştiren de. Buna her zaman saygı duydum. Ancak kimsenin şüphesi olmasın ki; dün hangi ilkelerle mücadele ettiysem, yarın da aynı ilkelerle yol yürümeye devam edeceğim. Benim tarafım bellidir. Tarafım; halkın hakkıdır. Tarafım; adalettir. Tarafım; hukuktur. Tarafım Kuşadası'dır.'' dedi.


