8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Bülbül, kadın cinayetlerine ilişkin verileri paylaşarak şu ifadeleri kullandı: “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Şubat 2026 verilerine göre bir ayda en az 23 kadın öldürüldü, 29 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. 2025 yılı yıllık raporuna göre ise en az 294 kadın cinayeti yaşandı, en az 297 kadın şüpheli bir şekilde öldü. İktidar ‘aile yılı’ masalı anlatırken, kadınların ve çocukların yaşamlarının görmezden gelindiği bir yıl yaşandı. Gittikçe artan şüpheli kadın ölümleri, iktidarın cezasızlık politikasıyla ilişkilendirildi. Buna göre cezasızlık, her alanda olduğu gibi kadın cinayetlerinde de eşitsizliği besledi. Faillerin salınmasıyla adalet yerini bulmadı. 2025 yılında kadınlar hâlâ yaşam hakkı için mücadele etmek zorunda bırakıldı.”
“KADIN MÜCADELESİ HEDEFTE”
Bülbül açıklamasında kadınların kazanılmış haklarına yönelik tartışmaların da altını çizerek, “Türk Medeni Kanunu ile kadınlar; evlenme, boşanma ve mirastan eşit pay alma gibi konularda haklarını güvence altına almıştır. Türk kadınları seçme ve seçilme hakkını İsviçreli kadınlardan 36, Fransız kadınlardan 11, Belçikalı kadınlardan ise 14 yıl önce kazanmıştır. Ancak buna rağmen bugün kadınların haklarına savaş açılmıştır. Kadınlar için eşit yurttaşlığın tapusu olan Medeni Kanun bazı çevreler tarafından sürekli hedef alınmaktadır. Meclis’e getirilen yasa tekliflerine bakıldığında ise kadınların kazanılmış haklarının hedefte olduğu görülmektedir. Soyadı mücadelesi, miras hakkı ve nafaka tartışması gibi konularda kadınlar hedef alınmaktadır” ifadelerini kullandı.
“KADINLARIN HAKLI TALEPLERİNİN YANINDAYIZ”
Bülbül, kadın hakları konusunda geri adım atılmaması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte pek çok ülkeden önce elde edilen bu hakların bugün hedefte olması kabul edilemez. Tüm bu politikaları hayata geçiren bir ülkeden, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan bir ülkeye doğru yaşanan gerilemeyi kabul etmiyoruz. Kadınlar; ayrımcılığın olmadığı, eşit, özgür ve adil bir dünyada yaşayana kadar onların haklı taleplerinin yanında olacağız. Kadınların mücadelesinde ve dayanışmasında her yıl olduğu gibi bu 8 Mart’ta da yanlarındayız.”