Efeler ilçesinde yaşayan Ayten Kızılboğa, geçen yıl meme kanseri teşhisi aldı. Erken tanı sayesinde tedavi sürecine hızlı başlayan Kızılboğa, geçirdiği ameliyat ve uygulanan tedavilerin ardından hastalığı yenmeyi başardı. Anne Kızılboğa’nın sağlığına kavuşup hayata yeniden sarıldığı dönemde ise bu kez aileye yeni bir şok yaşandı. 28 yaşındaki mühendis kızı Dilara Kızılboğa’ya lösemi teşhisi konuldu.
BACAK AĞRISIYLA BAŞLAYAN SÜREÇ
Genç kadın, geçen yıl aralık ayında bacaklarında hissettiği ağrı nedeniyle Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede yapılan ilk tetkiklerin ardından evine dönen Kızılboğa’nın kan değerlerinde annesi dikkat çeken bir anormallik fark etti.
Emekli biyolog olan Ayten Kızılboğa, kızının hematoloji bölümünde ayrıntılı kontrollerden geçmesini istedi. Bunun üzerine aynı hastanenin hematoloji servisinde yapılan tetkikler sonucunda Dilara Kızılboğa’ya lösemi teşhisi konuldu.
HAYATI BİR ANDA DEĞİŞTİ
Dilara Kızılboğa, aldığı bu haberle büyük bir sarsıntı yaşadı. Ancak vakit kaybetmeden kemoterapi tedavisine başlayan genç kadının en büyük dayanağı annesi oldu. Kısa süre önce kanseri yenen annesinden güç alan Kızılboğa, tedavi sürecinde saçlarının dökülmesine rağmen moralini yüksek tutmaya çalışıyor.
DONÖR BULUNURSA YENİDEN HAYATA TUTUNACAK
Sağlığına kavuşabilmesi için kemik iliği nakline ihtiyaç duyan genç kadın, üç aydan uzun süredir devam eden kemoterapi tedavisinin olumlu sonuç verdiğini ve bacak ağrılarının ortadan kalktığını söyledi. Donör olmanın sanıldığı kadar zor olmadığını dile getiren Kızılboğa, “İlik nakline ihtiyacım var. Donör olup olamayacağınız yalnızca üç tüp kan verilerek belirleniyor. Eğer doku uyumu sağlanırsa tekrar bir kan kontrolü yapılıyor. Donör olacak kişi için acı veren bir işlem yok, her şey kan yoluyla gerçekleşiyor. Kan grubu fark etmeksizin herkesi kan bağışında bulunmaya davet ediyorum. Bana uymasa bile başka hastalar için umut olabilir. Türkiye’nin neresinde yaşadığınız fark etmiyor” dedi.
MORAL VE DESTEK TEDAVİDE ÖNEMLİ
Tedavi sürecinde moral ve motivasyonun çok önemli olduğunu belirten Kızılboğa, “Hastalığımdan önce son derece sağlıklı görünüyordum. Çevremdeki insanlar benim böyle bir hastalığa yakalanacağımı düşünmediklerini söyledi. Bu nedenle herkesin düzenli sağlık kontrollerini yaptırması çok önemli. Hastalığın tedavi sürecinde ise moral desteğine ihtiyaç oluyor. Moral düştüğünde tedavinin yan etkileri bile daha ağır hissediliyor. Ama moralim yüksek olduğunda bu etkileri çok daha kolay aşabiliyorum” dedi.
ANNESİNDEN KIZINA UMUT
Anne Ayten Kızılboğa ise “Bir yıl önce bana meme kanseri teşhisi kondu. Erken tanı sayesinde uygulanan tedaviyle sağlığıma kavuştum. Kızının da bu zorlu süreci atlatacağına inanıyorum. Çok şükür erken fark ettik. Ben nasıl atlattıysam kızım da bu hastalığı yenecek” diyerek duygularını dile getirdi.