Bir sabah uyandığınızda tüm hayatınızın yerle bir olduğunu gördünüz mü?
Anılarınızın, ailenizin, arkadaşlarınızın ve sevgilinizin ...
Siz hiç enkaz yığınlarına umutla baktınız mı ?
‘Belki yaşıyordur bir daha bakın’ diyerek ağlayan insanların çığlıklarını duydunuz mu?
Hayatını beton parçalarının arasından toplayan yüzlerce insandan biriyle konuştuğunuz da size söyleyecek söz bulamayışını ve çaresiz bakışlarının ardındaki umutsuzluğu gördünüz mü?
Ah o karanlık gece, kimlerin hayatlarını yerle bir etmedin ki…
Çocuk yaşta yetim öksüz kalanlardan, bir tek nefese dahi muhtaç olanlardan...
Daha niceleri duyacağı tek bir habere umut bağladı, o karanlık gecenin aydınlığında.
Annesini beton yığınlarında arayan evlatların çığlıkları inletti sokakları, caddeleri o karanlık gecenin aydınlık sabahındaki sessizlikte...
Annelerin feryatları yeri göğü titretti sessizliğe bürünen sokaklarla birlikte...
Bir de 'Sesimi duyan var mı?' eklendi acıların üstüne...
Niceleri kulaklarını tıkadı, yumdu gözlerini...
Tüm hayatını betonların arasında bırakıp gidenlerde oldu içlerinde... gözlerinde yaşlar ve sevdiklerini geri de bırakıp gitmenin verdiği acı ile ...
Ah o karanlık gece…
Ne vardı hepimizi gözü yaşlı bırakacak...
Gökyüzü hiç bu kadar karanlık olmamıştı o güne değin, hiç bu kadar yıldızı gökyüzünde görmemişti karanlıkta hayatlarını betonların arasında kaybedenler...
Sokaklarda sevdiklerinden bir haber alabilmek umuduyla etrafta koşuşturan insanları ilk kez görmüştü İstanbul...
İstanbul’un sessiz sokaklarını ağlayan bebeklerin, kadınların, çocukların feryatları kaplamıştı, kime seslerini duyurabileceklerini bilmez bir halde bir sağa bir sola koşuşan yüzlerce çaresiz simalar...
Ah o karanlık gece…
Sen öyle bir geldin ki,
Ne, ben bir daha ben olabildim, ne de biz bir daha biz olabildik.
Sözü gecen o karanlık gece; 17 Ağustos gecesi saatler 03.05'i gösterirken ne olduğunu bilmediğimiz bir kabusu yaşadık seninle... çoğumuzun hayallerini, geleceğini ve yarına dair umutlarını aldın elinden... betonların arasında yok olup gittiler.
Kimileri toparlayamadı kendini kimileri yeni bir sayfa açtı hayatında.
Yaşayıp görmemek kadar yaşamını yitirmiş birinin arkasından dökülen yıllarca göz yaşı da acı verir insana. 17 Ağustos’u yaşayan biri olarak; sevdiklerinizi bir sabah uyandığınız da artık göremeyeceğinizi bilerek yaşamanız dileğiyle.
Yorumlar
Trend Haberler
Aydınlı muhtar setlerde
Aydın’da bir dilin 100 yıllık yolculuğu
CHP'nin ret oyuna rağmen engel aşıldı: Aydın'ın 17 ilçesine müjde
Aydın'da şok ceza: Yolcu gibi bindiler, cezayı kestiler
Karacasu'da yürekler dağlandı: Ataköy'de dayı-yeğen aynı kaderi yaşadı
Aydın'da köklü değişim: 17 ilçenin müdürü değişti
Kuyucak'ı üzen ölüm: Mesaiye gitmek için evden çıktı hayatını kaybetti
75 Yaşında 35 yıllık emek: Cumartesi Pazarı’nın güler yüzlü markası Ümmühan Teyze
Karacasu'da zehire ağır darbe
Aydın'ın masalsı mahallesi
Resmi İlanlar