Araştırmaya göre varlıklı yatırımcılar, toplam varlıklarının yaklaşık yüzde 20'sini nakit pozisyonunda tutuyor. Ancak bu tercih, paranın tamamen atıl şekilde bekletildiği anlamına gelmiyor. Yatırımcılar, yüksek enflasyonun satın alma gücü üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla nakitlerini faiz getirisi sunan kısa vadeli yatırım araçlarında değerlendirmeyi tercih ediyor.
Buffett'ın kasasındaki para 365 milyar doları aştı
Nakit ağırlığını artıranların arasında dünyanın önde gelen yatırımcıları da bulunuyor. Warren Buffett'ın yatırım şirketi Berkshire Hathaway'in nakit ve kısa vadeli varlıklarının toplamı 365,5 milyar dolara ulaştı.
Milyarder yatırımcı Peter Thiel'in fonu da yaklaşık 100 milyon dolarlık Nvidia hissesini elinden çıkardı.
Yüksek nakit seviyesi, piyasalarda olası sert düşüşlere karşı yatırımcılara önemli bir avantaj sağlıyor. Böylece hem olası kayıpların sınırlandırılması hem de fiyatların gerilemesi halinde ortaya çıkabilecek yatırım fırsatlarının hızlı şekilde değerlendirilmesi mümkün oluyor.
Zenginlerin yeni rotası alternatif yatırımlar
Varlıklı yatırımcıların stratejisindeki değişim yalnızca nakit ve altınla sınırlı değil. Geleneksel hisse senedi ve tahvillerin portföylerdeki payı azalırken, alternatif yatırım araçlarına olan ilgi giderek yükseliyor.
Goldman Sachs araştırmasına göre 1 milyon ila 5 milyon dolar arasında yatırım yapılabilir varlığı bulunan kişilerin yüzde 40'ı alternatif yatırımlara yöneliyor.
Serveti 10 milyon doların üzerine çıkan yatırımcılarda ise alternatif varlıklara yönelim oranı yüzde 80'e kadar yükseliyor. Özel sermaye, özel kredi, gayrimenkul, girişim sermayesi ve sanat yatırımları, yüksek servete sahip yatırımcıların portföylerinde daha fazla yer buluyor.
Altına ayrılan pay da büyüyor
Varlıklı yatırımcıların radarındaki bir diğer yatırım aracı ise altın. UBS verilerine göre yüksek net servete sahip yatırımcılar, 2025 yılında portföylerinin yaklaşık yüzde 2'sini altına ayırdı.
2026 yılı için ise bu oranın yüzde 3'e çıkarılması planlanıyor. Oransal olarak yalnızca 1 puanlık artış gibi görünse de bu değişim, altının portföy içindeki payının yaklaşık yüzde 50 artması anlamına geliyor.
Yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve küresel borsalardaki değerleme endişeleri yatırımcıların temkinli hareket etmesine neden olurken, milyonerlerin yeni stratejisinde daha fazla nakit, daha düşük geleneksel piyasa riski ve daha yüksek alternatif yatırım payı dikkat çekiyor.




