1 Eylül’de başlayan su ürünleri av sezonunun ardından Kuşadası'nda hareketlenen balık satışları palamut bereketi ile kendini göstermeye devam ediyor. Havanın soğuması ve deniz suyu sıcaklığının düşmesiyle birlikte denize açılan balıkçı tekneleri, özellikle son haftalarda bolca avladıkları palamutla tezgahlara bereketle dönerken, vatandaş hasret kaldığı balık ürünlerini bolca yemenin sevincini yaşıyor.
BALIK TEZGAHLARINDA PALAMUT BEREKETİ DEVAM EDİYOR
Ekonomik fiyatıyla vatandaşın yüzünü güldüren palamut, 100 TL etiket fiyatıyla tezgahların en çok talep gören deniz ürünü olurken, yine sıkça tercih edilen küçük balık türlerinden hamsi, sardalya ve istavrit 250-300 TL'den alıcı buluyor. Orta segment balıklardan çipura 500 TL'ye satılırken, levrek ve çinekop 600 TL bandında tezgahtaki yerini alıyor. Daha özel türler arasında yer alan mezgit ve barbun 800 TL'den satışa sunulurken, deniz ürünlerinde fiyatlar boyutuna ve türüne göre üst seviyelere çıkıyor. Doğal lezzetiyle bilinen deniz çuprası bin 200 TL'ye yükselirken, sofraların kralı olarak anılan lüfer ise bin 500 TL'yi bulan fiyatıyla dikkat çekiyor.
AMATÖR BALIKÇILAR SAHİLE AKIN ETTİ
Öğleden sonra etkisini artıran yağış, kentin cadde ve sokaklarında gündelik hareketliliği yavaşlatırken, Güvercinada çevresi, liman içi ve sahil şeridindeki noktalar amatör kıyı balıkçılarının akınına uğradı. Yağışlı havaya aldırış etmeden oltalarını denizle buluşturan kıyı balıkçıları, bir yandan yağışlı havada sakin denizin keyfini çıkartırken diğer yandan yağmurun bereketiyle rızıkını denizde aradı.
YAĞMUR DENİZE DE BEREKET TAŞIDI
Deniz suyunun soğumasının balıkçılar için bereketi de beraberinde getirdiğini anlatan Kuşadalı amatör kıyı balıkçısı 44 yaşındaki Hüseyin Ceylan, kış sezonunun balıkların kıyıya yaklaşmasına, oksijen sayesinde daha iştahlı avlanmasına ve özellikle kış türlerinin kıyıya daha yakın noktalarda boy göstermesine zemin hazırladığını belirterek;''Yağmurlu ve serin havalarda sahili dolduran balıkçıların asıl bildiği ve beklediği sır da tam olarak bu doğa döngüsüdür. Sabah yağmur hafif çiseliyordu, öğleden sonra ise iyice bastırdı ama balıkçının bahanesi olmaz. Kışın bu aylarda kıyılardan levrek, karagöz ve çipura yapma ihtimali her zaman insana heyecan verir. Yağmura rağmen rızkımızı denizde arıyoruz; yağmurdan, soğuktan korksaydık evde otururduk. Oltayı suya attığın an bütün yorgunluk uçup gidiyor, buradaki sabır her şeye değer."dedi.






