Baro Başkanı Yetişkin, bilinmeyenlerini ve özel yaşantısını SES'e anlattı

Aydın Baro Başkanı Anıl Yetişkin, gazetemizin ‘Size Dair’ adlı köşesinin onuncu konuğu oldu. Kendisi hakkında kamuoyunda çok bilinmeyenlerini samimi bir şekilde anlatan Yetişkin, çocukluk yıllarında, Avukat Adnan Çukur’un yanında çırak olarak çalıştığı dönemde avukat olmaya karar verdiğini belirterek “Hayatım boyunca da avukat olmayı hayal ettim. Hayalimi de gerçekleştirdim.” dedi.

Mehmet Kavas
Mehmet Kavas Tüm Haberleri
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Aydın’ın yetiştirdiği en önemli avukatlardan biri olan Anıl Yetişkin, aldığı sorumluluklarla hem meslektaşlarına hem de doğup büyüdüğü Aydın’a uzun yıllar boyunca önemli hizmetlerde bulundu. Yönetim kurulundaki görevlerinin ardından 2021 yılının Aralık ayında Aydın Baro Başkanı olan Yetişkin, sevecen, anlayışlı ve beyefendi kişiliğinin yanı sıra yönetici becerisiyle de meslektaşlarının takdirini kazanıyor. Çalışma azmiyle meslektaşlarına da örnek olan Yetişkin ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. ‘Size Dair’ adlı köşemizin onuncu konuğu olan Yetişkin, kendisine dair bilinmeyenleri ve özel yaşantısını gazetemizin muhabiri Mehmet Kavas’a samimi bir dille anlattı.

*Kendinizi tanıtabilir misiniz?


1974 yılında Aydın’da memur bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. İlk, orta ve lise eğitimimi Aydın’da tamamladım. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. 1999 yılında Aydın’da eşim Yeşim Kasap Yetişkin ile birlikte büromuzu açtık. 2010 yılında Aydın Barosu Yönetim Kurulu üyeliğine seçildim. 2016 yılında ara vermiştim, sonra yeniden yönetim kurulunda göreve aldım. 2021 yılının Aralık ayından itibaren Aydın Baro Başkanı olarak görev yapıyorum. İki kızım var. İyi derecede İngilizce biliyorum. Az derecede Almanca biliyorum.

*Hayatınızda bir dönüm noktası var mı? Gerek hayatınızda gerek kariyerinizde size etki eden bir kişi var mı?


İlkokul 4’üncü sınıfta beri yaz aylarında babamın yakın arkadaşı olan avukat Adnan Çukur’un yanında çıraklık yaptım ve orada avukat olmaya karar vermiştim. Hayatım boyunca da avukat olmayı hayal ettim. Hayalimi de gerçekleştirdim. Adnan Çukur’un yanında çıraklık yapmam, benim hayatımın ilk dönüm noktası oldu. İkinci dönüm noktam da eşimle tanışmam oldu. 1997 yılında tanıştım ve o yıldan beri beraberiz. Annem ve babam haricinde hayatıma etki eden kişi, Adnan Çukur ve ailesi ile eşim Yeşim Kasap Yetişkin.

*Hayatınızın olmazsa olmazı dediğiniz üç şey nedir?


Avukatlığı çok severek yapıyorum. Hukuk asla vazgeçemeyeceğim bir bölüm. Çay ve kahveden asla vazgeçemiyorum. Eşim ve kızlarımdan da asla vazgeçemem.

*20 yaşındaki kendinize ne söylemek isterdiniz?


Biraz daha sakin olmasını söyleyebilirdim. Anıl Yetişkin’e hayattan ve kendisinden biraz daha beklentilerinin yükseltmesini öğütlerdim ama o dönemde yaşadıklarımdan çok da memnunum. O yaşlarda daha agresif ve sabırsız bir hayat yaşadım. Geriye dönüp baktığımda da hata olmadığını görüyorum.

*Neye tahammülünüz yok. En çok neye kızarsınız?


Son zamanlarda en çok şaşırmamaya, şaşıyorum. Buna biraz tahammülsüzlüğüm var. İsyan ediyor insanlar ama bireysel isyanları var. Ama bunu düzeltmek için hiçbir çabaları yok. Örneklemek gerekirse hayat pahalılığından şikayet ediyoruz ama hiç kimse bu konuyla ilgili herhangi bir girişimde bulunmuyor. Her şeyi bireysel yaşıyoruz. Açıkçası bireysellikten çok sıkıldım. Daha toplumsal olmamız gerekiyor. Biz, tepkisiz kalmayı, sessiz kalmakla karıştırıyoruz. Bir şeye tepki gösterebilirsiniz ama sessiz kalmayın. Azıcık da olsa sesinizi çıkartmanız gerekiyor. Kabullenmişlikle, sessiz kalmak farklı bir şey. Kabullenmeyelim. Kabullendiğimiz bu kez bir tık üsse geçecek her şey. Bir tık daha fazla onu hissedeceksiniz, bir tık daha ağırlık binecek üstünüze. Hiç olmazsa ilk tepkilerinizi düzgün verirsek bunu hem bireysel ve toplumsal bazda ele almak gerekiyor. Azıcık olsa sesimizi gür çıkarmamız gerekiyor.

*En sevdiğiniz huyunuz nedir?


Ben çabuk unutmayı, çabuk kabullenmeyi seviyorum. Özür dilemekten de gocunmuyorum. Hata yaptıysam özür de dilerim. Unutmayı daha doğrusu kapatmayı, fazla öfkelenmemeyi seviyorum.

*En sevmediğiniz huyunuz nedir?


Çabuk öfkelenmeyi pek sevmiyorum ama tabi ki insanın bazı etkileşimlere karşı bir tepkisi oluşuyor. Ben biraz ilk dakika itibariyle fazla yapabiliyorum ama son dönemde bunların tamamını yendiğimi hissediyorum. Daha sakin bir yapıya büründüğümü düşünüyorum.

*Hayatta bir pişmanlığınız var mı?


Geriye dönüp baktığımda kendi kararlarımdan dolayı pişmanlık ve keşke duymadım.

*Bir toteminiz var mı?


Totemim yok.

*Bu yoğun tempoda kendinizi nasıl dinlendiriyorsunuz? Ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?
Mümkün olduğunca ailemle vakit harcamaya çalışıyorum. Dinlenme olarak kitap okumayı ve dizi seyretmeyi seviyorum. Bunlar beni biraz daha günlük hayattan uzaklaştırıyorlar, rahatlatıyorlar.

*Hangi takımı tutuyorsunuz? En beğendiğiniz sporcu?


Fenerbahçe’yi tutuyordum. Artık eskisi gibi bir fanatikliğim yok. Gerçekten o işin bir spor olduğunun farkındayım. Anadolu Efes forması giyen Shane Larkin, futbolculardan da Messi ve Sergen’i çok beğeniyorum.

*Dünyanın 8’inci harikasını seçmeyi size verselerdi, nereyi seçerdiniz?


Heredot’un dediği gibi gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzünde yaşadığımı hissediyorum, biliyorum. Aydın’ı da o yüzden çok seviyorum. O nedenle bütünüyle Aydın diyorum.

*Aydın’ı tek kelimeyle anlatsanız ne dersiniz?


Her yönüyle cennet.

*Elinizde sihirli bir değnek olsaydı, dünyada neyi değiştirirdiniz?


Adaletsiz gelir dağılımını değiştirirdim.

*En sevdiğiniz yemek?


Patates kızartması ve Aydın’a özgü çingene pilavını çok seviyorum.

*En sevmediğiniz yemek?


Dört yaşındayken Kurban Bayramı’nda koyun kesilirken travma yaşamışım. O günden sonra hiç et yememeye başladım. Et, balık ve tavuk yemiyorum. Sadece köfte ve onun türevlerini tüketiyorum. Psikolojik olarak yiyemiyorum.

*En son okuduğunuz kitap?


Şu anda Ayfer Tunç’un ‘Yeşil Peri Gecesi’ adlı kitabını okuyorum. Güzel, keyifli bir kitap.

*En son izlediğiniz belgesel, dizi ya da film? *En beğendiğiniz sinema oyuncusu?


James Bond’un ‘Ölmek için zaman yok’ adlı filmini seyrettim. Televizyondan herhangi bir film ya da dizi takip etmiyorum. Robert De Niro, Marlon Brando ve Al Pacino’yu beğeniyorum.

*Sizce, hayatı en değerli kılan şey nedir?


Aile ve yaşam hakkı.

*Günlük hayatta en sık kullandığınız kelime?


Aynen. Ayrıca tanıdığım, tanımadığım her kişiye merhaba derim.

*En sevdiğiniz renk?


Kırmızı’yı çok seviyorum ama hayatımızda daha çok siyahı tercih ediyoruz.

*Hangi konu açıldığında sıkılırsınız?


Eskiden çok fazla futbol konuşan birisiydim şimdi ise çok fazla futbol konuşulduğunda artık sıkılan bir insan oldum.

*Çocukluğunuza dair en çok neyi özlüyorsunuz?


Özgür bir ortamda, trafiğin az olduğu ortamlarda futbol oynamayı özlüyorum. Sokakta oynamayı özlüyorum.

*Bir film çekseniz ismi ve konusu ne olurdu?


İnsanların en çok ihtiyacı olan şey gülmek. Bu anlamda komedi üzerine bir film çekmek isterdim. Çünkü insanları güldürmek çok güzel bir şey. İsmi de ‘Gülümseyen Dünya’ olurdu.

*Hayatta en sevindiğiniz an?


Kızlarımın başarılı olduğu her ana çok seviniyorum. Eşimle olduğum her andan mutlu oluyorum.

*Hayatta en üzüldüğüm an?


Ben anneannem ile büyüdüm. Anneannemin vefat ettiği gün çok üzülmüştüm.

*Sizi en iyi anlatan cümle nedir?


Samimi bir insanım. Ne söylüyorsam onu düşünüyorumdur ya da o dakikada öyle hissetmişimdir ve o dakikada onu söylerim. Arkasında durabileceğim şeyleri söylemeye çalışırım. Ardımda bir art niyet yok.

*Bu konuda yetenekliyim dediğiniz bir alan var mı?


İnsanlarla iletişim konusunda yetenekliyim. Sosyal ilişkilerimin çok kuvvetli olduğunu düşünüyorum.

*Bir şeyi icat etmek isteseydiniz bu ne olurdu?


Cep telefonu yaklaşık 20 yıl önce hayatımıza girdi. Bu bağlamda cep telefonunu icat eden kişinin ben olmasını isterdim.

*Hayatta yapmaktan keyifli aldığınız şeyler nelerdir?


Ailemle vakit geçirmekten büyük keyif alıyorum.

*Gençlere bir çağrınız var mı?


Dünya, iki senelik pandemi süreci atlattı. Bu dönemde insanların birbiriyle konuşmasının ne kadar önemli olduğunu gördüm. İnsanlarla yakınlaşsınlar, arkadaş, dost olsunlar. Kendi çevrelerini hep geniş tutsunlar. Ayrıca çok çalışmaları da gerekiyor. Hap bilgiden çok, işin derinine inmeleri gerekiyor. Vatandaşların Google’dan bulduğu kararlarla yetinmemesi gerekiyor birçok şeyin. Ben ondan dolayı biraz muzdaribim. Sosyal medya etkileşimlerine çok da bakmamak gerekiyor. Çok bilgi kirliliğini aşmaları gerekiyor.

*Hayatta iyi ki yapmışım dediğiniz bir şey var mı?


İyi ki avukat olmuşum, iyi ki eşim Avukat Yeşim Kasap ile evlenmişim.

*Ne tür müzik dinliyorsunuz? En beğendiğiniz ses sanatçısı?


Eskiden Rock dinlerdim ancak şu an her tür müzik dinlerim. Freddy Mercury ve Sertab Erener.

*Bir korkunuz var mı?


Yükseklik korkum var.

*Bir şeyin orijinaline sahip olmak isteseydiniz, bu ne olurdu?


1956 model Chevrolet’in orijinaline sahip olmak isterdim.

*En beğendiniz söz?


Değişmeyen tek şey değişimdir.

01 Haz 2022 - 13:04 -

Muhabir  Mehmet Kavas


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizi nasıl buldunuz?