Toplantıda iş dünyasının beklentilerini değerlendiren Arslan, özellikle KOBİ'lerin finansmana ulaşmakta zorlandığını belirterek, oda üyelerinin esnaf kefalet kredilerine benzer destek mekanizmalarından yararlanabilmesi gerektiğini söyledi.

İşletmelerin büyümesi için uygun finansman modellerinin hayata geçirilmesinin önemine işaret eden Arslan, üretimin sürdürülebilirliği açısından nitelikli iş gücünün de en az finansman kadar kritik olduğunu vurguladı.
Meslek liselerinin sanayinin geleceği için stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Arslan, teknik eğitim alan gençlerin üretim hayatına daha fazla kazandırılması gerektiğini belirterek, toplumdaki meslek lisesi algısının değişmesi çağrısında bulundu.

"YATIRIM İÇİN ÖNCE YER GEREKİYOR"
Nazilli'nin sanayi yatırımlarında en büyük handikabının yeni üretim alanlarının yetersizliği olduğunu dile getiren Arslan, ilçenin büyük ova koruma statüsü ve zeytinlik alanlar nedeniyle genişleme imkânının kısıtlandığını söyledi. Toygar bölgesinde daha önce gündeme gelen sanayi alanı planlamasının yeniden ele alınmasını isteyen Arslan, sit alanı dışında kalan yaklaşık 1.300 dekarlık hazine arazisinin yatırımcılara kazandırılmasının hem Nazilli hem de bölge ekonomisi için önemli bir fırsat oluşturacağını ifade etti.
"NAZİLLİ'NİN SESİ KARAR MASASINDA DUYULMUYOR"
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Aydın Sanayi Odası'nın bölgesel planlamalardaki rolünü eleştiren Arslan, Nazilli'yi ilgilendiren sanayi yatırımlarında ilçe odalarının görüşlerinin yeterince dikkate alınmadığını savundu.
Nazilli Ticaret Odası'nın binlerce üyeyi temsil ettiğini hatırlatan Arslan, ilçenin ihtiyaçlarını en iyi bilen kurumun yine ilçe odası olduğunu belirterek, karar süreçlerinde daha etkin rol üstlenebilmek için yapısal değişikliğe ihtiyaç duyduklarını söyledi. Arslan, "Nazilli adına alınacak kararlarda Nazilli'nin söz hakkı olmalı" diyen Arslan, bunun ancak odanın Nazilli Ticaret ve Sanayi Odası statüsüne kavuşmasıyla mümkün olacağını ifade etti.




