Ömer Hakan Yavaşoğlu

Ömer Hakan Yavaşoğlu

MEDENİYET İNSANI’ ında Duygu-düşünce ve KALP-BEYİN birlikte hareket eder(2)

Kalp aktivitesinin kontrol ve tanziminde kullanılan dört yoldan biri olan otonom sinir sisteminin birinci kısmı olan Sempatik sinir sisteminden gelen uyarılarla kalp atım hızı ve böbrek üstü hormonlarının salgılanması artırılır.İkinci kısım olan Parasempatik sinirlerden gelen uyarılarla, kalp atım hızı yavaşlatılır. İkisi arasındaki denge ve uyum, kalp sağlığı açısından son derece önemlidir. Ve kalpteki Sempatik-Parasempatik sinir sisteminin terazinin iki kefesi gibi düşünürsek ;sempatik sistem stres hormonlarını artırır ,parasempatik sistem ise mutluluk kimyasallarını artırır.Hangisi terazide ağır basarsa diğeri zayıflar ve sonucu beyindeki otomat-bilinçaltını(sempatik-KABZ hallleri) veya irade-bilinç üstünü(parasempatik-BAST halleri) etkileyerek kişinin yaşadığı duygu-durumunu meydana getirir.

Kalb atım hızındaki değişme ritmlerinde uyum yakalandığında, kişinin beyninde üretilen alfa veya daha düşük frekanslı dalgalar da(delta,teta) kalbin ritmlerine eş zamanlılık (senkronizasyon) gösterecek şekilde uyum sağlamaktadır. Bir başka ifadeyle, kalb ritimlerindeki uyum ile kalb-beyin arasında, âhenkli işleyiş ve mükemmel bir bütünlük vardır. Yapılan araştırmalar, yaratılışta, beyin aktivitesinin kalbin aktivitesine senkronize olacak şekilde programlandığını göstermiştir. Mesela embriyonik gelişmede bile beyin, kalbe tabii olmaktadır. Çocuk anne karnında gelişirken, önce beyin değil, kalb gelişmektedir. Beynin gelişmesi, çocuk bir yaşına gelinceye kadar ancak tamamlanmaktadır. Son araştırmalara göre, kişi niyet edip hislerini değiştirdiğinde, otomatik olarak kalbden beyine giden sinir uyarılarının kalitesi de değiştirilmektedir. Bir başka ifadeyle, kişinin psikofizyolojik durumu, dengeli ve olumlu ise, kalbin ritimleri de, buna paralel olarak âhenkli olmakta ve sonuçta beyindeki elektrikî faaliyetler, kalbde oluşan bu uyum ve dengeye tabi (senkronize) olmaktadır.

İşte modern nörobilimin yukarıdaki verileri ışığında şimdi medeniyet(makbul )insanının nasıl olup da duygu-düşünce-beyin ve kalp bütünlüğünü yakaladığını anlayabiliriz herhalde. Kognitif nörobilimin dünyadaki önemli duayenlerinden birisi olan Prof.Dr.Marsel Mesulam beynin

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ömer Hakan Yavaşoğlu Arşivi