Yalnızlık korkusu (Otofobi)

Merhabalar! Yalnızlık korkusu aslında hepimizin dönem dönem yaşadığı bir fobi türüdür. En çok orta yetişkinlikte görülür. Bireylerin yalnız kalma düşüncesi ve tecrübesi ile birlikte aşırı derecede endişeli hissettiği bir süreçtir. Yaşanan korkular fiziksel ve psikolojik belirtilere neden olur. Yalnız kalma korkusu nedenleri arasında, bireylerin çocukluk dönemlerinde yaşadığı bazı travmatik olaylar ve deneyimlerin etkisi büyüktür. Yalnızlık korkusu, her yaşta ve her cinsiyet grubunda görülebilir. Ayrıca bu tür fobiler erkeklere oranla daha çok kadınları etkiler. Tedavi edilmediği sürece kişinin yaşantısını olumsuz yönde etkiler. Yalnız kalmamak için girmeyeceği sosyal ortamlara katılma, gece uyuyamama ve yalnız kaldığında endişeli olma, uyku öncesinde müzik veya televizyon açma, ölüm korkusu, aşırı üzüntü, kaygı, endişe, sinir, öfke gibi duygu durumlarda bozulmalar psikolojik belirtiler arasındadır. Fiziksel belirtiler olarak ise; baş dönmesi ve sersemlik hissi, titreme, kalp çarpıntısı, aşırı terleme, mide bulantısı, nefes darlığı, hazımsızlık gibi bedensel etkileri vardır.
Peki neden olur?
En çok çocukluk dönemlerinde yaşanan olumsuz travmalar veya genetik faktörler neden olmaktadır. Diğer nedenler ise şu şekilde sıralanabilir;
• Çocukluk döneminde bir ebeveynin boşanması veya kaybı,
• Göz ardı edilmek, önemsenmemek veya terk edilmiş hissetmek,
• Kalabalık veya farklı açık ortamlarda sevilen biri tarafından travmatik terk edilme,
• Bireyin fobisi veya kaygı bozukluğu olan bir ebeveyn ile büyümesi, aynı veya farklı endişelere yatkın hale gelmesi,
• Panik atak, yaralanma, gasp, hırsızlık gibi travmatik olaylar yaşamak,
• Yaşlılarda bakımlarını tam yapamamaları gibi faktörler etkilidir.

Otofobi tedavisinde bir psikologtan yardım alınması gerekir. Bu korkuların en az 6 ay gibi bir süreden uzun sürmesi, kişi yalnızken aşırı korku ve endişe duyması, yalnız olmayı düşündüğünde fiziksel ve duygusal belirtilerin başlaması ve günlük yaşantısını ciddi derecede olumsuz etkileri incelenir.Tedavi süresi kişiden kişiye farklılık gösterir. Etkileri büyük oranda azaltılabilen psikolojik bir bozukluktur. Tedavisinde genellikle Bilişsel-Davranışçı Terapi uygulanır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Hazal SANSÜR Arşivi

Stres

29 Kasım 2023 Çarşamba 08:00