Cahit Zarifoğlu’nun güzel bir hikaye kitabı var.
Adı Yürek Dede ile Padişah. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Din Eğitimi bölümünde doktora öğrencisi olarak eğitime başladım.
Çocuk Edebiyatında Dini Motifler isminde bir dersimiz var. Bu dersimizde Yürek Dede ile Padişah hikayesini okuduk, filmini izledik. Ben şahsen filmini yıllar önce izlemiş, kitabını yeni okumuş biri olarak, bu kitap benim yüreğimi ısıttı. Duygulandırdı, unuttuğumuz güzel hasletleri hatırlattı. Sizlere içinizi ısıtacak bu hikayeyi anlatmak istiyorum. Yürek dede namıyla salih bir zat vardı. Bir gün hanımı ayaklarından felç oldu. Ne kadar doktor doktor dolaştıysa bir çare bulamadılar. Bir doktor şöyle dedi: ALLAH'TAN ümit kesilmez. Hanımını bindir bir deveye, diyar diyar dolaşın. Bulduğun şifalı otlardan yedir, çayını içir, İnşaAllah birisi şifa olur, der.
Yürek dede diyar diyar dolaşarak hanımı için şifa aradı. Bir gün çadırını bir tepeye kurmuştu. Biraz ilerisinden dönemin hükümdarı yanındakilerle tebdili kıyafet geçiyordu. Birisi şöyle dedi:
-Efendim şu ilerde Yürek dede diye salih birisi var.
Hükümdar da:
-Gelin bakalım anlarız şimdi salih mi değil mi? dedi ve Yürek dedenin çadırına geldiler.
Selamlaştıktan sonra hükümdar Yürek Dedeye;
-Dede biz uzun yoldan geliyoruz bize et pişir de yiyelim" dedi.
Misafir et isteyince yürek dede şaşırdı ama misafiri de mahzun etmek olmazdı.
Çadıra hanımın yanına girdi durumu anlattı. Bir develeri bir de keçiyle oğlakları vardı. Oğlağı kessek etinden ne çıkar. Keçiyi kessek olmaz oğlak hala annesini emiyor. O zaman deveyi keselim, dediler. Ancak deveyi keserlerse yolculuklarını nasıl yapacaklardı…?
Hem yürek Dede hem de hanımı:
-Misafiri aç mı bırakacağız ALLAH bir kapıyı kaparsa başka bir kapıyı mutlaka açar, dediler.
Yürek dede çadırın arkasına geçti deveyi kesti hemen alabileceği yerden biraz et aldı ve eti pişirdiler.
Yürek dede misafirlere:
Çadırda hanımım var biraz etten ona alayım dedi ve biraz et alarak hanımına getirdi. Sonra çıkarak misafirlerle ilgilendi akşama doğru misafirleri uğurladı.
Hükümdar:
-Gerçekten salih adammış elindeki deveyi bizim için kesti dedi ve yanındakilere talimat verdi.
-Yarın bu adama 10 deve gönderin.
Bu arada yürek dede onlar gittikten sonra yavaş yavaş çadıra gitmiş çadırın kapısını bir açmış ki hanımı karşısında sapasağlam ayakta duruyor.
Yürek dedenin fedakarlığından dolayı şifayı Allahü Teala devenin etine koydu. Acaba bizim şifamız hangi fedakârlığımızda saklı…! 2022 yılında hangi fedakarlıkları yaptık, kaç yetimin başını okşadık, sırtına palto, ayağına ayakkabı, sofrasına aş olduk. Bence yılın sonunda bunları da düşünmek lazım. ALLAH veren el eylesin bizleri… Değerli Dostlar,
2022 yılının son Cumasındayız. Koca bir yıl geride kaldı. 2023 yılına gireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılını idrak edeceğiz. Rabbim, 2023 yılında bizlere ve bütün insanlığa afetsiz, hastalıksız günler nasib eyleyip, imtihanlarımızı kolay eylesin. Tüm hastalarımıza Allah Teâlâ acil ve daimi şifalar versin. Bizleri kazalardan belalardan muhafaza eylesin. Ayağımıza taş değdirmesin. Cuma’nın selamı, rahmeti ve bereketi hepinizin üzerine olsun. İMZA : KÖŞE YAZISI