Yavuz; “Aydın’a borcumuz var, ödeyeceğiz”

Geçtiğimiz ay TBMM 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nın açılmasıyla birlikte parlamentoda yeni dönemdeki çalışmalarına hız kesmeden devam eden AK Parti Aydın Milletvekili ve MKYK Üyesi Metin Yavuz ile SES Gazetesi olarak röportaj gerçekleştirdik.

Fatih Ergin
ÖZEL HABER Fatih Ergin Tüm Haberleri
+5
Haber albümü için resme tıklayın

Göreve seçilmesinin ardından yaklaşık 2.5 yıl geride kalan AK Parti Aydın Milletvekili ve MKYK Üyesi Metin Yavuz, TBMM’deki çalışmaları, Ankara’daki bakanlıklar nezdindeki Aydın’ın talepleriyle ilgili girişimleri ve gündemdeki konulara dair sorularımızı cevaplandırdı. Gerçekleştirdiğimiz röportajda, Aydın’ın bazı öncelikli sorunlarına dair çözüm önerileriyle hayata geçen ve geçmeyi bekleyen yatırımlar üzerine konuşan Milletvekili Yavuz, ilde atılım hamlesi yapma adına Aydınlıların üzerindeki ataleti atması gerektiğinin lüzumuna dikkat çekerken, ilin yaklaşık 750 milyon dolarlık ihracatının daha yukarı seviyelere yükselmesi için devlet imkanlarının yanı sıra sanayiciler ve STK’larla yerel yönetimlere de büyük iş düştüğünü kaydetti. 2.5 yılda güzel işlere imza attıklarına dikkati çeken Milletvekili Yavuz, geride kalan 2.5 yılda da ilde öncelik bekleyen makro yatırımlara dönük Ankara’daki girişimlerini daha da artıracaklarını vurguladı. “Aydın’a borcumuz var, ödeyeceğiz” diyen Milletvekili Yavuz, Aydın Şehir Hastanesi, Aydın Adliye Sarayı, Aydın-Denizli Otoyolu’nun yanı sıra 27. Dönem’de daha bir çok yatırımın hayata geçmesi için var güçleriyle çalışacaklarının da altını çizdi.

“İHRACAT İLE İSTİHDAM KAPASİTESİNİ ARTIRMALIYIZ”


Fatih Ergin; 2.5 yıllık sürece bakıldığında bir milletvekili olarak Aydın özelliğinde saptadığınız belli başlı sorunlar nelerdir?

Metin yavuz; 2.5 yıldan bu yana bir milletvekili olarak ben üstüme düşeni elimden geldiğince yapmaya çalıştım. Aydın’ın potansiyeline bakıldığında ilimiz hem turizm hem de tarım şehri olarak yatırımlar noktasında cazip bir konumda bulunuyor. Bununla birlikte Aydın’ın endüstriyel anlamda da bazı atılımları yapması gerekiyor. Aydın’ın genel çerçevedeki en basidinden en büyük sorununa bakıldığında bir kere ilimiz 750 milyon dolarlık ihracat yapacak bir il değildir. Aydın’ın toprağın altından üstüne Allah’ın vermiş olduğu nimetleri katma değere dönüştürecek organizasyonları hayata geçirmek lazım. Bu sadece bir milletvekilinin değil bu şehirde yaşayan herkesin görevidir. Ben siyasette bu makama gelmeden önce de bir iş insanı olarak da Aydın’ın değişik yerlerine gittiğimde gözlemlediğim en büyük sorunlardan biri de istihdamdır. İstihdama vesile olmak benim iş insanı olarak da en büyük mutluluk duyduğum konulardan biridir. İnsanların duasını almak güzel bir haz veriyor. Bu topraklarda yaşayan, doğan, büyüyen ve belli makamlara gelenler olarak bu ile borcumuzu ödememiz lazım. Bu bağlamda ilimizin kalkınma öncelikleri noktasında hükümet temsilcileri olarak bizim de projelerimizi hızlandırmamız gerekiyor. Sahada 4 milletvekili ve yerelde belediyeler olarak talep ettiklerimizin hızlı bir şekilde neticelenmesi de bu anlamda büyük önem arzediyor. Bu doğrultudaki çalışmalarımızı da milletimizden aldığımız güç ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da destekleriyle aralıksız sürdürüyoruz.

“HALKIMIZ AK PARTİ İKTİDARININ DEVAMINDAN YANA”

F.E; AK Parti’ye karşı halkın teveccühü ve ilgisi Aydın’da sahadaki izlenimlerinize göre ne durumda?

M.Y; Zor bir dönemde milletvekili olduk. Ülkemizin içinde bulunduğu durum belli. Esasen Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ayağa kalkıp yıllardır her an korku içinde yaşadığımız darbelerden uzak kalarak atılım yapma dönemine girmiştir. Ülkemizdeki şartlar haricinde Dünya’daki ekonomik sıkıntı ve salgınların olduğu bir dönemde dahi biz Aydınımıza yatırımlar yapma ve türlü talepleri yerine getirebilme noktasında da canhıraş bir şekilde çalışıyoruz. Doğu Akdeniz’de, Karadeniz’de, Afrika’da ve Türki Cumhuriyetler ile bağlantımızı sağlama mücadelemizin yanında hem temeller atıyoruz, hem de açılış yapıyoruz. İşte Aydın-Denizli otoyolunun temelinin atılması da bunun bariz bir örneğidir. Ne yazık ki muhalefet tarafından bu devamlı eleştirildi ama esasen başlamak aynı zamanda bitirmek demektir. Hükümetimizin 18 yıllık iktidarında söz verdiği her yatırım zamanında ya da zamanında önce bitirilmiş ve halkımızın hizmetine sunulmuştur. AK Parti millete hizmette sandıkta halkımızın 18 yıldır birinci parti yapmasıyla da istikrarını perçinlemiştir. Elbette bazı yanlışlıklar vardır ama vatandaşımız 18 yıldır AK Parti iktidarının devam etmesi noktasında hem fikir.

“EN ÖNEMLİ GELİŞME OTOYOL PROJESİ’NE BAŞLANMASIDIR”

F.E; En son Genel Seçimler’de Aydın’dan 4 milletvekili seçilmesi hükümet yatırımları noktasında beklentiyi artırdı. 2.5 yıllık süreçte Aydın ile ilgili AK Parti Aydın milletvekilleri olarak sizlerin vesile olduğunuz en önemli gelişme nedir?

M.Y; En son yapılan Genel Seçimler’de Aydın’dan 4 milletvekili seçilmesinin AK Parti’nin ilde de başarılı bir çizgiye ulaştığını gösteriyor. Elbette bunda şahıslar da önemlidir ama Bizim Recep Tayyip Erdoğan adında bir liderimiz ve davamız var. Bu davanın ete kemiğe bürünmüş hali başta liderimiz olmakla birlikte bizleri de kapsıyor. Aydın özelinde bakıldığında yerel iktidar şu kadar metrekare yol, altyapı yaptım diyerek anlatıyor. Bu yerel yönetimin görevidir ve bunları çok iyi de reklam yapıyorlar fakat bizim yaptıklarımızla ilgiliyse bu sizin göreviniz zaten yapacaksınız diyorlar. Sonuç olarak bu aynı şey değil mi? Bizim yaptıklarımız, yapamadıklarımız veyahut daha önceden hızlanmamış bir çok yatırım hâlihazırda hayata geçme noktasında bulunuyor. Kuşadası, Söke ve Didim’de ilerleyen süreçte 1.5 milyon insan yaşayacak. Aydın-Denizli otoyolu esas itibariyle İstanbul’dan Antalya’ya uzanacak bir projedir. Temelini Denizli’de attık, açılışı da Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Aydın’da yapacağız. Antalya, Burdur, Denizli, Aydın hattındaki tarımsal, sanayi ve turizm açısından bütün kanallar otoyolla İzmir’e bağlanmış olacak. Aydın’da çok ciddi maden üretimi söz konusu. Çok büyük organize sanayi bölgelerimiz olmasa da bu bölgelerde hayata geçecek çok ciddi yatırımlar da var. Bu bakımdan 2.5 yıllık dönemde otoyol temelinin atılması ve bu projenin hızlandırılması Aydın için en önemli gelişmelerdendir.

“HAVALİMANI’NDA ÖNCELİĞİMİZ KARGO TAŞIMACILIĞIDIR”

F.E; Ulaşım projesi olarak bakıldığında Çıldır Havalimanı’na bakışınız nasıl? Bu havalimanı sivil uçuşlara ya da kargo taşımacılığına açılacak mı?

M.Y; Aydın’da öncelikli olarak bizim sanayiyi geliştirmemiz lazım. Çıldır Havalimanı’nın sivil uçuşlara açılmasından önce bu bakımdan çift hatlı demiryolunu da bir an önce hayat geçirmemiz gerekiyor. Bu yatırımlarla ilgili halihazırda çalışmalar yapıyor. Bizim Çine’den çıkan madeni hızlı bir şekilde İzmir’e ulaştırmamız lazım. Halihazırda havalimanımız pilot eğitimi için hizmet veriyor. Türkiye’nin yıllık 350 pilota ihtiyacı var. Bunun 180 tanesi bizim Çıldır Havalimanı’nda eğitiliyor. Ekonomik anlamda baktığımızdaysa bizim tarımsal ölçekte ürettiğimiz ham maddeyi sanayi kuruluşlarında katma değere dönüştürecek ve marka haline getirecek tesislere ihtiyacımız var. Çıldır Havalimanı’nda kargo taşımacılığı bu noktada önemli ancak sivil uçuşlara açılmasının biraz daha zamanı var çünkü Aydın’ın önceliği bu değil. Bizim yıllık 750 milyon dolar ihracatımızı en hızlı şekilde 2-3 milyar dolara nasıl çıkarabiliriz sorusuna öncelikli olarak cevap bulmamız şart. Bizim insan taşımacılığından ziyade kargo taşımacılığına ihtiyacımız var. Bu noktada devletimizin gerekli bütçesi var ve hiçbir sıkıntı yok. Bizim kargo taşımacılığına daha da ihtiyaç duyulması noktasında organize sanayi bölgelerimizdeki yatırımların yerel yönetimlerin de desteğiyle daha da artarak ihracat kapasitemize artı faydalar sağlamasını temin etmemiz gerekiyor.

“ESAS HAİNLİK BURADADIR!”

F.E; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle devam eden jeotermal kaynakların etkileriyle ilgili nihai rapor yıl sonuna doğru açıklanacak. Gerek bu rapor ve gerekse de Aydın’da zaman zaman çevreci tepkileri üzerine çeken jeotermale karşı değerlendirmeniz nedir?

M.Y; Jeotermal enerji kaynaklarının düne kadar Aydın’a bir faydası yoktu. Bu sıcak su nimetinin Aydın’ın ısıtılması ve seracılıkta kullanılmasını çok önemsiyoruz. Kadıköy’de Valilik eliyle jeotermal kaynaklı organize sera bölgesi kurulma girişimi de ufak bir örnektir. Bahsettiğiniz gibi Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işbirliğiyle halihazırda bir rapor çalışması var. Bu rapor çıktığında koparılan bazı yaygaraların ne kadar mesnetli ya da mesnetsiz olduğunu göreceğiz. Aydın’da bazı çevreler bunu bir kesim insanların algısını da yönlendirerek siyasi bir sopa olarak kullanıyor. Efeler’e bağlı Kızılcaköy’de jeotermal sondaj çalışmasına karşı çıkan mahallelilerin kurduğu çadıra giden ilk vekil benim. O çadırda 3 saat kadar kaldım. İnsanlarımıza ilmi olmayan bazı konular ezberletilmiş. İncire zararı var denildiği yıl Aydın’da incirde kalite ve rekolte açısından en iyi yıl yaşandı. Jeotermal algısıyla ilgili vatandaşlarımızı uyarmamıza rağmen elindeki mamülü çok ucuza verdi. Biz bunun karşısında da Toprak Mahsülleri Ofisi’ni devreye sokarak alım yaptık. Birileri siyaset yapıyorum derken üreticinin elindeki ürününün çok ucuza gitmesine de sebebiyet veriyor. Esas hainlik işte buradadır.

“RİSKLİ YAPI STOKLARIYLA İLGİLİ ÇALIŞMA BAŞLATILMALIDIR”

F.E; İzmir’de yaşanan deprem, Aydın’daki riskli yapı stoğu gerçeğini de yeniden gündeme getirdi. Kentsel Dönüşüm ile ilgili olarak Aydın’da sizce neler yapılmalıdır?

M.Y; Yerel Yönetimler öncelikle Kentsel Dönüşüm ile ilgili olarak şehirlerdeki yapı stoklarıyla ilgili çalışma başlatmalı. Belli bir tarihten sonra yapılanların denetimleri mevcut fakat depremler binaların sıkı kontrolden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bu konuda yapılacak olan Kentsel Dönüşüm ile ilgili olarak herhangi bir belediyemiz proje getirdiğinde bakanlığın da buna hayır deme şansı yok. Bu güne kadar getiren herhangi bir belediyemiz de yok. Yerel yönetim ve devlet eliyle Kentsel Dönüşüm yapıldığında hak mahrumiyeti de olmaz. Bundan vatandaşlarımızın değer artışı açısından karı da olur. Bu noktada belediye başkanlarımızın üzerlerine düşen görevi yapmaları gerekiyor. Biz iktidar milletvekilleri olarak bize gelen her konuda yardımcı olmaya hazırız ve yardımcı olmak durumundayız. Halihazırda örneğin Söke’de depremde zarar gören Nebahat Alphan İlkokulu ile ilgili bir talep var. Buranın arsası zamanında belediye tarafından Milli Eğitim’e verilmiş. Bu konuda da üzerimize düşeni yapacağız.

“BATTI DEDİKLERİ DEVLET AYDIN’DA DEV YATIRIMLAR YAPIYOR”

F.E; Aydın’da muhalefetin zaman zaman bazı yatırımlara dönük türlü eleştirileri söz konusu. Kendi döneminize dönük baktığınızda içtenlikle bu eleştirilere karşı ne söylemek istersiniz?

M.Y; Muhalefetin yıkıcı tarzdaki türlü eleştirilerini dikkate almıyoruz çünkü hakikaten 2.5 yılda çok ciddi işlere imza attık. Özellikle Aydınımız bir tarım kenti olduğu için tarımsal açıdan da üzerimize düşeni de fazlasıyla yapıyoruz. Halihazırda 142 milyon lira yatırım bedelli Gökbel Barajı yatırımımızda sona geliniyor. Yıl sonu itibariyle su tutmasıyla hizmete başlayacak. Sulama alanı olarak bir tarafta Çine Ovası, diğer tarafta Koçarlı-Bağarası Ovası olmak üzere 215 bin dönüm arazinin sulanabilmesi sağlanacak. Toplam yatırımın maliyeti 1 milyar 350 milyon lira civarında. Yani düşünün muhalefetin battı dediği devlet gerek ülkemizin her ilinde gerekse Aydınımızda bu dev yatırımları rahatlıkla yapabiliyor. Aydın’ın diğer bölgelerindeki sulama yatırımlarımız da devam ediyor. Sarıçay Barajı’nın da yapımına başlandı. Bunlar hiç göze gözükmeyen ve hızlandırılmış yatırımlardır. Bu 500 milyon liralık yatırım neredeyse Çine Adnan Menderes Barajı kadar büyüklüğündedir. Bu yatırımlar devlet eliyle yapılıyor. En yakın tarihte Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da belirttiği üzere kalkınmanın tarımdan geçeceği düşüncesiyle çiftçiye verilen tarımsal desteklemelerin yanı sıra bir çok yatırım projesi de bir bir hayat geçiyor. Bununla birlikte Gıda Terörü ile ilgili benim imzam altında mecliste bir kanun teklifi geçti. Orman vasfını yitiren arazilerle ilgili yaptığımız çalışmalar, incirin orman emvaline alınması ve bakanlığın yayınladığı bazı tebliğlerin kanuna bağlanması noktasında da ciddi çalışmalarımız oldu. Bunlarla ilgili de neticeler aldık.

“GÖRDÜĞÜMÜZ YANLIŞLARI SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

F.E; Peki AK Parti olarak örneğin 31 Mart 2019 Yerel Seçim sonuçları dahil bazı konularda özeleştiri de yapıyor musunuz?

M.Y; AK Parti olarak Aydın özelinde özeleştirilerimizi sürekli yapıyoruz. Yerel Seçimlere dönük sonuca baktığımızda da biz vatandaşa kendimizi anlatamamış olduğumuzu görüyoruz. Biz 18 yıldır yaptıklarımızı Aydın için yaptığımız ve yapacağımız doğru projelerimizi anlatabilmemiz lazımdı. Demek ki, Metin Yavuz olarak ben ve diğer arkadaşlarımız da olmak üzere biz bunları anlatamamışız. Yani bu noktada da yine biz hep birlikte sonuca ulaşamadık. Özeleştiri yapmamızla birlikte zaman zaman mevcut Millet İttifakı’ndan yerel yönetimlere dair bazı eleştirilerimle ilgili gündeme gelmemin doğru olmadığı da söyleniyor. Ben yanlışı gördüğüm zaman söyleme ihtiyacı hissediyorum. Oysa iyi bir şey yapsalar bunu da söyleriz. Ben örneğin geçtiğimiz süreçte Kuşadası’nda vatandaşın plajdaki 40 kişilik kuyruklarda tuvalet beklediğini ve çöplerin alınmadığını gördüm. Bu konuyla ilgili sosyal medya hesabımda paylaşımda bulundum. Beni Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı aradı, kendilerine düzelttikleri takdirde teşekkür edeceğimi söyledim ve düzeltilince de teşekkür ettim. Yani gerek parti içinde ve gerek parti dışında da ben yanlışı görüp söyleme noktasındaki bu tavrımdan da vazgeçemem.

“BÜYÜKŞEHİR İLÇELERE GEREKLİ HİZMETİ VERMİYOR”

F.E; Aydın’da sahada vatandaşlardan, STK ya da muhtarlardan size en çok hangi konulara dönük sorunlar aktarılıyor?

M.Y; Aydın’da muhtarlarla salgından önce 4 milletvekilimizle birlikte il başkanımızın başkanlığında zaman zaman toplantılar gerçekleştirdik. Bu toplantılarda muhtarların önümüze koydukları konular hep yerelle ilgili. Haklı olarak yerel yönetimden çözüm bulamayan muhtarlar hükümet temsilcilerinden çözüm arıyor. Bu noktada bize taş ihtiyacı, su, yol sorunu gibi konularla ilgili talepler de geliyor. Yerel yöneticilerin bazıları topu bize attığı için de zaman zaman hiç yetkimiz dâhilinde olmayan konular da bize aksettiriliyor. Muhtarlarımızın da kafası karışık. Sonuç itibariyle vatandaştan gelen sıkıntı yerel yönetimlerle ilgili. Bu sıkıntıyı aşmamız için yerel yönetimle ilgili yasa değişikliğiyle yetki paylaşımı konusunda gerekenleri aktardık. Büyükşehir ilçelere gerekli hizmeti vermiyor ve kesintiye uğratıyor. Bunun için küçük ilçelerin elinde olması gereken oransal gelirin biraz daha artırılması gerektiğini de ifade ettik. Bununla ilgili de ciddi çalışmalar yapıyor. Salgın döneminde esnaftan gelen tepkilere bakıldığında da çok azami düzeyde. Şu da var ki bazı zihni bozuklar salgını dahi Sayın Cumhurbaşkanımıza bağlıyorlar. Hükümetimiz salgın döneminde esnaftan, çiftçiye kadar gereken her desteği sağladı. Salgına dönük bakıldığında hükümetiz süreci de gayet iyi yönetiyor.

“SİYASETİMİZ YAPILANLARI KÖTÜLEMEK OLMAMALIDIR”

F.E; Aydın’da siyaset dili bazen türlü polemiklerle keskinleşiyor. Bu konulara da dair olmak üzere son olarak neler söylemek istersiniz?

M.Y; Halihazırda Aydın Şehir Hastanesi’nin yapımına başlandı ve hamdolsun bu da bizim dönemimize nasip oldu. Aydın Şehir Hastanesi toplamda yoğun bakımlar dahil bin 400 yataklı bir kompleks olarak hizmete girecek. İlk kez Türkiye’de bu hastane devlet eliyle yapılacak. Biz bu yatırımları yaparken ne var ki bazı muhalefet milletvekillerimiz ağza alınmayacak yakışıksız ithamlarda bulunuyorlar. Örneğin CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’ün evi barkı İstanbul’da. Aydın’da neler yapıldığını bilmiyor. Ben Aydın’ı çok iyi bildiklerini düşünmüyorum. Turizm salgın sebebiyle bu yıl Dünya’da sekteye uğrarken Türkiye genelinde olduğu gibi Aydın’da da istenen seviyelerde olmadı. Oysa tarımsal açıdan baktığımızda Türkiye tarımsal desteklemelerini kayıtlar sebebiyle zaman kaydırmaları dışında zamanında verdi. Bizim muhalefetteki milletvekili arkadaşlarımız kalkıyor ödenmesine rağmen şu yıldaki destekleme ödenmedi diyor. Bizim siyasetimiz kalkıp da yapılana rağmen yapılmadı diye kötüleyelim olmamalıdır. Şu anda muhalif kanattan herkes Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı nasıl deviririz hesabı yapıyor. Elbette Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmek zorunda değilsiniz ama yakın tarihte 2. Abdülhamit’in nelerle mücadele ettiğine bakarsanız Erdoğan’ın mücadele ettikleriyle esasen ne kadar birebir benzediğini de göreceksiniz.



26 Kas 2020 - 10:15 Aydin- Gündem

Muhabir Fatih Ergin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ali Develioğlu - Çıldır havalimanı’nın sivil uçuşlara da kargo uçuşlarına da ihtiyacı vardır. Ülkenin önemli bir havayolu şirketinde çalışan biri olarak bunu söylüyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 15:32


Aydin Markaları

Aydın Ses Gazetesi, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 213 16 50
Reklam bilgi


Anket Sitemizi nasıl buldunuz?