Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan tarihi kırılmanın yankıları sürerken, Aydın'da gözler yeni İl Başkanı Vasıf Süha Bayırlı'ya çevrildi. CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun geçtiğimiz hafta Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında aldığı kararla İl Başkanı Hikmet Saatçı ve yönetiminin görevden alınmasının ardından göreve atanan Bayırlı, il başkanlığı koltuğuna oturmadan önce yaptığı açıklamalarla gündeme damga vurdu.
"CUMA GÜNÜ TÜM DETAYLARI PAYLAŞACAĞIZ"
Ses Gazetesi'ne konuşan Bayırlı, devir teslim sürecinin ardından kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyeceklerini belirterek, "İl Başkanı Ankara'dan döndü. Kuvvetle muhtemel yarın bir hareket olur diye düşünüyorum. Devir işlemlerinin ardından cuma günü bir basın açıklaması yapmayı planlıyoruz. Milletvekilimiz Hüseyin Yıldız'ın da Ankara'dan dönmesini bekliyoruz. Programımızı buna göre şekillendiriyoruz" dedi.
"CHP'DEN AYRILANLAR HEP GERİ DÖNDÜ"
Milletvekilleri Süleyman Bülbül, Bülent Tezcan ve Evrim Karakoz'un yeni kurulan partiye geçeceğini öne süren Bayırlı, CHP tarihindeki ayrılık örneklerini hatırlatarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. CHP'den ayrılan birçok siyasi hareketin zaman içerisinde yeniden CHP'ye dönmek zorunda kaldığını savunan Bayırlı, "Geçmişte de CHP'den ayrılanlar oldu. Ayrılıp yeni partiler kurdular. Ama sonuçta hepsi yeniden Cumhuriyet Halk Partisi'ne dönmek zorunda kaldı. Çünkü CHP köklü bir parti, kolay vazgeçilecek bir yapı değil" ifadelerini kullandı.
"BABA OCAĞI DEĞİLSE NEDİR?"
Bayırlı'nın açıklamalarındaki en çarpıcı bölüm ise Özgür Özel'e yönelik sözleri oldu. Özel'in yıllarca CHP için "baba ocağı" ifadesini kullandığını hatırlatan Bayırlı, sert bir dille şunları söyledi: "Bugüne kadar bize CHP için 'baba ocağımız' diyorlardı. Şimdi ne oldu? Baba ocağını kendileri terk etti. O zaman insan ister istemez soruyor; demek ki orası baba ocağı değilmiş, menfaat ocağıymış."
"RÜZGARA KAPILIP GİTMEYİN"
Yeni partiye geçmeyi düşünen partililere de çağrıda bulunan Bayırlı, siyasette dönemsel rüzgârlara fazla güvenilmemesi gerektiğini söyledi. Muharrem İnce'nin kurduğu Memleket Partisi örneğini hatırlatan Bayırlı, "O dönemde de büyük bir rüzgâr vardı. Çok sayıda partili CHP'den ayrıldı. Ancak zamanla büyük bölümü tekrar CHP'ye dönmek zorunda kaldı. İnsanlar tercihlerini yapabilir, buna kimse karışamaz. Ama giderken köprüleri yakmamak lazım. Kapıyı tamamen kapatmadan, aralık bırakarak gitmek lazım. Çünkü yarın geri dönmek istediğinizde yüzünüz olsun" diye konuştu.
KUŞADASI'NDAKİ KLİMA KRİZİNİ HATIRLATTI
Kuşadası İlçe Örgütü'nde yaşanan görev değişiminin ardından ortaya atılan demirbaş tartışmalarına da değinen Bayırlı, yaşananları "ibretlik" olarak nitelendirdi. Kuşadası'nda görev değişiminden sonra klimaların söküldüğünü ve konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirten Bayırlı, Aydın İl Başkanlığı'nda benzer bir durum yaşanmasını beklemediğini ifade etti. "İl binasındaki tüm demirbaşları biliyorum. Hangi eşya var, ne durumda hepsine hâkimim. Şu an böyle bir risk görmüyorum ama olursa da gerçekten ayıp ederler" dedi.
"BU MALLAR CHP'NİN, KİMSENİN BABASININ DEĞİL"
Partiye ait malzemelerin yeni siyasi oluşumlara taşınamayacağını vurgulayan Bayırlı, açıklamalarında sert ifadeler kullanmayı sürdürdü. "Cumhuriyet Halk Partisi'nin malını mülkünü alıp yeni kurulan bir partiye taşıyamazsınız. Bunlar CHP'nin malı. Kimsenin şahsi mülkü değil. İnsanlar bağış yaparken ilçe başkanına ya da bir kişiye bağış yapmıyor; Cumhuriyet Halk Partisi'ne bağış yapıyor" diyen Bayırlı, Kuşadası'nda karşılaştıkları tabloyu da eleştirdi.
"İKİ PLASTİK SANDALYE BIRAKIP GİTMİŞLER"
Kuşadası'ndaki devir teslim sürecinde karşılaştıkları manzaranın şaşırtıcı olduğunu söyleyen Bayırlı, "Demirbaş defteri diye bomboş bir defter verdiler. Ne mühür var ne kayıt. Partiye ait malzemelerin büyük bölümü ortada yok. İki tane plastik sandalye bırakıp gitmişler. Bu gerçekten komik ama bir o kadar da üzücü bir tablo" ifadelerini kullandı.
"O ZAMAN BİNAYI DA GÖTÜRÜN!"
Bayırlı, CHP'nin taşınmazlarının da partiye ait olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Partinin malı partide kalır. Kuşadası'ndaki bina da, Aydın'daki il binası da Cumhuriyet Halk Partisi'nin malıdır. Kiralık yerler değil, tapulu mülkler. Eğer mantık buysa, o zaman binayı da götürün, tabelayı da söküp gidin bari!"



