HIV/AIDS konusunda önemli değerlendirmelerde bulunan ADÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serkan Öncü, dünyada HIV bulaşlarında belirgin bir azalma görülmesine karşın Türkiye’de tablonun ters yönde ilerlediğini, özellikle Ege Bölgesi’nde ve Aydın’da yeni vakalarla daha sık karşılaştıklarını söyledi.
Aydın’da polikliniklere neredeyse her hafta yeni HIV pozitif hastaların başvurduğunu belirten Öncü, “Dünyanın birçok yerinde AIDS hastalığı azalma eğilimindeyken Türkiye’de durum ne yazık ki tam tersi. Özellikle Ege Bölgesi’nde, İzmir ve Aydın gibi şehirlerimizde vakalar hızla artıyor. Sayı vermek net istatistikler açısından kafa karışıklığı yaratabilir ancak klinik ortamda her hafta sürekli yeni hastaların geldiğini net bir şekilde görüyoruz" dedi. Bazı hastaların ise sağlık kuruluşlarına geç başvurması nedeniyle enfeksiyonun ileri evrede tespit edildiğini ifade eden Öncü, erken tanı ve zamanında tedaviyle önlenebilecek kayıplara dikkat çekti.
HIV ARTIK KONTROL ALTINA ALINABİLİYOR
HIV’in bağışıklık sistemini hedef alan bir virüs olduğunu, AIDS’in ise tedavi edilmeyen HIV enfeksiyonunun ilerlemiş evresini ifade ettiğini belirten Öncü, modern tedaviler sayesinde HIV ile yaşayan kişilerin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürebildiğini vurguladı.
Ancak geç tanı ve tedavide gecikmenin ciddi sonuçlara yol açabildiğini belirten Öncü, HIV’in kontrol edilebilir olmasına rağmen geç kalındığında ölümcül sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.

ÖNYARGILAR TESTİ GECİKTİRİYOR
Öncü, toplumdaki yanlış inanışların HIV konusunda en önemli sorunlardan biri olduğunu belirtti. HIV’in belirli bir yaş, cinsiyet veya cinsel yönelimle ilişkilendirilemeyeceğini ifade eden Öncü, korunmasız cinsel temas yaşayan herkesin risk altında olabileceğine dikkat çekti.
Öncü, özellikle genç erişkinlerde korunmanın ihmal edilmesi, alkol veya madde kullanımı sonrasında kontrolsüz cinsel davranışlar ve riskin küçümsenmesinin bulaş ihtimalini artırabildiğini belirtti.
“PANİK DEĞİL, BİLİNÇ GEREKİYOR”
HIV konusundaki artışın toplumda korku ve paniğe yol açmaması gerektiğini vurgulayan Öncü, "Burada amacımız insanları paniğe sevk etmek kesinlikle değil. Örneğin bir kene ısırığı insanın kendi kontrolü dışında gerçekleşebilir ama bu hastalık tamamen kişilerin kendi kontrolünde ve alacağı tedbirlerle önlenebilir bir durumdur. Gökyüzünden taş yağacakmış gibi felaket tellallığı yapmıyoruz; sadece halkımızın tedbirli, dikkatli ve bilinçli olması gerektiğini hatırlatıyoruz. İnsanların gerçek durumu bilmesinde ve farkındalık kazanmasında büyük fayda var” diye konuştu.
Erken test ve erken tedavinin HIV ile mücadelede kritik önem taşıdığını belirten Öncü, günümüzde uygulanan tedavilerle virüsün baskılanabildiğini ve bulaştırma riskinin de çok büyük ölçüde azaltılabildiğini ifade etti.
“HIV BİR AHLAK MESELESİ DEĞİL”
HIV artışının ahlaki bir tartışma konusu değil, doğrudan halk sağlığı meselesi olduğunu belirten Öncü, damgalayıcı yaklaşımların insanların test yaptırmasını geciktirebildiğine dikkat çekti.
Öncü, özellikle Aydın gibi artışın belirgin olduğu bölgelerde HIV testlerinin yaygınlaştırılması ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini belirterek, “HIV konuşulmadıkça azalmaz” mesajını verdi.
Prof. Dr. Öncü, erken tanı, korunma ve zamanında tedaviyle HIV’in kontrol altında tutulabileceğini vurguladı.



