Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TÜGİAD Ankara Buluşması'nda yaptığı konuşmada ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Enflasyonun ana eğiliminde son dönemde gerileme yaşandığını belirten Karahan, fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar mevcut para politikası duruşundan geri adım atılmayacağının mesajını verdi.
SIKI PARA POLİTİKASINDA GERİ ADIM YOK
Enflasyon üzerindeki arz kaynaklı baskıların sürdüğüne dikkat çeken Karahan, iç talepteki yavaşlamanın ise fiyat artışlarını sınırlayarak dezenflasyon sürecine destek verdiğini söyledi.
Para politikasında günlük gelişmelerden ziyade orta vadeli görünümün dikkate alındığını vurgulayan Karahan, enflasyonla mücadele kapsamında gerekli parasal sıkılığın fiyat istikrarı tesis edilene kadar korunacağını ifade etti.
DOĞAL GAZ FİYATLARI SAVAŞ ÖNCESİNİN 3 KATINA ÇIKTI
Enerji maliyetlerindeki yükselişe de değinen Karahan, doğal gaz fiyatlarının savaş öncesindeki seviyelerin yaklaşık üç katına ulaştığını açıkladı.
Eşel mobil sisteminin enerji fiyatlarındaki artışın tüketici fiyatlarına geçişini sınırladığını belirten Karahan, koordineli politika uygulamaları sayesinde mayıs ayında enflasyonda yeniden düşüş eğilimine girildiğini kaydetti.
ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE GERİLEME SİNYALİ
Yıllık enflasyondaki düşüş hızının son dönemde zayıfladığını belirten Karahan, buna rağmen diğer harcama gruplarındaki iyileşmenin sürdüğünü dile getirdi.
Mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminde yükseliş yaşandığını, haziran ayıyla birlikte ise yeniden aşağı yönlü hareketin başladığını aktaran Karahan, ekim ayına ilişkin göstergelerin dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret ettiğini söyledi.
KİRA ENFLASYONUNDA DİKKAT ÇEKEN GERİLEME
Kira artışlarındaki yavaşlamanın hizmet enflasyonu açısından önemli bir gelişme olduğunu belirten Karahan, yıllık kira enflasyonunun bir yıl önceki yüzde 66 seviyesinden yüzde 40'ın altına indiğini açıkladı.
Kira kaynaklı fiyat baskısının giderek zayıfladığını ifade eden Karahan, yeni kiralama fiyatlarındaki değişimlerin TÜİK tarafından açıklanan verilere de yansımaya başladığını bildirdi. Bu göstergelerin kira enflasyonundaki düşüşün önümüzdeki dönemde de sürebileceğini ortaya koyduğunu kaydetti.
MAL FİYATLARINDA ARTIŞ SIKI PARA POLİTİKASIYLA SINIRLANDI
Uygulanan para politikasının tüketim harcamaları üzerindeki etkilerine değinen Karahan, iç talepteki yavaşlama ve Türk lirasının ılımlı seyri sayesinde mal enflasyonundaki yükselişin kontrol altında tutulduğunu belirtti.
Ekim ayındaki tüketici enflasyonunda taze meyve ve sebze fiyatlarının etkili olduğunu söyleyen Karahan, enerji ve diğer emtia fiyatlarında ise yukarı yönlü risklerin devam ettiğine dikkat çekti.
İÇ TALEPTEKİ ZAYIFLAMA SÜRÜYOR
Ekonomik göstergelerin iç talepteki zayıf görünümün devam ettiğini ortaya koyduğunu belirten Karahan, sıkı para politikasının enflasyon beklentilerindeki bozulmayı sınırladığını ifade etti.
Buna karşın yılbaşında beklentilerde gerçekleşmesi öngörülen iyileşmenin henüz sağlanamadığını vurgulayan Karahan, mevcut beklentilerin fiyat istikrarı hedefi açısından risk oluşturmaya devam ettiğini söyledi.
İHRACATTA GÜÇLÜ SEYİR, İTHALATTA YAVAŞLAMA
Ekim ayına ilişkin dış ticaret verilerini de değerlendiren Karahan, ihracatın bir miktar hız kaybetmesine rağmen güçlü görünümünü koruduğunu bildirdi.
Sıkı para politikasının iç talep üzerindeki etkisiyle ithalatın sınırlandığını belirten Karahan, tüketim ve yatırım malları ithalatında yatay seyrin devam ettiğini, ara malı ithalatında ise artış yaşandığını kaydetti. Cari açığın milli gelire oranının da yataya yakın seyrettiğini aktardı.
FON PİYASASINDAKİ ÇIKIŞLARA KARŞI ÖNLEM ALINDI
Son dönemde fon piyasalarında yaşanan hareketliliğe ilişkin de konuşan Karahan, finansal istikrarı korumak ve likidite koşullarını yönetmek amacıyla çeşitli adımlar atıldığını açıkladı.
Bu kapsamda teminat iskonto oranlarının düşürüldüğünü, haftalık repo miktarının artırıldığını ve bankaların limitlerinin yükseltildiğini belirtti.
Para piyasası fonlarından yaşanan çıkışların ÖST taleplerini azalttığını ifade eden Karahan, finansal piyasaların yakından takip edildiğini ve ihtiyaç duyulması halinde ilave tedbirlerin zamanında devreye alınacağını söyledi.
TÜRK LİRASININ PAYI YÜZDE 61'İ AŞTI
Türk lirasına yönelik güvenin finansal sistemdeki yansımasına da değinen Karahan, TL mevduatlarda belirgin bir artış yaşandığını bildirdi.
Para piyasası fonlarından çıkan kaynakların önemli bir bölümünün TL mevduatlara yöneldiğini belirten Karahan, Türk lirasının finansal sistem içerisindeki payının yüzde 61'in üzerinde bulunduğunu açıkladı.
REZERVLERDE 30 MİLYAR DOLARLIK ALTIN ETKİSİ
Merkez Bankası rezervlerindeki değişime ilişkin değerlendirmesinde ise Karahan, toplam rezerv düşüşünün 30 milyar dolarlık bölümünde altın fiyatlarındaki hareketlerin etkili olduğunu söyledi.
Jeopolitik gelişmelerin ekonomik riskleri canlı tuttuğuna işaret eden Karahan, enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların korunması ve fiyat istikrarının sağlanması için ihtiyatlı politika yaklaşımının sürdürüleceğini vurguladı.




