Geçtiğimiz yıl sokak iyileştirme çalışmaları kapsamında restorasyonuna başlanan ancak yarıda kalan evi, yaklaşık 30 yıldır burada ikamet eden Serap Çoban ve ailesi kendi çabalarıyla tamamladı. Yapılan tadilatın ardından ise ev yeni ve renkli yolculuk başladı. Hüseyin ve Betül çifti 7 yaşındaki kızları Ömür'ü telefondan uzak tutmak, el becerisini geliştirip üretim ve geri dönüşüm bilinci kazandırmak için atık malzemelerden boyama çalışmaları yapmaya başladı. Bu şekilde devam eden serüven evin tüm üyelerini içine alırken atık malzemelerden yeni renkli ürünler tasarlayan aile bu ürünleri tarihi evde sergiliyor.

"YAŞADIĞIN YERİ GÜZELLEŞTİR"
Ömür, bir yandan evin bahçesinde kendi diktiği limon ağacını sulayıp meyvelerini toplarken bir yandan da atık malzemelerden yeni ürünler tasarlıyor. Değer bilen ellerde küllerinden doğan bu tarihi Karacasu evinde hayata oturarak manzara eşliğinde hep birlikte kitap okuyup sohbet eden aile üyeleri çocuklarını telefondan uzak tutup kitap okuma alışkanlığı kazandırıyor.
Coğrafya Öğretmenliği mezunu olan, ataması yapılmadığı için kantin işletmeciliği yapan Hüseyin Çoban ve eşi Betül Çoban, nüfusu giderek azalan ve unutulmaya yüz tutan Karacasu'nun bu en eski mahallesinde 'yaşadığın yeri güzelleştir' düsturuyla sadece çocuklarına değil gören bütün gözlere güzel bir eğitim veriyor.

TELEFONDAN UZAK TUTMAK İÇİN BAŞLAYAN KEYİFLİ YOLCULUK
Evin bu renkli ve huzur dolu hale gelme hikayesini anlatan Hüseyin Çoban, sürecin aslında kızını dijital ekranlardan uzak tutmak ve ailece eğlenceli zaman geçirmek amacıyla başladığını ifade etti:

"Burası Cuma Mahallesi’nin bitimiyle Büyükdağlı Mahallesi’nin tam arasında yer alıyor. Kızım ekrandan ve telefondan biraz uzaklaşsın diye bu işe başladık. Başta çok bir fikrimiz yoktu ama o yaptıkça biz de heyecanlandık. Kullandığımız malzemelerin neredeyse tamamı geri dönüşüm ve atık malzemelerden oluşuyor. Amacımız hem çocuğu eğlendirmek hem de kendi imkanlarımızla mahallemize ve Kalecik’e bir değer katmaktı. Hiçbir ticari amacımız yok; isteyen herkes gelip çayımızı, kahvemizi içebilir, fotoğraf çekilebilir."

MİNİK ELLERDEN SANATÇI DUYARLILIĞINDA BÜYÜK USTALIK
Projenin ilham kaynağı olan Hüseyin Çoban’ın 7 yaşındaki kızı ise boyama yapmayı ve resim çizmeyi çok sevdiğini belirterek duygularını şu sözlerle dile getirdi:
"En çok sevdiğim şey resim yapmaktı. Evdeki atık kutulardan, nesnelerden boyamalar yaptık, saksıları renklendirdik. Arkadaşlarımın da telefonlardan uzaklaşıp evdeki malzemelerle resim yapmalarını, robotlar ve el işleri üretmelerini, bol bol kitap okumalarını tavsiye ederim. Burayı çok seviyorum ve herkesi evimize bekliyoruz."

ÖRNEK OLUYOR
Atık lastiklerin saksıya, eski testilerin süs eşyalarına dönüştürüldüğü ve duvarlarında el izi motiflerinin yer aldığı ev, komşulardan ve yoldan geçen vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Görenler evi cafe benzeri işletmeye benzetirken Çoban ailesi böyle bir niyetleri olmadığını ifade ediyor. Çoban ailesi, kapılarının huzurla gelen herkese açık olduğunu ve imkanı olan herkesin çevresini renklendirerek güzelleştirebileceğini belirtiyor.



