Sektörde yaşanan maliyet artışlarının sonbahardan itibaren tüketici fiyatlarına yansımaya başlaması bekleniyor. Asıl etkinin ise markaların sipariş ve üretim takvimleri nedeniyle gelecek yılın ilkbahar ve yaz aylarında mağaza raflarında daha belirgin hale gelebileceği belirtiliyor.

Mevduat faizleri geriledi: 1 milyon TL’nin 32 günlük getirisi ne kadar oldu?
Mevduat faizleri geriledi: 1 milyon TL’nin 32 günlük getirisi ne kadar oldu?
İçeriği Görüntüle

PAMUK VE POLYESTER FİYATLARI AYNI ANDA ARTIYOR

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, sentetik elyaf üretiminde kullanılan polyesterin maliyetini hızla artırdı. Savaş öncesinde pamuğa kıyasla daha düşük fiyatla işlem gören polyester, Çin’de son dört yılın en yüksek seviyelerine yaklaşırken, pamuk fiyatlarında da yukarı yönlü hareket görüldü.

Zara ve Pull&Bear gibi markalara üretim yapan Bangladeş merkezli Bloomy Fashions, savaşın ardından polyester iplik fiyatlarının yüzde 25'e kadar yükseldiğini bildirdi. Polyesterdeki fiyat artışı ve arz sıkıntısı alıcıları alternatif ham madde arayışına yöneltirken, bu durum pamuk fiyatlarının da iki yılın en yüksek seviyesine çıkmasına neden oldu.

Sektör temsilcileri, polyester ve pamuğun aynı dönemde pahalanmasının markaların bir elyaftan diğerine geçerek maliyetleri sınırlama imkanını azalttığına dikkat çekiyor.

Al Jazeera'nın aktardığı gelişmelere göre Alman kumaş üreticisi Kettelhack, maliyetlerinde yüzde 5 ila 8 arasında artış yaşandığını açıkladı. Hindistan merkezli Indo Count Industries ise maliyet baskısının yalnızca pamuk ve polyesterle sınırlı kalmadığını; boya, kimyasallar, petrol ve doğal gaz gibi birçok girdide de fiyatların yükseldiğini belirtti.

FABRİKALARIN KÂR MARJI DARALIYOR

Artan maliyetlerin önemli bir bölümü şimdilik üreticilerin üzerinde kalıyor. Temel bir gömleğin toplam maliyetinde ham maddelerin payının yaklaşık yüzde 60 olduğu belirtilirken, üretici fabrikaların kâr marjları yüzde 2-3 gibi oldukça düşük seviyelerde bulunuyor.

Küresel giyim talebinin zayıf seyretmesi ve markaların çok sayıda tedarikçiyle çalışabilmesi, fabrikaların artan maliyetleri fiyatlara yansıtmasını güçleştiriyor.

Bangladeş'in başkenti Dakka'daki Bloomy Fashions fabrikasında da bu baskının etkileri görülüyor. Siparişlerin askıya alınması nedeniyle üretim salonlarından birinin üç aydır kullanılmadığı ve şirket gelirlerinin gerilediği aktarılıyor.

Asya'daki ihracat verileri de sektör üzerindeki baskının boyutunu ortaya koyuyor. Dünya tekstil ticaretinin yaklaşık yüzde 4'ünü gerçekleştiren Hindistan'da hazır giyim ihracatı temmuz ayında yıllık bazda yüzde 4,5 azalırken, mali yılın ilk dört ayındaki düşüş yüzde 10,5'e ulaştı.

Yıllık yaklaşık 800 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Bangladeş'in Orta Doğu'ya yönelik ticaretinde ise ciddi bir yavaşlama yaşandığı belirtiliyor.

GİYİM FİYATLARI YÜZDE 20 ARTABİLİR

Yükselen maliyetlerle karşı karşıya kalan markaların önünde birkaç seçenek bulunuyor. Şirketler ürünlerde kullanılan ham maddeleri değiştirebilir, tasarımları sadeleştirebilir veya artan maliyetleri doğrudan tüketici fiyatlarına yansıtabilir.

İsveç merkezli Asket, ürün kalitesinden taviz vermemek için fiyat artışına gideceğini duyurdu. Zara'nın da bünyesinde bulunduğu Inditex ise brüt kâr marjları üzerindeki baskının devam etmesini beklediğini açıklarken, maliyetleri sınırlamak amacıyla taşıma yöntemleri ve tedarik kaynaklarında değişikliğe gideceğini bildirdi.

McKinsey analizleri ise maliyet baskısının tüketiciye yansıması halinde temel giyim kategorilerinde fiyatların yüzde 10 ila 20 arasında artabileceğine işaret ediyor.

Ancak sektörün önündeki en büyük sorunlardan biri, tüketicilerin artan yaşam maliyetleri nedeniyle giyim alışverişlerini erteleme ihtimali. Gıda ve enerji harcamalarındaki yükselişin hane bütçelerini sıkıştırması, markaların zam yapma kararlarını daha da zorlaştırabilir.

Kaynak: HABER MERKEZİ