zmir’de son günlerde yaşanan sismik hareketlilik yakından takip ediliyor. Kent ve çevresinde kaydedilen küçük ölçekli depremlere son olarak Karaburun açıklarında meydana gelen sarsıntı eklendi.
AFAD verilerine göre Ege Denizi’nde Karaburun açıklarında saat 20.51’de meydana gelen depremin büyüklüğü 3,4 olarak ölçüldü.
Kandilli Rasathanesi ise depremin büyüklüğünü 3,5, derinliğini yaklaşık 12-13 kilometre olarak açıkladı.
KARABURUN AÇIKLARINDA HAREKETLİLİK
Karaburun ve çevresi geçmiş yıllarda da art arda meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremlerle gündeme gelmişti.
Özellikle 2021 yılında bölgede yaşanan deprem hareketliliğinin ardından bilim insanları Karaburun-Midilli hattındaki fay sistemlerine dikkat çekmişti.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir de geçmiş değerlendirmelerinde Karaburun çevresinde meydana gelen depremleri bölgedeki Midilli Fayı ve bağlantılı fay sistemleri açısından ele almıştı.
KÜÇÜK DEPREMLER BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ Mİ?
Son günlerde art arda yaşanan sarsıntılar vatandaşlarda “Büyük bir deprem mi geliyor?” endişesine neden olurken, uzmanlar küçük büyüklükteki depremlerden hareketle kesin bir büyük deprem öngörüsü yapılamayacağına dikkat çekiyor.
3 ila 4 büyüklüğü arasındaki depremlerin tek başına daha büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmesinin bilimsel açıdan doğru olmadığı belirtiliyor.
Bununla birlikte Ege Bölgesi’nin aktif tektonik yapısı nedeniyle bölgedeki sismik hareketliliğin yakından takip edilmesi önem taşıyor.
KARABURUN, SEFERİHİSAR VE URLA’YA DİKKAT
Uzmanların geçmiş değerlendirmelerinde İzmir ve çevresindeki aktif fayların bilimsel veriler ışığında sürekli izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Özellikle Karaburun, Seferihisar ve Urla çevresindeki fay sistemleri, bölgedeki deprem araştırmalarında yakından takip edilen alanlar arasında bulunuyor.
Son günlerde yaşanan küçük ölçekli depremler doğrudan büyük bir depremin işareti olarak yorumlanamazken, İzmir ve Ege Bölgesi’nin deprem gerçeğine karşı yapı güvenliği ve afet hazırlığının önemini bir kez daha gündeme getirdi.



