1768 yılında Karacasu’da dünyaya gelen 1834 yılında hayatını kaybeden Süleyman Rüşdi, 66 yıllık yaşamında tasavvufi yönü, felsefesi ve edebi eserleriyle tanındı. Bugün eserleri Koç Üniversitesi Kütüphanesi, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Ankara Milli Kütüphanede muhafaza edilen Rüşdi'nin hayat hikayesinde filmlere konu olacak önemli detaylar daha bulunuyor. Yazdığı şiirler sayesinde sürgünden kurtularak memleketi Karacasu'ya dönen Rüşdi'nin bu durumuna Pınar Çalık'ın 2019 yılında Yemezzade Süleyman Rüşdi ve Pend-i Attar Tercümesi isimli eserde yer verildi. Kitapta bu konuda, "Yemezzade Süleyman Rüşdi efendi, halka pek çok hizmette bulunmuştur. Kasabaya su getirmiş, çeşmeler yaptırmış, tekke açmıştır. Yapılan bu güzel hizmetleri engellemek için pek çok suçlamalarda bulunmuşlardır. Kendisine karşı çıkanlar Rüşdi Efendi'nin kendilerine hakaret eden, çevreyi bozan, fitne çıkaran, meczup ve tehlikeli bir derviş olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu şikayetlerin sonunda İkinci Mahmut, Rüşdi Efendi'nin Kayseri'ye sürgüne gönderilmesi için ferman çıkarmıştır. Kayseri'ye yürüyerek sürgün edilen Rüşdi Efendi, kendisi ile alay edilmesi gibi pek çok zorluktan sonra irticalen söylediği şiirleri ile kıymetli bir zat olduğunu karşısındakine ispatlamıştır. Onu tanıyanlar, ona hürmet etmeye başlamışlar ve durumu padişaha arz etmişlerdir. Rüşdi Efendi, İstanbul'a İkinci Mahmut'un huzuruna getirilmiş, padişahın sevgisini ve hürmetini kazanmıştır. Padişah, Süleyman Rüşdi'nin suçsuz ve değerli bir zat olduğunu anlayarak onu bağışlamış ve Yemezzade Karacasu'ya dönmüştür. Rüşdi Efendi, Karacasu'ya döndükten sonra hizmetlerine devam etmiştir" ifadeleri yer aldı.

Yazdigi Siirler Sayesinde Surgunden Kurtuldu 474288 E2Bd43E87C66C4E8F48C5375E87Faec0

EFELİKTEN TASAVVUFA

Rüşdi’nin hayatı 2002 yılında Karacasu Belediyesi tarafından hazırlanan Hüseyin Kuruüzüm’ün kaleme aldığı türbe girişindeki hayata hikayesinde, “Dünya’da halkını iyiliklerle andıracak bir eser bırak diyen Süleyman Rüşdi 1768’de Karacasu’da bu mahallede doğdu. Karasüleymanoğullarından Yemezzade İsmail Ağa’nın oğluydu. Gençliği debdebe içinde geçti. Gençti, güçlüydü, herkes onu Mirzade olarak biliyordu. Bir dediği iki edilmiyordu. Etrafında silahlı adamları vardı. Bazılarına göre bu zamanlarda Rüşdi bir şaki, bazılarına göre bir derebeyiydi. Oysa Rüşdi Karacasu’da iyi bir eğitim almış, Karacasu’daki 7 medreseden birinde okumuştu. Rüşdi’nin hayatını değiştiren
olay 1801’de Nazilli’deki Uşşaki Şeyhi Muhammet Zühdi’nin yanına eğitim için gitmesiydi. Rüşdi’nin eğitimi yaklaşık 5 yıl sürdü. 1806’da güzellikler öğretmek üzere görevli bir şeyh olarak Karacasu’ya geri döndü. Türbesinin olduğu bu alanda tekkesini açtı. Tekkede bütün gayretiyle insanları eğitmeye çalıştı. Bununla kalmadı. Dini ibadet olarak görmeyip, fakirlik, susuzluk, salgın hastalık tehlikesi içinde olan Karacasu halkının kanalizasyon, su, hamam sorunlarıyla uğraştı. Kasabanın zenginlerini teşvik ederek, hamamı işler hale getirdi. Yeni çeşmeler açtırdı. Servetini bu yolda harcadı” ifadelerine yer verildi.

Aydın, Tepeli Pelikanların yuvası oldu Aydın, Tepeli Pelikanların yuvası oldu

Yazdigi Siirler Sayesinde Surgunden Kurtuldu 474288 E279176D2Cbcea2Eb045D1A7C5A7Bc9B

“HALKIN HAYATİ İHTİYAÇLARI İÇİN ÇABA GÖSTERDİ”

Ayrıca, “Dinin sadece günah-sevap, cennet- cehennem olarak anlatılmasına, halkın din ile korkutulmasına karşı çıktı. Allah’a korku ile değil aşk ile ulaşılabileceğini savundu. Padişah 2. Mahmut’un yenilik hareketlerine destek verdi, bunun için şiirler yazdı. Ama bu yenilikçi eylemlerinden rahatsız olanlar, 1826’da Yeniçeri Ocağının kaldırılışında onu da “bozguncu bir divane” diye İzmir muhassılı diye Lütfi Efendiye şikayet ettiler. Rüşdi Kayseri’ye sürüldü. Bir müddet sonra Kayseri’deki Mevlevi şeyhlerinin yardımıyla İstanbul’da padişahın huzuruna çıkarıldı. Padişah onu affetti. Rüşdi, Karacasu’ya izzeti ikramla döndü. 1834’te artık bu dünyadaki görevlerinin bittiğini, ebedi bir yolculuğa çıkacağını duyurdu. Bütün gelirlerini tekkeye vakfetti. 1834’te hakka yürüdü. Çalışır hale getirdiği hamam, kasabada açtırdığı çeşmeler, türbe, iki divanı, bir tıp kitabı onun çileli ama erdemli hayatını anlatmaya devam ediyor. Hakk’tan, halktan ve yenilikten yana olan bu seçkin Karacasulu’yu onun dediği gibi “Rahmet ile yad edip hatırdan feramuş eylemiyoruz” ifadelerine yer verildi” ifadeleri kullanıldı.

Yazdigi Siirler Sayesinde Surgunden Kurtuldu 474288 E6Caa5037B3Fcf474584013Bcc48F04B

Muhabir: Özgür Dedeoluk