Türkiye ekonomisinde fon piyasalarına ilişkin gelişmeler tartışılmaya devam ederken, yaşanan güven krizinin olası sonuçları gündeme geldi. Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, yatırım fonlarında ortaya çıkan sorunların finans piyasalarının dışına taşabileceğini belirterek vatandaşların alım gücü ve iş hayatı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.

Fon piyasasındaki belirsizliklerin uzamasının ekonomik maliyeti artırabileceğini ifade eden Yılmaz, yatırımcı güveninin yeniden sağlanamaması durumunda piyasalardaki dalgalanmanın daha geniş kesimlere yansıyabileceğini savundu.

Fon krizi zamları ve işsizliği tetikleyebilir

Finans piyasalarında yaşanan güven kaybının ekonominin diğer alanlarına da yayılabileceğini belirten Yılmaz, özellikle üretim maliyetleri, istihdam ve fiyatlar üzerinde oluşabilecek baskılara işaret etti.

Yatırımcıların birikimlerini fonlardan çekerek döviz, altın veya farklı tasarruf araçlarına yönlendirmesi durumunda ekonomiye kaynak sağlayan finansman kanallarının zayıflayabileceğini dile getiren Yılmaz, bunun şirketlerin finansmana erişimini zorlaştırabileceğini değerlendirdi.

Artan finansman maliyetlerinin işletmelerin üretim ve yatırım kararlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Yılmaz, yaşanabilecek gelişmelerin istihdam piyasasına ve tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali bulunduğunu ifade etti.

Yılmaz, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Fon piyasasında başlayan sarsıntı, üretim, istihdam ve fiyatlar üzerinden bütün vatandaşlara yayılabilir" ifadelerini kullandı.

Meclis ve Sayıştay'a denetim çağrısı

Fon piyasasında yaşanan sorunların tekrar etmemesi için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, mevcut sürecin yalnızca şirketler üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını savundu.

Zara, H&M, Mavi ve LCW'ye kumaş veriyordu: Tekstil devi iflasın eşiğinde
Zara, H&M, Mavi ve LCW'ye kumaş veriyordu: Tekstil devi iflasın eşiğinde
İçeriği Görüntüle

Başta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) olmak üzere ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının da incelenmesi gerektiğini belirten Yılmaz, risklerin neden zamanında tespit edilemediğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Ekonomide belirsizlik ortamının sürmesinin hem yatırımcı mağduriyetlerini hem de piyasalara duyulan güvensizliği artırabileceğini söyleyen Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sürece müdahil olması gerektiğini ifade etti.

Bu kapsamda Sayıştay'ın denetim birikiminden yararlanılmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, kamu kurumlarının izleme, değerlendirme ve hesap verme süreçlerinin daha etkin hâle getirilmesi çağrısında bulundu.

Ekonomide merkezi yönetim ve denetim tartışması

Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, değerlendirmelerinde Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ekonomik denetim mekanizmalarına etkisini de gündeme taşıdı.

Yeni yönetim modeliyle birlikte karar alma ve atama yetkilerinin merkezileştiğini savunan Yılmaz, bu yapının güçlü hesap verebilirlik mekanizmalarıyla desteklenmemesinin ekonomik riskleri artırdığını öne sürdü.

Yılmaz'a göre, sermaye piyasalarında benzer sorunların yeniden yaşanmaması için yalnızca mevcut krizin sonuçları değil, kurumsal denetimdeki olası eksiklikler de ele alınmalı.

Finans sistemine duyulan güvenin korunmasının ekonomik istikrar açısından kritik önem taşıdığını belirten Yılmaz, denetim açıklarının giderilmemesi durumunda gelecekte benzer krizlerle karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ