Karacasu

Tezgahta eşi, işin mutfağında kendisi: Çömlekçilikte kadın eli var

Aydın’ın Karacasu ilçesinde, geçmişi antik döneme kadar uzanan geleneksel çömlekçilik sanatı, tüm zorluklara rağmen ailelerin omuz omuz vermesiyle yaşatılmaya devam ediyor. Karacasulu ustalar bu zorlu kadim mesleği dayanışma içerisinde yaşatmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Abone Ol

Unutulmaya yüz tutan bu mesleği eşiyle birlikte sürdüren Burcu Öztürk, "Tozu toprağı çok ama biz bu işe gönül verdik" diyerek asırlık mirasın mutfağını anlattı.

​Karacasu’nun bereketli toprakları, usta ellerde hayat bularak Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışına ihraç ediliyor. İlçe ekonomisinin can damarı olan çömlekçilik, artık sadece bir zanaat değil, aynı zamanda bir aile dayanışması örneği olarak dikkat çekiyor. Bu dayanışmanın en güzel örneklerinden birini sergileyen Burcu ve Ümit Öztürk çifti, her sabah erken saatlerde atölyelerinin yolunu tutuyor.

​TOPRAKTAN TEZGAHA MEŞAKKATLİ YOLCULUK

​On iki yıl önce evlenerek bu mesleğe adım atan Burcu Öztürk, çömleğin en zahmetli aşaması olan toprak hazırlığını üstlenmiş durumda. Belediye tarafından sağlanan kuru toprakları taşlarından arındıran Öztürk, özel bir öğütme makinesinde toprağı kum haline getiriyor.

​İşin mutfağını anlatan Öztürk, "Bu makine olmazsa şekil vermeye elverişli çamur elde edemeyiz. Öğüttüğümüz toprağı suyla buluşturup çamur haline getiriyoruz. Ürünlerimizde sadece toprak ve su var, hiçbir katkı maddesi yok. Tozu, toprağı çok ama ben artık alıştım. Eşim tezgahta şekil verirken ben çamuru hazırlıyor, ürünlerin saplarını takıyorum. Bu iş tek başına yapılacak bir iş değil," dedi.

​"ÇOCUKLARIMIN EĞİTİMİNİ BU MESLEKLE KARŞILIYORUM"

​İki çocuk annesi olan Burcu Öztürk, bu mesleğin kendileri için sadece bir geçim kaynağı değil, çocuklarının geleceği olduğunu vurguladı: "9 ve 11 yaşındaki çocuklarımın eğitim masraflarını bu işten kazandığımız parayla karşılıyorum. Oğlum şimdiden işe çok yatkın, hafta sonları gelip bir şeyler yapmak istiyor. Bizden sonra bu bayrağı kim devralır bilmiyoruz ama biz severek yapıyoruz."

​"EŞİM EN BÜYÜK DESTEKÇİM"

​Mesleğe çocuk yaşta mahalle kültürünün içinde başlayan 41 yaşındaki Ümit Öztürk ise ustalığa giden süreci ve eşinin desteğini şu sözlerle dile getirdi: "Çıraklık ve kalfalıktan sonra usta olarak bu mesleği sürdürüyorum. Eşim çamurun hazırlanmasından fırınlanma aşamasına kadar her anımda yanımda. Aile dayanışması olmasa bu işi idame ettirmek çok zor olurdu."

KARACASU'DAN DÜNYAYA UZANAN KÖPRÜ

​Binlerce yıllık geleneksel yöntemlerle üretilen çömlekler, fırınlandıktan sonra alıcılarıyla buluşuyor. Hem yerel ekonomiye büyük katkı sağlayan hem de kültürel mirası diri tutan Karacasu çömlekçileri, herkesi bu emeği yerinde görmeye ve bir kahvelerini içmeye davet ediyor.