Sağlık vergisi” veya sağlık fonu olarak gündeme gelen sistem için Filipinler’in 2012 yılında başlattığı vergi reformu örnek gösteriliyor. Ancak henüz kesinleşmiş bir vergi oranı veya yürürlüğe girmiş yeni bir düzenleme bulunmuyor.
Türkiye’de tütünle mücadele kapsamında yeni düzenlemeler üzerinde çalışılırken dikkat çeken başlıklardan biri de sigara ve diğer tütün ürünlerinden sağlık hizmetleri için ek kaynak oluşturulması oldu.
Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder’in Türkiye gazetesine yaptığı açıklamaya göre değerlendirilen model; sigara, diğer tütün mamulleri, elektronik sigaralar ve ısıtılmış tütün ürünlerini kapsayabilecek.
Ergüder, tütün kullanımından kaynaklanan hastalıkların kamu sağlık sistemi üzerindeki ekonomik yükünün bir bölümünün sektör tarafından karşılanmasını amaçlayan bir “sağlık vergisi” modelinin üzerinde durulduğunu belirtti.
Bununla birlikte mevcut aşamada söz konusu uygulamanın kesinleşmiş bir yasa olduğu söylenemez. Verginin tutarı, hangi ürünleri hangi oranlarda kapsayacağı ve gelirlerin bütçeye nasıl aktarılacağına ilişkin kamuoyuna açıklanmış nihai mevzuat metni henüz bulunmuyor.
Sağlık Bakanlığının yürürlükteki 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı ise tütün kullanımını azaltmaya yönelik mali ve düzenleyici politikaları Türkiye’nin tütünle mücadele programının bir parçası olarak ele alıyor.
FİLİPİNLER MODELİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Türkiye’de tartışılan model için dünyadaki önemli örneklerden biri Filipinler.
Ülkede 2012 yılında kabul edilen Sin Tax Reform Law, sigara ve alkollü içeceklerdeki özel tüketim vergisi yapısını önemli ölçüde değiştirdi ve vergi oranlarını yükseltti.
Dünya Bankasının değerlendirmesine göre reformun ilk halinde artan vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 85’i sağlık alanı için tahsis edildi. Bu kaynağın büyük bölümü ulusal sağlık sigortası, koruyucu sağlık programları ve sağlık tesislerinin geliştirilmesi için kullanıldı. Düzenleme daha sonra 2019 ve 2020 yıllarında yeni tütün ve nikotin ürünlerini de kapsayacak şekilde değiştirildi.
Dünya Sağlık Örgütü de vergi artışlarının ülkede sigara kullanımının azalmasına ve sağlık finansmanının güçlenmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor.
Ancak “Filipinler’de sigara kullanımı yüzde 15’e düştü” ifadesi kullanılan veri setine göre değişiyor. Dünya Bankası, mevcut sigara içiciliği oranının 2009’daki yüzde 28,2 seviyesinden 2021’de yüzde 18,5’e gerilediğini bildiriyor. WHO’nun daha geniş “tütün kullanımı” göstergesinde ise Filipinler için 2025 tahmini yüzde 19,2 seviyesinde. Bu nedenle yüzde 15 oranını tek ve güncel ulusal oran olarak sunmak doğru değil.
PAKET BAŞINA EK ÜCRET GÜNDEMDE
Prof. Dr. Toker Ergüder’e göre Türkiye’de değerlendirilen sağlık fonu modelinin hayata geçirilmesi halinde sigara paketleri üzerinden ek bir mali kaynak oluşturulabilir.
Ergüder, böyle bir sistemin yıllık 40 ila 80 milyar TL arasında sağlık kaynağı sağlayabileceğini tahmin ediyor.
Bu rakam şu aşamada resmî bütçe hesaplaması veya kesinleşmiş vergi geliri değil; Ergüder’in önerilen modele ilişkin tahmini niteliğinde.
Oluşturulacak kaynağın koruyucu sağlık hizmetleri, sigara bırakma programları, aile hekimliği üzerinden verilen destekler ve tütün kullanımına bağlı hastalıkların oluşturduğu sağlık yükünün azaltılması amacıyla kullanılması öngörülüyor.
Benzer fonlama modelleri başka ülkelerde de bulunuyor. İsviçre’de örneğin satılan her sigara paketinden 2,6 İsviçre rappen Tütün Önleme Fonu’na aktarılıyor. Fon yıllık yaklaşık 12 milyon İsviçre frangıyla tütün ve nikotin kullanımının önlenmesine yönelik programları finanse ediyor.
ABD’DEKİ 206 MİLYAR DOLARLIK ÖRNEK NEYDİ?
Tütün endüstrisinin sağlık maliyetlerine finansal katkısına ilişkin en bilinen örneklerden biri de ABD’deki 1998 anlaşması.
Ancak bu süreç bazı haberlerde aktarıldığı gibi ABD Sağlık Bakanlığının açtığı dava sonucunda verilen 202 milyar dolarlık bir mahkeme cezası değildi.
1998 yılında 46 eyalet, Columbia Bölgesi ve bazı ABD toprakları ile dört büyük sigara üreticisi arasında Master Settlement Agreement adı verilen kapsamlı bir uzlaşma anlaşması imzalandı. Anlaşma, eyaletlerin sigarayla bağlantılı sağlık harcamaları için açtığı davaların sonuçlandırılmasını sağladı.
Anlaşma kapsamında şirketlerin ilk 25 yılda eyaletlere yaklaşık 206 milyar dolar ödeme yapması öngörülüyordu. Ödemeler sonraki yıllarda da devam edecek şekilde yapılandırıldı. Ayrıca tütün reklamları ve özellikle gençlere yönelik pazarlama konusunda önemli kısıtlamalar getirildi.
Türkiye’de gündeme gelen sağlık vergisi modeli ise henüz bu örneklerden hangisine ne ölçüde benzeyeceği belli olmayan bir hazırlık aşamasında bulunuyor.
Dolayısıyla sigara paketlerine ne kadar ek ücret geleceği, hangi ürünlerin kapsama alınacağı ve düzenlemenin ne zaman yürürlüğe gireceği ancak resmî taslak veya kanun metni açıklandığında kesinleşecek.




