Nişan törenlerinde takılan altın, bilezik, kolye ve benzeri ziynetlerin ayrılık sonrasında kime ait olacağına ilişkin uyuşmazlıklar yargıya taşınmaya devam ediyor.

Kırlıoğlu’ndan seçim sonrası dikkat çeken mesaj, “Bir daha ki dönem onları da bekleriz”
Kırlıoğlu’ndan seçim sonrası dikkat çeken mesaj, “Bir daha ki dönem onları da bekleriz”
İçeriği Görüntüle

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 122. maddesine göre nişanlılık evlilik dışında herhangi bir nedenle sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ailelerinin diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler, hediyeyi veren kişiler tarafından geri istenebiliyor.

Altın ve ziynetler geri istenebiliyor

Yargıtay’ın değerlendirmesinde, nişan hediyelerinin geri alınabilmesi için hediyenin “alışılmışın dışında” olması gerekiyor.

Yargıtay uygulamalarında nişan yüzüğü dışındaki altın, bilezik, kolye ve benzeri değerli ziynet eşyalarının kural olarak alışılmışın dışındaki hediyeler kapsamında değerlendirilebildiği görülüyor.

Bu tür hediyelerin iadesi talep edilirken nişanın hangi tarafın kusuruyla sona erdiğinin ayrıca belirlenmesi gerekmiyor.

Kanunda da hediyelerin geri verilmesine ilişkin düzenlemede kusur şartı bulunmuyor. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, bu durumda sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanıyor.

Yargıtay nişan yüzüğünü ayırdı

Karara konu uyuşmazlıkta taraflardan birine nişan sırasında 6 adet 22 ayar ve toplam 120 gram bilezik, 22 gram tuğralı kolye, 5 gram tektaş yüzük ve 5 gram alyans takıldığı belirtildi.

İlk derece mahkemesi, bu ziynetlerin toplam bedeli olarak belirlenen 67 bin TL’nin karşı taraftan tahsil edilmesine karar verdi.

Yargıtay ise nişan yüzüğünün diğer ziynetlerden farklı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Nişan yüzüğünün alışılmışın dışındaki hediye kapsamında bulunmadığı kabul edildiğinden, alyansın da iadesine karar verilmesi doğru bulunmadı ve yerel mahkeme hükmü bu yönden bozuldu.

Böylece nişan yüzüğü ile diğer altın ve ziynet eşyaları arasında hukuki açıdan önemli bir ayrım ortaya çıktı.

İade davasında 1 yıllık süreye dikkat

Nişan hediyelerinin iadesini talep edecek taraf açısından süre de önem taşıyor.

Türk Medeni Kanunu’nun 123. maddesine göre nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, ayrılığın üzerinden 1 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğruyor.

Hediyenin verildiğinin ve geri teslim edilmediğinin ise somut olayın özelliklerine göre tanık dahil farklı delillerle ispatlanması mümkün olabiliyor.

Bu nedenle nişanın sona ermesinin ardından altın ve ziynet eşyalarına ilişkin uyuşmazlıklarda hediyenin niteliği, kim tarafından verildiği ve talebin süresinde yapılıp yapılmadığı önem taşıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ