Yörük

Ced dimi araştırmaya karar verdim. Önce çocukluğumdan beri büyüklerimden dinlediklerimi, kitaptan okuduklarımı bir bir düşündüm. Dinlediklerim ve okuduklarım bir biriyle tam örtüşmese de birçok yerde benzerlik var. Bizim atalarımız konar göçer bir hayat yaşamışlar. Geçimini küçük baş havanlar ile sağlamışlar. İlkbahar bitmeden yaylaya, sonbahar bitmeden kışlaya yerleşmek zorundadır. Yoksa geçimini sağladığı havanlarını telef eder.
Yörük; konar-göçer olarak yaşar.
Bu göç yılda iki defa gerçekleşmek zorunda. Yol da doğum olur veya ölüm olur farketmez. Bu göç zamanında olması gerekir. Doğum ve ölüm olduğu zamam belki bir gün gecikebilir. Ölen kişiler en yakın yerleşkelerin mezarlarına defin edilirler.
Bizim atalarımız 1875 yılında padişah Abdül Aziz'in fermanıyla zoraki iskan edilmişler. Kışları batı menteşe dağlarında, bu günkü adıyla gandacık, baraklar, soğuk pınar ve teke asarı arasında kalan yerde. Yani büyük Menderes nehrinin güneyi ve beş parmak dağının kuzeyinde kalan bölge. Bu bölge Aydın ili sınırları içerisinde. Koçarlı, Çine ve Karpuzlu ilçelerindedir. Kışlak olarak havanlarını otlatıyorlar. Zamanı geldiğinde yaylaya göçüyorlar.
Yazları Akdağ ve Kumalar yaylasına göçüyorlar. Akdağ yaylası Afyonkarahisar Sandıklı, Denizli Çivril ve Uşak arsasında. Kumalar yaylası Sandıklı ve Şuhut ilçeleri arasında bir bölge. Bazen Akdağ bazende Kumalar yaylasında konaklarmış.
Bizim yörüklerin yerleşik düzene geçinceye kadar gayri menkülü olmamış. Çünkü yarın nereye sürüleceği veye kendi isteği ile nereye gideceği belli değil. Bu göçler olurken hem yaylaya hemde kışlaya otlaki ye yani bugünkü adıyla kira (icar) ödüyor. Göç esnasında geçtiği yerlere haraç ödüyor. Osmanlıya cizre (vergi) ödüyor. Cepheye Asker gönderiyor. Velhasıl yörük olmak, konar göçer olmak bu kadar meşakatli bir yaşam.
Doğu menteşe dağlarında varsak yörükleri Aydın, Çine, Yenipazar, Bozdoğan ve Karacasu bölgelerinde kullanmaktadırlar. Yayla olarak bazıları Aydın’da kalıp Madran dağında göçüyorlar. Bazıları Nazilli Karıncalı dağ yaylasına, bazıları da İzmir ili Ödemiş ilçesinde bulunan Bozdağ yaylasına göçüyorlar.
Bir kısım varsak yörükleri Germencik ve İncirliova'nın dağlarında kışlıyor. Yazında Kumalar ve Akdağ yaylasına göçüyor.
Bu yazdığım alan bana anlatılan ve benim duyduklarım doğru ise hepsi varsak(farsak) yörüğüdür. Hepsi benim akrabamdır.
Bizim yerleşik düzene geçmemize sebep olan olay nedir.?...
Bu 15. 09. 2020 tarihi itibariyle hayatta Denizli ili Honaz ilçesi Kocabaş mahallesinde ikamet eden Hacı Mustafa Koç amcamızdan dinledim. Aynı zamanda benimde umre arkadaşım. "Babamın dost meclisinde defalarca anlatırdı. 1873-74 yıllarında Dinar da yerleşik düzende yaşayan Kırtığ türkmen beyleri ile benim atalarım arasında bir anlaşmazlık çıkıyor. Bu anlaşmazlık çatışmaya dönüşüyor. Varsaklar avcılıkta mahirlermiş. Bizim varsaklar Kırtığ türkmen beylerinden kırk kişi öldürmüşler. Kırtiğ Türkmenleri bizden yani Varsaklardan üç kişi öldürmüşler. Bu olay üzerine Kırtiğ türkmenleri İstanbul'a padişah Abdül Aziz'e şikayete gidiyorlar. Şikayete gidildiğini öğrenince Varsaklarda kırk tane mezar yapıyorlar.

İstanbul'dan gelen heyet yani bilirkişiler her iki taraf dan eşit sayıda kişin telef olduğundan bu husumetin devam etmemesi için her iki tarafı sulh (anlaşma) etmişler." Osmanlının tarihin her döneminde iskan politikası uyguladığı bilinmektedir. Varsaklar ile Kırtiğ Türkmen beylerinin aralarında çıkardığı çatışma sonrası 1875 de tekrar ferman yayınlıyor. Bu ferman ile konar göçerlerin kışlaklarına zaptiye ( jandarma) dikiyorlar. Çünkü yörükler ilkbaharda yaylalara göçmek zorunda. İlkbaharda yaylara göçemezler ise havalar ısınınca küçük baş hayvanlar yürümez. Develer kervanı çekmez. Velhasıl hayvanlar telef olur. Bu durum yörük için tam bir felakettir. Öylede olmuş. Varsaklar yüzünden bir çok yörük mağdur olmuş.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nasuf Abalı Arşivi