Mevcut ekonomik şartlar altında üreticinin ve vatandaşın adeta çıkmaza girdiğini vurgulayan Paksoy, uygulanan yanlış politikaların yerli üreticiyi çöküşün eşiğine getirdiğini ifade etti.

​Zeytin sektörünün bu yıl çok ağır bir sezondan geçtiğini belirten Paksoy, artan maliyetler karşısında ezilen üreticinin çaresizliğini dile getirdi. Zeytin işçilik yevmiyelerinin yüksek maliyetler nedeniyle 2.000 liradan 1.500 liraya kadar düşürüldüğünü, buna rağmen üreticinin işçilik masrafını dahi karşılayamadığını söyledi. Topladığı ürünle girdi masraflarını çıkaramayan üreticilerin bahçeye girmek istemediğini aktaran Paksoy, sadece bankalara veya tarım krediye borcu olan çiftçilerin icra takibine düşmemek adına zararına zeytin satmak zorunda kaldığını vurguladı.

ŞEMSİ BAYRAKTAR'A SESLENDİ

​Son yıllarda mazot, su ve vergi kalemlerinde yaşanan fahiş artışlara dikkat çeken Paksoy, 3 yıl önce 50 lira olan mazot fiyatının 100 lira sınırına dayandığını belirterek, bu gidişatın sonunda birçok çiftçinin iş makinelerini dahi satmak zorunda kalacağını ifade etti.
​Konuşmasında ithalat politikalarını da sert bir dille eleştiren deneyimli üretici, Türkiye'nin Tunus ve Suriye'den zeytinyağı ithal eder konuma getirilmesine tepki gösterdi. Yerli üreticinin ürünü dalında dururken dışarıdan ithalat yapılmasının çiftçiyi mağdur ettiğini belirten Paksoy, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar’a da seslenerek, sadece açılışlara katılmak yerine sahaya inip halkın ve üreticinin çektiği sıkıntıları yerinde görmesi gerektiğini söyledi.

"EMEKLİ ARTIK TATİLE GİDEMİYOR"

​Tarımdaki çöküşün yanı sıra emeklilerin ve toplumun genel geçim sıkıntısına da değinen Paksoy, 34 bin lira emekli maaşı almasına rağmen alım gücünün ciddi şekilde eridiğini kaydetti. Eskiden tatile gidebildiklerini ancak bugün yapacakları yolculuğun yakıt hesabını dahi kat kat düşünmek zorunda kaldıklarını söyleyen Paksoy, özellikle büyükşehirlerde yüksek kiralarla yaşamak zorunda kalan emeklilerin durumunun içler acısı olduğunu belirtti. Kahvehanelerde oturan vatandaşların elektrik, su ve telefon faturalarını ödeyemediklerini gözlemlediğini aktaran Paksoy, "Ülke çağ atladı, milli gelir yükseldi" açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ve yetkililerin emeklinin cebine bakması gerektiğini vurguladı.

Karacasu, Kanal 7'de tanıtılacak
Karacasu, Kanal 7'de tanıtılacak
İçeriği Görüntüle

HAYVANCILIKTA DA DURUM AYNI

​Hayvancılık sektörünün de benzer bir felakete sürüklendiğini ifade eden Paksoy, artan yem ve yetiştirme maliyetleri yüzünden üreticilerin süt aldıkları damızlık inekleri kesime göndermek zorunda kaldığını söyledi. Uruguay, Polonya ve Macaristan gibi ülkelerden yapılan canlı hayvan ve karkas et ithalatının çözüm olmadığını belirten Paksoy, yabancı ülkelerden ithalat yapmak yerine desteğin doğrudan yerli köylüye verilmesi gerektiğini dile getirdi. Uygulanan tarım ve hayvancılık politikalarının temelden yanlış olduğunu savunan Cavit Paksoy, gelinen noktada ekonomik geminin karaya oturduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

Muhabir: ÖZGÜR DEDEOLUK