Konusunda uzman isimlerin konuşmacı olarak katılım gösterdiği programda, konuşmacılar, yaşadıkları kentlere dair tarihsel bilgiler verdiler. Katılımcıların, dernekleri ve bugüne kadar yayımlamış oldukları kitap ve dergileri hakkında da bilgi paylaşımında bulundukları etkinlikte, hazırlanan görsel sunumlar, davetlileri, Ege’nin tarihsel geçmişinde zaman yolculuğuna çıkardı.

Korfezin Tarihcileri Kusadasina Damga Vurdu 451002 Fc32815Afe24D8B9F472E5Df5C5B0Ec5

Merdiven Toplumsal Girişim ve Gelişim Derneği’nce, Kuşadası’na bağlı Davutlar’da, Cemevi Kültür Derneği Konferans Salonu’nda düzenlenen, ‘’Kuşadası Körfezi Yerel Tarihçiler Buluşması’’ adını taşıyan sunum ve söyleşi etkinliğine Gazeteci ve Yazar Hüseyin Asar, Kuşadası Yerel Tarih Araştırmaları Dergisi adına dergi sahibi ve Sorumlu Müdürü Ali Ergül ve Yazar Sedat Onar, Kuşadası F. Özel Arabul Kültür Merkezi ve Kent Müzesi adına KEGEV Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Sözer, Söke Tarih Araştırmaları ve Kültür Değerlerini Koruma Derneği adına İsmail Genç, Giritliler Federasyonu adına Yunus Çengel ile Aydın Eski Eserler Sevenler Derneği adına da Mehmet Özçakır katılım gösterdi. Kuşadası Merdiven Derneği üyesi Şenol Demir’in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinliğe Kuşadası, Söke, Davutlar ve Güzelçamlı’dan kalabalık bir tarihsever topluluğu katıldı. Davetlilerin zaman zaman oturacak yer bulamayıp, etkinliği ayakta izlediği gözlemlenen etkinlik sonunda, tarihçiler davetlilerin sorularını cevapladı.

Kuşadası ÇYDD Ödüllü Bir Yazarı Ağırladı Kuşadası ÇYDD Ödüllü Bir Yazarı Ağırladı

Korfezin Tarihcileri Kusadasina Damga Vurdu 451002 5Df43Ff1C75F2D9A79Bf79B98F34Cbd9

KÖRFEZ TARİHÇİLERİNİ TANIYACAĞIZ

Kuşadası Merdiven Derneği üyesi ve Araştırmacı Şenol Demir, Yerel Tarih nedir sorusuna açıklama getirerek başladığı konuşmasında, Yerel Tarih’in, tarihin muhtelif konularına dair dar ölçekli bir tarih yazım konusu olduğundan bahseden, ‘’19. yüzyılın ikinci yarısından sonra etkinlik kazanmaya başlasa da tarihsel kökenleri aslında 16. yüzyıl Avrupa’sında yatar. 16. ve 17. yüzyıllarda, çeşitli hanedanlıkların ve bölgelerin, dar ölçekli yerel tarih yazımları yapılmıştır. Bunda kendi tarihini yazdırmak arzusunda olan Aristokres’in, meşruiyet kazanmak isteyen dini güçlerin, kentsel meclislerin yavaş yavaş konuşmasının önemli bir rolü vardır. Başlangıçta amatör tarihçiler ve gönüllüler eli ile gerçekleşen yerel tarih yazımları, 19. yüzyılda, özellikle Victoria tarihi 1899’da, İngiltere vilayetler tarihi projesiyle birlikte 200 ciltlik bir yerel tarih yazımına yönelmiştir. 19. yüzyıldan 20. yüzyılda evrilirken, yerel tarih artık sistematik bir yöntem de kazanmıştır. Bizde genel tarih yerel tarihi çok fazla önemsedi mi bilemiyorum ama biz kişisel hayatlarımızı, evlerimizi, çalışma mekanlarımızı ve kentsel tarihimizi ne ölçüde bilebiliyoruz? Saat yönünde Seferihisar, Menderes, Selçuk, Kuşadası, Söke yani Kuşadası Körfezi dediğimiz tarihi hinterlantı, kuyumcu titizliğiyle çok büyük emekler sarf ederek de kendi kişisel imkanlarıyla bize tanıtmaya çalışan yerel tarihçilerimiz bugün tanıyacağız. Onların derneklerini yani kurumlarını, yapılarını aynı zamanda çalışmalarını gerek periyodiklerde dergi ve gazetelerdeki çalışmaları gerekse kitaplaşmış çalışmalarını tanıyacağız. Böylece, yerel tarih çalışanlarımıza da şükranlarımı sunmuş olacağız.’’dedi.

Korfezin Tarihcileri Kusadasina Damga Vurdu 451002 2F9873Bb2D7F3355F0Bacf1E81C90886

YEREL TARİHİMİZE SAHİP ÇIKARAK GELECEK NESİLLERE AKTARMALIYIZ

Aydın ve yöresiyle ilgili araştırmalar yapan, Gazeteci ve Yazar Hüseyin Asar’ın konuşması ile devam eden toplantıda, Asar, yerel tarihin öneminden bahsederek, ‘’Yerel tarihi öğrenmemiz ve insanlara sevdirmemiz lazım. Bunun yolu eğitimden geçiyor. Şöyle ki genel tarihten ayıran özelliği, yerel tarihin içine insan kavramı girer. İnsanlar ön plana çıkar. Onların yaptığı çalışmalar, anlattıkları hayat hikayeleri, onların başarıları yerel tarih için çok önemlidir. Biz, gençlere tarih anlatırken, genelden başlarsak yakın çevreden tarihi olayı anlatırsak tarihi daha iyi öğrenip severek öğrenirler. Bizde öyle olmuyor. Genel bir tarih çizgisi veriliyor ve çocuklar buna uyum sağlayamıyor, sevmiyor ve bundan sonra da tarihi sevmeyen tarihini bilmeyen bir nesil yetiştiriyoruz. Şimdi, tarihini bilmeyen bir nesil olduğu zaman bunların geleceği de tehlikeye girer çünkü bir ülkenin geleceğinin olması için tarihini bilmesi lazım. Bu konuda elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu konuda önem vermesi gereken, gerek merkez yönetim ve bağlı kuruluşlar gerekse yerel yönetimlerde ne yazık ki yeterli destek görülmüyor. Yazdığım kitaplarımın içerisine yerel tarih hakkında bilgiler ekliyorum. Örneğin Deve Güreşlerini, Güzelçamlı’nın doğal güzelliklerini ve tarihini, Kadıkalesi’ni ve buna benzer önemli yerel tarih bilgilere özellikle kitaplarımda yer veriyorum. Birçok araştırmacı, Kuşadası’nda çalışmalar yapıyor, evlerinde dosyaları hazır ama ne basan var ne ilgi gösteren var. Yerel tarihin gelişmesi ve bizden sonraki nesillere aktarılması çok büyük bir önem taşımaktadır. Bu noktada, herkesin bu konuda destek olması büyük önem taşımaktadır’’ dedi.

Korfezin Tarihcileri Kusadasina Damga Vurdu 451002 02712D68B96Cb37E2F6A60Bf763210Cc


Kuşadası F. Özel Arabul Kültür Merkezi ve Kent Müzesi adına KEGEV Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Sözer’in de bir konuşma gerçekleştirdiği toplantıda, Sözer, Kuşadası’nda bulunan ve Kuşadası için büyük önem ve değere sahip olan Kuşadası F. Özel Arabul Kültür Merkezi ve Kent Müzesi (KUAKMER), Sevil-Yaşar Altaş Kültür Merkezi ve Kuşadası Naci Akdoğan Okulları ile Kuşadası için büyük öneme sahip olan ‘’İkioklu Mahalle Şenliği’’nden söz etti.

Korfezin Tarihcileri Kusadasina Damga Vurdu 451002 B23271870829F7F643504Dcf5C9Afa85

‘’İKİOKLU MAHALLE ŞENLİĞİ’’ KUŞADASI’NIN TARİHİNİ AYDINLATIYOR

Şu an KUAKMER’in bulundu yer Kuşadası’nın en eski mahallelerinden bir tanesi olan Camiatik Mahallesi’nde yer alıyor. Bir zamanlar Kuşadası için çok önemli olan bu mahalle, zamanla önemini yitirmiş. Ev sahipleri de evlerini daha cazip ve yeni oluşan mahallelerdeki evlere taşınmak üzere terketmişler. KUAKMER, 30 yıl sonra terkedilen mahallede açtığımız bir kültür merkezi olma özelliğini de taşıyor. Mahalleliyle bir araya gelerek bir karar verdik. Bu mahalle madem bizim geçmişimiz o zaman sahip çıkmalıyız diye düşündük. İki yıldan beri mahalle şenliği yapıyoruz. Mahallenin önemini ortaya çıkartmak ve yetkililerin dikkatini çekmek için yapmak istedik bu şenliği. Mahalle hakkında iki ayrı kitap da yazıldı bu bağlamda. Yerel yazarlar ve fotoğrafçıların yardımıyla oluşturuldu ilk kitap ‘’Hatırlayan Mahalle’’. Mahallede yer alan evler, konaklar, camiler kısacası mahallede bulunan her bir kareyi konu etmeye çalıştık. Melek Sözer tarafından, mahallenin ve şenliklerin konu edildiği ‘’Hatırlayan Mahalle 2 - Ada’dan Yüzler Anılar’’ kitabımız daha basıldı. Kitapta gündeme getirilen mekanlarda bir zamanlar yaşamlarını geçirenlerle hala yaşamlarını sürdürenlerin öykülerine yer verildi. Amacımız, geriye dönüp baktığımız zaman bu kent için ne yaptık sorusuna cevap aramak aslında. Kuşadası bizim ve bu mahalle bizim. Bu değerlerimizi korumak ve kuşaktan kuşağa aktarmak için hep birlikte çalışmamız gerekli’’ dedi.

Korfezin Tarihcileri Kusadasina Damga Vurdu 451002 2567F3C530F9982C1600786Dcae7038A

SÖKE TARİHİNİ ÖĞRENİYOR

Tanışma toplantısında, Söke Tarih Araştırmaları ve Kültür Değerlerini Koruma Derneği adına konuşan Dernek Başkanı İsmail Genç, Derneğin 2019 yılında kurulduğundan bahsederek, ‘’ Çok büyük bir dernek değiliz ancak Söke’de, yerel tarih adına çok fazla çalışma yaptık. Genellikle sosyal projelere ağırlık veriyoruz. Amacımız, Söke’de tarih ve şehir bilincinin oluşmasıdır. Bu kapsamda, ‘’Söke Tarihini Öğreniyor’’ adını taşıyan 3 yıllık bir proje başlattık. 5000 öğrenci katılıyor programa ve öğrencilerimiz öğretmenleriyle birlikte Söke’nin tarihi yerlerini geziyorlar. Küçük yaştaki öğrencilerimiz tarihlerini bu sayede daha iyi bir şekilde öğrenmiş oluyorlar. Ortaokul ve lise öğrencilerimiz için de yine farklı gezi sınıfları hazırladık. Burada hazırlanan etkinliğin herkes açısından çok yararlı olacağını düşünüyorum’’ dedi. Cumhuriyet’in 100. yılı için özel olarak basılan, ‘’Kurtuluştan Cumhuriyet’e 100. Yıl Söke’’ adlı kitabının tanıtımını da yapan Genç, ayrıca, ‘’Kitabımız, Söke’nin Cumhuriyet döneminin anlatıyor. Son 21 gün İtalyan işgalinin hiç bir yerde bulunamayacak bilgilerini de içeriyor. Cumhuriyet döneminde, Söke’ye ilk gelen yenilikler, yaşantı gibi konuların hepsini kapsıyor. Kitapta biz kavramını öne çıkartmaya çalıştık ve buna önem verdik’’ dedi.

Korfezin Tarihcileri Kusadasina Damga Vurdu 451002 4Bd3560A29F39Bd25286027D0F60C173

KUŞADASI’NI, TÜRKİYE’DE GİRİT KÜLTÜRÜ’NÜN MERKEZİ YAPTIK

Giritliler Federasyonu adına konuşmasını gerçekleştiren Yunus Çengel ise, Giritliler Kültür Dostluk ve Yardımlaşma Derneği ismini kullanarak sözlerime başlamak istiyorum. Derneğimiz 2008 yılında kuruldu. Yöremizde, ben dördüncü kuşak göçmenim. Bizimkiler, 126 yıl önce, Sultan Abdülhamid döneminde gelmişler buralara. Yaklaşık 3-4 yıl Kuşadası’nda misafirhane ve camilerde kalmışlar. Osmaniye Mahallesi dediğimiz yerde, göçmenler için 108 konut ve okul ile hizmet binası yapılmış. Biz kültürümüzün yavaş yavaş yok olmakta olduğunu farkettik. Bunun için de bir dernek kurma kararı aldık. Diğer dernekler ne yapıyor diyeden çok ne yapmıyor kısmıyla ilgilendik. Türkiye’de Giritliler’i bir araya getirmek için Giritliler Festivali’ni gerçekleştirdik. Ortak bir haberleşme ağı kurmak için Giritliler Gazetesi’ni yayınlamaya başladık. Sempozyumlar düzenledik. Önceleri dernek adına yaptığımız etkinlikleri artık Federasyon adına düzenliyoruz. Kültürümüze sahip çıkmak adına biraraya gelmemiz gerektiğine inandık her zaman ve bu kapsamda da çalışmalar yaptık. Geçmişimizi karanlıktan aydınlığa çıkartabilmek adına yapıyoruz tüm çalışmalarımızı. Kuşadası’nı Girit kültürünün merkezi yaptık Türkiye’de. Örneğin, Davutlar tamamen bir göçmen yerleşkesi. 1878’de Çerkezler, 1898’de Giritliler, 1936’da Romanya-Bulgaristan sınırındaki Türkler geliyor Davutlar’a. Çeşitli mahallelere yerleştirilmişler ve yaşamlarını buralarda sürdürmüşler. Oradaki eski evleri hep Atatürk yaptırmıştır. O evlere maalesef hiç sahip çıkamadık ve yeni, modern binalarla değiştirdik. Davutlar sadece göçmenler için değil Hristiyanlar için de önemli bir yerdir. Mesela Kurşunlu Manstırı var ve bugün tarihi önemini hala korumakta. Konular çok fazla olduğu için ben de bu noktada iki kitap yazdım. Elimde varolan kayıtları bu kitaplarımda topladım.İkinci kitabımın çalışmaları halen devam etmekte.

Aydın Eski Eserler Sevenler Derneği adına konuşan Mehmet Özçakır’da konuşmasında, ‘’Buluşmanın en doğusundaki Efeler ilçesinden geldim. Derneğimizi ve neler yaptığımızı, yapacağımızı sizlere aktarmaya çalışacağım. 2008 yılından sonra mesleğim gereği, bütün tarihi bina ve yapıların nasıl binlerce yıl ayakta durduğunu ve günümüzde de depreme karşı ne kadar dayanıksız binalar olduğu çelişkisinin ben de yarattığı duygusuyla çalışmalarıma başladım. Tarihi eser sevgisini zaten köklerde de var olmalı ki emekliliğinden sonra bulunduğumuz zamanla da devam etti. Derneğimiz, 1974 yılında kurulmuş, yarım asır Aydın’ın ilk sayılı 10-15 derneğinden birisidir. Efeler’le ilgili ve genel olarak ta Aydın’la ilgili derneğimizin çalışma sahası çok geniş. Her türlü etnografik, güncel, atamızdan, babamızdan, tavan arasından, bodrumdan bulduğumuz eski eserlerden tutun, arkeolojik ve somut olmayan kültürel mirasımız da dahil olmak üzere bu yörelere ait çalışmalarımızı kapsıyor’’ dedi.

AYDIN’DA GEZİLECEK ÇOK ÖNEMLİ BİR TARİH VAR

İçimizdeki sevgi ve merak Kuşadası'ndan başlayarak Davutlar’dan, Söke'den Aydın'a doğru, Efeler’e doğru ve bizim de daha doğumuza doğru devam ediyor. Çünkü bu bilinç artık yerleşmeye başladı. Nazilli’ye gidenlerimiz varsa orada şehir merkezindeki eski Demirci Efe Mehmet Efendi Konağı’nın, Nazilli Etnografya Müzesi’ni gezmenizi öneririm. Cumhuriyetimizin 100 yılında biz de Aydın’da bir Kuvayi Milliye Müzesi’ne nihayet kavuştuk. Bundan 10 yıl öncesine de Aydın Ticaret Odası’nın bu hareketi başlatacak bir kültür evi var. Yani valiliğe geldiğinizde, top yatağı dediğimiz o askeri tesisine çıkan varyantları üzerinde iki tane ve diğerlerinde birbirlerine yakın, çevresel açıdan çok güzel bir kültür gezisi yapılabilecek bir yer. Tabi bu imkansızlıklarımız içinde derneğimizi bilen, sosyal medyadan duyan arkadaşlarımız Aydın dışından Aydın’la ilgili araştırma yapanlar, üniversitemizin İletişimi Tarih Bölümü öğrencileri bize yönlendiriliyor. Hasbel kader akademik bir çalışma olmasa da sözel tarihi anlamında Aydın’la ilgili birikimlerimiz onların araştırmalarında çok kez yer aldı.

YEREL TARİH DERGİSİ İLE KUŞADASI’NIN GEÇMİŞİNİ AYDINLATTIK

Kuşadası Yerel Tarih Araştırmaları Dergisi sahibi ve Sorumlu Müdürü Ali Ergül’ün de konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda, hazırlayıp sunduğu Kuşadası’na dair slayt sunumu ile Kuşadası’nda tarihi konu ettikleri ‘’Yerel Tarih Dergisi’’ni tanıttı. Sunum sonrası konuşan Ergül, ‘’Bir sinerji yaratmamız lazım. Bir define arayıcısı bir antika madeni para bulduğu zaman nasıl seviniyorsa biz de yöremize ait bir fotoğraf ya da belge bulduğumuzda ondan daha çok seviniyoruz. Geçmişle bağımızın daha kuvvetlendiğini düşünüyoruz. 67 yılında Kuşadası’na geldim. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü mezunuyum. Üniversite’de ki hocalarımın bana aşıladığı tarih sevgisi ve ilgisiyle sürekli tarih ile ilgili belgeler toplamaya başladım. Kuşadası’nda, ‘’Yerel Tarih Dergisi’’ni çıkartıyoruz. İlk sayımız 2008 yılında çıktı. Yerel tarih ile ilgili ilk fikirler, Kuşadası yerel tarihinin parçaları olan mekanların, kişilerin, belge ve bilgilerin her geçen gün yok olmasının yarattığı endişeden dolayı bu konuya duyarlı ve meraklı bir avuç aydının bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Yerel tarih ile ilgili ilk çalışmalar 80’li yıllarda başlamıştır. Kuşadası, yerel tarih anlamında, bünyesinde çok fazla konu barındırıyor. Köklerine inmek insanları güçlü kılıyor. Bu noktada, Kuşadası’nda o kadar fazla aileye dokunarak geçmişleri ile buluşturduk ki. Kuşadası’nın geçmişinden bugüne var olan tarihini de aynı biçimde araştırarak tarihe ışık tutmaya çalıştık. Amacımız Kuşadası tarihini korumak ve gelecek nesillere aktarabilmek. Elimizde bugüne kadar topladığımız sayısız kayıt, belge, fotoğraf var. Bunlara sahip çıkılmasını istiyoruz. Her biri Kuşadası’nı anlatan değerlerden oluşuyor.Bunca belge sahiplenilmedikçe sonra yok olup gider’’ dedi.

KUŞADASI TARİHİ BÜNYESİNDE BULUNDURAN BİR CEVHER

Hazırlamış olduğu görsel sunum ile Kuşadası’nın yerel tarihine farklı bir ışık tutan Yazar Sedat Onar, kendisini tanıtarak başladığı sözlerinde, ‘’Kuşadalıyım ve uzun yıllar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli kademelerinde asil milletimize hizmet ettikten sonra emekli olup, ilçemize dönen ve ata toprağına yerleştim. Onar, Kuşadası için gecesini gündüzüne katıp araştırmalarda bulunmaktadır. Kuşadası Yerel Tarih Dergisi yazar kadrosunda olan ve yaptığı araştırmaları bu dergide yayınlayan Onar’ın, otuz altı tanesi yabancı  seyyahın  kaleminden çıkmış, Kuşadası izlenimleri olmak üzere toplam 44 adet araştırma dosyası bulunuyor. Hazırladığı görsel sunuma, 1880 yılı Güzelçamlı tarihini anlatarak başlayan Onar, Kuşadası’nın yerel tarihini; geçmişten bugüne yaşanan en önemli ve tarihe damga vuran konuları davetlilerle paylaştı.

Kaynak: AYLİN ESER