Gündem

Karacasu'da araziler su altında: "Su çıkmaz dediler, emeğimizi sulara gömdüler"

Karacasu Barajı’nın su seviyesinin yükselmesiyle sadece araziler değil, umutlar da sular altında kaldı. Mağduriyetini dile getiren mahalle sakinlerinden Nurgül Dumanoğlu, yetkililer tarafından yanlış yönlendirildiklerini iddia ederek; "Zeytinleri köklemeyin, buraya su çıkmaz dediler; şimdi hepsi sular altında kaldı. Emeğimiz boşuna gitti" dedi.

Abone Ol

​Güzelköy Mahallesi’nde baraj sularının yükselmesiyle yaşanan dramın boyutu her geçen gün ağırlaşıyor. Sorunlarını dile getiren vatandaşlar, yıllarca emek verdikleri ağaçlarının ve topraklarının göz göre göre yok oluşunu izliyor.

​"ZEYTİNLERİME YAZIK OLDU"

​Barajın yapım sürecinde ve sonrasında yaşadıkları belirsizliği anlatan Nurgül Dumanoğlu, zeytinliklerinin başına gelenleri şu sözlerle özetledi:

​"6 dönümden fazla yerimiz vardı; zeytinler, cevizler... Hepsini çelikten yetiştirip dikmiştik. 'Bu zeytinleri kökleyelim mi?' diye sorduk. 'Köklemeyin, buraya su çıkmaz, biz her ihtimale karşı istimlak ediyoruz' dediler. Madem öyle, 'kökle' deselerdi ben de zeytinlerimi kurtarırdım. Üstüne bir de budak parası verip budattırdım. Şimdi hepsi gitti, arayan yok, soran yok."

​YILLARIN EMEĞİ BOŞA GİTTİ

​İstimlak bedellerinin düşüklüğünden ve plansızlıktan şikayet eden Dumanoğlu, 20 yılı aşkın süredir emek verdikleri arazilerinin karşılığını alamadıklarını belirtti:

​"6 dönüm yere 35 bin lira para verip istimlak ettiler. 'Sizin oraya su çıkmayacak' dedikleri yerleri şimdi su bastı. Bir fidan kaç senede yetişiyor biliyor musunuz? Emeğimiz boşuna gitti. Daha önce de benzer bir durum olmuştu ama ders alınmadı."

​"SU İÇİNDE SUSUZLUK ÇEKİYORUZ"

​Barajın dibinde susuzluk çekmenin tarif edilemez bir çelişki olduğunu vurgulayan Dumanoğlu, sulama kanallarının da devre dışı kalmasıyla çaresiz kaldıklarını söyledi:
​"Kanaldan bize su vermiyorlar. Geçen sene koca ceviz ağaçlarını çeşme suyuyla sulamak zorunda kaldım. Şimdi kanalı da su bastı, bu sene tamamen iptal oldu. Altımız su, üstümüz su ama biz susuzluktan kuruyoruz."

​​Barajın işletme programında "maksimum su seviyesi" öngörülmesine rağmen, vatandaşa "su buraya çıkmaz" denilmesi, bölge halkının ağaçlarını kurtarmasına engel oldu. Bu durum, bölgedeki tarımsal kaybın boyutunu daha da artırdı.