Aydın’da faaliyetlerini sürdüren Özel Medinova Hastanesi’nde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ş. Öner Şavk, kalça ağrısı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Vatandaşları kalça ağrısı hakkında uyarılarda bulunan Prof. Dr. Şavk, kalça ekleminde kireçlenmeye de dikkat çekti.
"EKLEM YÜZEYLERİ ZARAR GÖRÜR"
Kalça ekleminde kireçlenmenin tıbbi adıyla kalça artrozu (koksaartroz), özellikle ileri yaş grubunda sık görülen, ilerleyici ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen önemli bir eklem hastalığı olduğunun altını çizen Şavk, “Çoğu zaman yavaş ilerlemesi nedeniyle başlangıçta hafife alınan bu rahatsızlık, zamanında müdahale edilmediğinde günlük yaşam aktivitelerini belirgin şekilde kısıtlayabilir. Kalça eklemi, eklem yüzeylerini kaplayan ve hareket sırasında sürtünmeyi azaltan kıkırdak doku sayesinde rahat ve ağrısız hareket eder. Ancak bu kıkırdak dokunun çeşitli nedenlerle incelmesi, aşınması veya kaybolması sonucunda eklem yüzeyleri zarar görür ve kireçlenme (koksaartroz) gelişir. Bu süreçte ağrı, hareket kısıtlılığı ve eklem sertliği kaçınılmaz hale gelir.” dedi.
“BELİRTİLER ERKEN DÖNEMDE İPUCU VERİR”
Kalça artrozunun en erken belirtileri arasında kasık ve uyluk bölgesinde başlayan, zamanla dize doğru yayılan ağrının yer aldığını kaydeden Şavk, “İlerleyen dönemlerde kalça hareketlerinde kısıtlılık, yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma görülür. Topallama çoğu zaman hastanın kendisinden önce yakınları tarafından fark edilir. Hastalığın ileri evrelerinde ise istirahat halindeyken bile ağrı ortaya çıkabilir.” diye konuştu.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Yaşın ilerlemesi en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu dile getiren Şavk, “Bunun yanı sıra aşırı kilo, ağır çalışma koşulları, ailede benzer rahatsızlık öyküsü, geçmişte kalça eklemini ilgilendiren kırık veya çıkıklar da kalça kireçlenmesi artrozu gelişme riskini artırmaktadır.” şeklinde konuştu.
“DOĞRU TANI TEDAVİNİN ANAHTARIDIR”
Tanı sürecinde ayrıntılı bir ortopedik muayenenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Şavk, “Röntgen başta olmak üzere manyetik rezonans (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleri ile hastalığın evresi net olarak belirlenir ve tedavi buna göre planlanır.” ifadelerini kullandı.
“TEDAVİ HASTAYA ÖZEL PLANLANIR”
Kireçlenme(koksaartroz) tedavisi, hastalığın evresine göre cerrahi dışı ve cerrahi yöntemler olarak iki gruba ayrılır. Erken evre hastalarda fizik tedavi uygulamaları, ağrı kesici ilaçlar ve eklem içi enjeksiyonlar ile şikâyetler kontrol altına alınabilir. Ancak ileri evre vakalarda cerrahi tedavi kaçınılmazdır.
“ERKEN TANI YAŞAM KALİTESİNİ KORUR”
Erken tanının önemli olduğunu belirten Şavk, “Kalça ağrısı, hareket kısıtlılığı ve yürüme zorluğu yaşayan bireylerin bu şikâyetleri ihmal etmemesi büyük önem taşır. Erken tanı ve doğru tedavi ile kireçlenme (koksaartroz) kontrol altına alınabilir ve hastalar aktif, ağrısız bir yaşama yeniden kavuşabilir.
Bu noktada total kalça protezi ameliyatı, hastaların ağrısız hareket edebilmesini sağlayarak yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır.” dedi.
“TOTAL KALÇA PROTEZİ İLE YAŞAM KALİTESİ ARTAR”
Cerrahi yöntemler denince akla Total Kalça Protezi’nin geldiğini kaydeden Şavk, “Total kalça protezi ameliyat yöntemleri ve hastaya kullanılan protezler teknolojik yöntemlerin gelişmesi ile birlikte çok ilerleme kaydetmiştir. Özellikle protezlerin yüzey kaplamaları ve hareketli kısımların özellikleri protezin hastada uzun süre kalmasına yardımcı olmuştur. Son yıllarda ise en büyük gelişme tüm robotik sistemlerde kalça protez cerrahisinde kullanıma girmiş olmasıdır.” şeklinde konuştu.
ROBOTİK KALÇA CERRAHİ NEDİR?
Robotik kalça cerrahisi hakkında bilgiler veren Şavk, “Robotik kalça cerrahisi, ameliyat sırasında bilgisayar ve robotik sistemin birlikte çalıştığı bir yöntemdir. Ameliyat robot tarafından yapılmaz ama robot ameliyatı yapan cerrahın yaptığı ölçümlerin mümkün olan en iyi şekilde olması için yönlendirir. Son yıllarda kalça protezi cerrahisinde robotik sistemlerin kullanımı önemli bir gelişme sağlamıştır. Robotik kalça cerrahisinde ameliyatı robot değil, cerrah gerçekleştirir; robotik sistem cerraha ölçüm, planlama ve yerleştirme aşamalarında rehberlik eder. Böylece protezin ideal açıyla yerleştirilmesi, bacak boyu farkının azaltılması ve eklem dengesinin daha doğru sağlanması mümkün olur. Robotik cerrahi, protezin ömrünü uzatması, iyileşme süresini kısaltması ve daha güvenli cerrahi sağlaması açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Ancak her merkezde bulunmaması, maliyetinin daha yüksek olması ve deneyimli cerrah gerektirmesi yöntemin sınırlılıkları arasında yer almaktadır.” ifadeleri kullandı.