Eşsiz bitki örtüsü, masmavi denizi, sayısız türde bitki örtüsü ve canlı yaşamına yaptığı ev sahipliği ile bilinen Kuşadası, özellikle son yıllarda artan çevre felaketi ile başta kent sakinleri olmak üzere, doğasever ve yürüyüş gruplarını da isyan ettirdi. Kent merkezine bağlı mahalle ve köylere yakın rotalarda yürüyüş yaparak, doğa ile iç içe zaman geçirmek isteyen vatandaşları son günlerde artan çöp, inşaat ve evsel atıklar karşılıyor. Doğanın kalbinde oluşan çevre kirliliği kentte tepkilere yol açarken, vatandaşlar yetkililerden konu kapsamında önlem alınmasını talep etti.
''YÜRÜYÜŞ PARKURLARIMIZI ÇÖPLER YÜZÜNDEN DEĞİŞTİRİYORUZ''
Kuşadası'nda, yaz ve kış sezonları boyunca düzenledikleri doğa yürüyüşü etkinlikleriyle kentin doğal güzellikleri, bitki örtüsü, denizi, canlı popülasyonu ve muhteşem dağlarını doğaseverlerle buluşturan Kuşadası Güzelçamlı Dağ Çileği Yürüyüş grubu profesyonel rehberi ve TEMA Güzelçamlı sorumlusu Kemal Arı, açıklamasında, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce doğaya bırakılan evsel atıklar, plastik şişeler, inşaat molozları, cam şişeler ve günübirlik yapılan piknik faaliyetlerinden arta kalan çöplerin doğaya büyük zarar verdiğini belirtti. Yürüyüş parkurlarını ve güzergahlarını çöpler yüzünden sürekli değiştirmek zorunda kaldıklarını belirten Arı,''Biz buraya nefes almaya, doğayla kucaklaşmaya geliyoruz ancak her adımda bir plastik atığa, cam kırığına, evsel büyük hacimli eşyalara, sigara izmaritlerine, kırık fayanslara ve inşaat molozlarına rastlıyoruz. Bu sadece görsel bir kirlilik değil, aynı zamanda olası bir yangın davetiyesi ve yaban hayatına doğrudan saldırıdır. Davutlar, Güzelçamlı, Kirazlı, Yaylaköy, Latmos rotaları ve Dilek Yarımadası yakınlarındaki patikalarda biriken çöpler her geçen gün artıyor.'' dedi.
''DOĞAYA AYAK İZİMİZDEN BAŞKA İZ BIRAKMAMALIYIZ''
Kuşadası ve bölgede doğa yürüyüşleri yapan çok sayıda dernek ve kulüp olduğunu belirten Arı, ayrıca, gruplara kent dışından doğaseverlerin de katıldığınız belirterek,''Düzenli olarak farklı güzergahlara yürüyüş yapıyoruz. Kuşadası dışından da kentimizin doğal güzelliklerini merak eden doğaseverler aramıza katılıyor. Yürüyüşe katılan herkes yanına büyük çöp torbalarından alıyor. Doğa ile içiçe gezimizi yaparken diğer yandan da çöp topluyoruz. Vicdanımız bu şekilde bırakıp eve dönmeye razı gelmiyor. Küçük ebatta çöp ve atıkları topluyoruz ancak koltuk, araba lastiği, moloz yığınları gibi atıkları maalesef kaldırıp ormanın içinden çıkartamıyoruz. Ormana atılan cam kırıkları, güneş ışığını yansıtarak orman yangını riskini yüzde 80 artırıyor. Plastik atıklar, toprağa karışarak endemik bitki türlerine zarar veriyor. Moloz yığınları ise doğal yürüyüş parkurlarını kullanılamaz hale getiriyor. Güzelim doğanın içinde yapılan piknik faaliyetlerinden sonra, yenilen yemeklerin ve içilen içeceklerin çöpünü ormana bırakmak hiç doğru bir davranış değil. Yürüyüş grupları olarak, yerel yönetimlere seslenerek caydırıcı cezaların uygulanmasını talep ediyoruz. Doğayı sevmek sadece fotoğraf çekmek değildir, onu korumaktır. Doğa, yarınlarımıza bıraktığımız en güzel emanettir ve sorumluluğu hepimize aittir.''' sözlerine yer verdi.