Kuşadası'nda, Hacıfeyzullah Mahallesi Yılancıburnu Mevkii 1. Derece Arkeolojik Sit alanı içerisinde yer alan sahil bandında, denizin 1,5 metre içerisinde bir adet Postamentin bulundu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, 2863 Sayılı Kanun kapsamında kalan ve mermerden yapılmış in-situ durumda olmayan yaklaşık 40 cm yüksekliğinde ve 37 cm genişliğindeki postamentinin, güvenlik riski nedeniyle Aydın Arkeoloji Müzesi bahçesine, müze uzmanları tarafından taşınması sağlandığını açıkladı.
''BÖLGEDE BUGÜNE KADAR SİSTEMLİ BİR KAZI ÇALIŞMASI YAPILMADI''
Geçmiş yıllarda, parçanın bulunduğu Yılancıburnu mevkiinde, ADÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Aydın Erön’ün gerçekleştirdiği çalışmalar ışığında, Geç Kalkolitik Çağ’dan başlayarak Bizans Dönemi’ne kadar iskan gördüğün saptandığını anlatan EKODOS Başkanı Sürücü, yaptığı açıklamada,''Kuşadası’nın önemli arkeolojik alanlarından biri olan Yılancıburnu’nda, önceki yıllarda yapılan kurtarma kazısı haricinde bugüne kadar sistemli bir kazı çalışması yapılmamıştır. Yeni bulunan taşın mermer malzemeden üzerine sütun gelecek şekilde yapılmış Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait olduğu tahmin edilmektedir. Henüz bir kazı çalışması yapılmamış olmasına rağmen, yüzey çalışmalarıyla bile birçok bulguya rastlanan Yılancıburnu’nda, son olarak 2025 yılı Şubat ayında, dalgaların aşındırdığı geç döneme ait bir duvarda devşirme olarak kullanıldığı anlaşılan, Arkaik Dönem’e ait bir Kouros Torsosu (genç erkek heykeli gövdesi) bulunmuştu.'' sözlerine ye verdi.
''YILANCIBURNU'NDA KORELİ GENÇ KADIN HEYKELİ DE BULUNMUŞTU''
1982 yılında da Yılancıburnu’nda yapılan kurtarma kazıları sırasında, Pamukkale Üniversitesi arkeoloji bölümünden emekli Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Büyükkolancı tarafından MÖ 570-550’lere tarihlenen arkaik bir Kore (genç kadın heykeli) bulunduğunu ve Selçuk Efes Arkeoloji Müzesi’ne götürüldüğünü de belirten Sürücü, ayrıca,'' Aynı alandan iki önemli eserin çıkması bilim insanlarının da ilgisini çekti. Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Ateşlier, Kouros ve aynı alandan bulunmuş olan Kore heykellerinin, bu alanda MÖ 570’lerde henüz hangi tanrı veya tanrıçaya ait olduğu bilinmeyen bir tapınağın varlığını net bir şekilde ortaya koyduğunu vurgulamış, heykelin üzerinde (“Tes Ekklesias”, Meclise/Kiliseye ait) Grekçe bir yazıt olduğunu söylemişti. Bu heykellerin bir başka antik kentten taşınma olmadığını, o alanda veya çok yakınında bir kutsal alana, tapınağa kentin hayırsever, asil ve ileri gelen aileleri tarafından adak olarak dikilmiş olabilecekleri belirtilmişti.'' dedi.
''KAZI ÇALIŞMALARI YENİ SÜPRİZLERİ BERABERİNDE GETİREBİLİR''
''Kentin içinde yer alan ve 1. Ve 3. Derece Arkeolojik Sit kapsamındaki Yılancıburnu’nda, karasal ve denizel alanlarda bir kazı çalışması yapılması halinde yeni sürprizlerle karşılaşılacağını düşünüyoruz.'' diyen Sürücü,'' Kentin içinde bulunan Yılancıburnu’nda yapılacak çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılacak yapılar ve sürpriz eserler Kuşadası turizmine de önemli katkısı olacaktır.'' dedi.