Bunu zikrettikten sonra mevzuumuza dönebiliriz. Aydın Tekstil Park alanı halkın hizmetine açılmasıyla ilgili Ses gazetesinde özel haber çıktı ve “VATANDAŞ NE İSTERSE O YAPILACAK” alt başlığı kısmı aynen şöyle: “Rengarenk yürüyüş yolları ve yeni oyun grupları ise Aydınlılara hizmet vermeyi bekliyor. Bol oksijenli çam ağaçlarıyla kaplı alanda yürüyüş yapmak isteyenler, bisiklet binmek isteyenler ve kuş sesleri arasında doğayı dinlemek isteyen Aydınlıların buluşma adresi konumunda olması beklenen alan bu yaz Aydınlıların hizmetinde olacak. Aydınlıların talepleri doğrultusunda alanda yeni düzenlemeler de yapılacak. Vatandaş neyi isterse Aydın Tekstil alanında bulabilecek” https://www.sesgazetesi.com.tr/haber/6528688/ranta-degil-halka-aciliyor Erişim tarihi:25.02.2021 saat: 13:45 Elbette Aydınlıların nefes alabilecekleri mesire sahalarının olması… Yapılması… Takdir edilmesi gereken icraat… Buraya kadar güzel… Ama merak ettiğim husus şu : LGBT renklerini çağrıştıran-ki biz meseleye çok iyi niyetle yaklaşıyoruz. Bu açıdan çağrıştıran kelimesini özenle koyduk- yolların yapılmasına neden ihtiyaç duyuluyor? Aydınlılar bu renkleri mi talep etmişler hakikaten? Galat-ı meşhur deyimimiz ile: merak-ı mucip Yani bizde merak uyandırdı… Şimdilik şerhi ile… HOCALİ SOYKIRIMI İmdi, biz bu yazıyı kaleme alıyoruz ya … Bazı çevreler makalelerimizi “nefret söylemi” sınıfına sokarak projelendirip yayınlıyorlar. Ama mezkür çevreler bir türlü Hocali Soykırımı’na , soykırım diyemiyor. Esas “nefret söylemini” bunlar yapıyor. “Hepimizin Ermeni “olmadığını da baştan söyleyelim ve hatırlayalım. Velev ki birleri buna “nefret söylemi” desin… 25-26 Şubat 1992 gecesi… Azerbaycan Türkü’nün... Ve Türkiye Türkleri olarak bizlerin unutmayacağı acıların yaşandığı gecedir. 20’nci yüzyılın son katliam ve soykırımlarından biri Karabağ’ı işgal eden Ermeniler tarafından Hocalı’da vahşice gerçekleştirildi. Adım adım işgal ettikleri Karabağ’da kendilerince stratejik önem atfettikleri Hocalı’ya giren Ermeni çakal sürüsü çoluk çocuk, yaşlı kadın demeden 600’de fazla Azerbaycan Türkü’nü bir gecede katletti. Hamile kadınlar… Emzikteki bebeler… Yaşlı dedeler… Nineler… Ermeni çeteler ve askerler tarafından şehit edildi. Dahası Hocali Soykırımı’nın Soros Vakfı destekli katil sürüleri ninelere… Yaşlı kadınlara… Kızlara … Hatta bebeklere bile tecavüz ettiler. Ermenilerin bu katliamı “soykırım” olarak kayıtlara geçti. Tabi bu soykırım suçuna Rusya Federasyonu ortaktır. Bunu da unutmuyoruz. Bu vesile ile Hocalı katliamı şehitleri başta olmak üzere bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Yaşasın Azerbaycan. Yaşasın Karabağ. Yaşasın Türkiye. Yaşasın Azerbaycan-Türkiye kardeşliği… ***
Üç konu
Bunu zikrettikten sonra mevzuumuza dönebiliriz. Aydın Tekstil Park alanı halkın hizmetine açılmasıyla ilgili Ses gazetesinde özel haber çıktı ve “VATANDAŞ NE İSTERSE O YAPILACAK” alt başlığı kısmı aynen şöyle: “Rengarenk yürüyüş yolları ve yeni oyun grupları ise Aydınlılara hizmet vermeyi bekliyor. Bol oksijenli çam ağaçlarıyla kaplı alanda yürüyüş yapmak isteyenler, bisiklet binmek isteyenler ve kuş sesleri arasında doğayı dinlemek isteyen Aydınlıların buluşma adresi konumunda olması beklenen alan bu yaz Aydınlıların hizmetinde olacak. Aydınlıların talepleri doğrultusunda alanda yeni düzenlemeler de yapılacak. Vatandaş neyi isterse Aydın Tekstil alanında bulabilecek” https://www.sesgazetesi.com.tr/haber/6528688/ranta-degil-halka-aciliyor Erişim tarihi:25.02.2021 saat: 13:45 Elbette Aydınlıların nefes alabilecekleri mesire sahalarının olması… Yapılması… Takdir edilmesi gereken icraat… Buraya kadar güzel… Ama merak ettiğim husus şu : LGBT renklerini çağrıştıran-ki biz meseleye çok iyi niyetle yaklaşıyoruz. Bu açıdan çağrıştıran kelimesini özenle koyduk- yolların yapılmasına neden ihtiyaç duyuluyor? Aydınlılar bu renkleri mi talep etmişler hakikaten? Galat-ı meşhur deyimimiz ile: merak-ı mucip Yani bizde merak uyandırdı… Şimdilik şerhi ile… HOCALİ SOYKIRIMI İmdi, biz bu yazıyı kaleme alıyoruz ya … Bazı çevreler makalelerimizi “nefret söylemi” sınıfına sokarak projelendirip yayınlıyorlar. Ama mezkür çevreler bir türlü Hocali Soykırımı’na , soykırım diyemiyor. Esas “nefret söylemini” bunlar yapıyor. “Hepimizin Ermeni “olmadığını da baştan söyleyelim ve hatırlayalım. Velev ki birleri buna “nefret söylemi” desin… 25-26 Şubat 1992 gecesi… Azerbaycan Türkü’nün... Ve Türkiye Türkleri olarak bizlerin unutmayacağı acıların yaşandığı gecedir. 20’nci yüzyılın son katliam ve soykırımlarından biri Karabağ’ı işgal eden Ermeniler tarafından Hocalı’da vahşice gerçekleştirildi. Adım adım işgal ettikleri Karabağ’da kendilerince stratejik önem atfettikleri Hocalı’ya giren Ermeni çakal sürüsü çoluk çocuk, yaşlı kadın demeden 600’de fazla Azerbaycan Türkü’nü bir gecede katletti. Hamile kadınlar… Emzikteki bebeler… Yaşlı dedeler… Nineler… Ermeni çeteler ve askerler tarafından şehit edildi. Dahası Hocali Soykırımı’nın Soros Vakfı destekli katil sürüleri ninelere… Yaşlı kadınlara… Kızlara … Hatta bebeklere bile tecavüz ettiler. Ermenilerin bu katliamı “soykırım” olarak kayıtlara geçti. Tabi bu soykırım suçuna Rusya Federasyonu ortaktır. Bunu da unutmuyoruz. Bu vesile ile Hocalı katliamı şehitleri başta olmak üzere bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Yaşasın Azerbaycan. Yaşasın Karabağ. Yaşasın Türkiye. Yaşasın Azerbaycan-Türkiye kardeşliği… ***