Türkiye genelinde yılın ilk üç ayında toplam 628 bin 255 gayrimenkul satışı gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,5’lik bir düşüşe işaret etti. Buna karşın tapu harcı gelirleri yüzde 73,6 oranında artarak 51 milyar 800 milyon liraya ulaştı. Sektör temsilcileri, satışlardaki gerilemeye rağmen gelirlerde yaşanan bu artışı yeni denetim sistemiyle ilişkilendiriyor.
“Gerçek Beyan” Dönemi Etkisini Gösterdi
Gayrimenkul sektöründe uzun yıllardır sıkça başvurulan, satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesi uygulaması, yeni dönemde ciddi riskler barındırıyor. İstanbul Gayrimenkul Değerlendirme tarafından yapılan açıklamada, gelişmiş dijital denetim mekanizmalarının devreye girmesiyle birlikte bu tür beyanların artık kolayca tespit edilebildiği vurgulandı.
Dijital Denetimle Sıkı Takip
Yetkililer, Gelir İdaresi ve ilgili kurumların; banka transferleri, ekspertiz raporları ve ilan platformlarındaki verileri birlikte analiz ettiğini belirtiyor. Bu kapsamlı incelemeler sayesinde, beyan edilen satış bedelinin piyasa değeriyle uyumu etkin şekilde kontrol ediliyor.
Yanlış Beyana Ağır Ceza
Gerçek satış bedeli ile tapuda beyan edilen tutar arasında fark tespit edilmesi halinde ciddi yaptırımlar uygulanıyor. Öncelikle eksik ödenen tapu harcı tahsil edilirken, ardından yüzde 100 oranında vergi ziyaı cezası kesiliyor ve gecikme faizi işletiliyor.
Alıcı ve Satıcıya Ortak Sorumluluk
Tapu harcının hem alıcı hem de satıcı tarafından ayrı ayrı ödendiğine dikkat çekilirken, eksik beyan durumunda iki tarafın da sorumluluk altına girdiği ifade ediliyor. Ayrıca denetimlerin geçmiş yılları da kapsayabileceği belirtiliyor.
Öte yandan, hatalı beyanın sonradan fark edilmesi halinde “pişmanlık” hükümlerinden yararlanılarak düzeltme yapılması mümkün. Bu durumda ceza uygulanmayabilir, ancak gecikme faizi ödenmesi gerekebilir.