Gündem

Kuşadası Belediyesi kooperatifçiliğin geleceğini dayanışmayla şekillendirdi

Kuşadası Belediyesi, yerel ekonominin can damarı olan kooperatifçiliği uzman konukların katıldığı konferansta konuştu. Kuşadası ve çevresinden kooperatifçileri tek çatı altında toplayan konferans katılımcılardan büyük beğeni topladı.

Abone Ol

Kuşadası Belediyesi ve Kuşadası Kent Konseyi işbirliğinde, Pera Düğün, Organizasyon ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü Kuşadası Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Bülent Ay'ın üstlendiği, "Yerel Kalkınmada Kooperatifçiliğin Önemi" teması ile düzenlenen konferans etkinliğine Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek yönetimi, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, Kuşadası Kent Konseyi Başkanı Mustafa Ünver ve vatandaşlar yoğun katılım gösterdi.

Toplumsal kalkınmanın anahtarı olan kooperatifçiliğin tüm yönleri ile ele alındığı konferansa, konuk olarak, ADÜ Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü, Peyzaj Planlama Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Tendü Hilal Göktuğ, ADÜ Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Çoban, Kuşadası Belediyesi Meclis üyesi Tahsin Barış Çınar, kuşadası Belediyesi Meclis üyesi ve Ziraat Mühendisi Hasan Göçmen ve Kuşadası Belediyesi Meclis üyesi ve Botanist Nilüfer Tektaş Cevahir hazırladıkları sunumları ile katkı sağladı. İnteraktif şekilde gerçekleşen etkinlik, Kuşadası ve çevresinde yer alan kooperatifçiler ile uzman isimleri tek çatı altında toplamayı başardı.

''YEREL KOOPERATİFLERİN GÜÇLENMESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR''

Konferans kapsamında bir konuşma gerçekleştiren Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Aydın'ın tarım, turizm ve sanayi olarak, üç büyük sektöre sahip olduğunu belirterek ''Aydın'ın geleceği tarımı işleyebilen, sanayiyi büyüten ve turizmi 12 aya yayabilen bir ekonomi modelindedir.'' sözleri ile başladığı konuşmasında,''Bunların içinde en büyük pay sahibi sektör tabii ki tarım sektörüdür. Sağlamış olduğu istihdamla beraber yüzde 50 civarında bir payda sağlamaktadır. Bunun yanında, yüzde 35 civarında turizm sektörü ve yüzde 10-15 oranında da sanayi sektörü Aydın ekonomisinde etkili olmaktadır.Kooperatifleri doğru organize edip destekleyebilirsek, kooperatifçilik,tarımın içinden çok önemli bir sektör olabilir.Aydın'ın ekonomisinin çoğunun tarıma dayandığını göz önüne alırsak incir, zeytin, zeytin yağı, pamuk ve kestane gibi ürünlerin küçük ve orta ölçekli üreticilerle daha yoğun yapıldığını değerlendirdiğimizde, kooperatifçiliğin önemi ortaya çıkmaktadır. Kooperatifçiliğin güçlendirilmesi bu noktada byük öneme sahiptir.'' sözlerine yer verdi.

''KOOPERATİFÇİLİK ÜRETEN KADININ KİMLİĞİNİ GÜÇLENDİRİYOR''

Kadının, kooperatifçilikteki yerine değindiği konuşması ile konferansta söz alan ADÜ Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü, Peyzaj Planlama Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Tendü Hilal Göktuğ, ''Bir kooperatifte var olmak, kadının kendi bakışında, aile içindeki konumunda ve yine toplumla kurduğu ilişkilerde oldukça pozitif etkileri yaratır. Türkiye'de ilk kadın kooperatifleri 1999 yılında kuruldu. Dolayısıyla, kadın kooperatifçiliğinde kat edilmesi gereken daha çok yol olduğunu biz buradan çıkarımsal olarak görebiliyoruz. Kentte, kadın kendini daha fazla ifade edebilen bir konumda ama kırsalda bu o kadar kolay değil. Kırsalda eş baskısı, çocuk baskısı, komşu baskısı ve aile üyelerinin çeşitli baskısı var. Kadının daha kolay var olabileceği bir yer belki de bu anlamda kadın kooperatifleridir. Kadın kooperatifleri, kadına ilk başta üreten kadın kimliğini güçlendiriyor. Kadın zaten bahçesinde domatesini,salatasını yetiştiriyor. Kendi sofrasına koyacak şekilde de işliyor ve bu ürünleri kendi ailesine zaten maddi bir karşılık beklemeden pazarlıyor. Bunu bir kooperatif aracılığıyla bir iş haline dönüştürdüğü zaman işte bu bu sefer üreten, karar veren ve temsil edilen bir özneye dönüştürmüş oluyor.'' cümlelerin yer verdi.

''TARIMIN ARTIRILMASINI KADIN SAĞLAR''

ADÜ Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Deniz Çoban'da, kadının, kooperatifleşme sürecindeki öneminden bahsederek, ''Balıkçılık deyince ilk aklınıza erkek egemenliği geliyor; denize açılmak geliyor ama denize açılmadan önce karadaki kısmı kim yapıyor? Avcı toplayıcı toplumla birlikte burada kadın esasında ön plana çıkıyor. Bugün ise tarımdan bahsediyoruz. Tarımın da arttırılmasını kadın sağlar. Tohumları ekiyor ve bu tohumları bir sonraki nesle, çocuklarına aktarıyor. Su ürünlerinde de kadın sessiz bir güç olarak arka planda yer alıyor. Burada kooperatifleşme bizim için ön planda ve bu işin yürümesi ve devamlılığını sağlayacak olan da yine kadınlar.'' açıklaması ile erkek egemen toplumlarda, kadının, kooperatifçilik noktasında sunduğu katkı ve değeri gözler önüne serdi.

''KOOPERATİFLERİMİZİN SAYISI YETERLİ DEĞİL''

Konferans kapsamında söz alan Kuşadası Belediyesi meclis üyesi ve Ziraat Mühendisi Hasan Göçmen ise bölgede yer alan kooperatifler ve kooperatiflerin bölge ekonomisine sağladığı kazanımlardan bahsederek, ''Kadın başkanların, kadın ortakların yönettiği kooperatifleri ayrı tutacak olursak Ticaret İl Müdürlüğü'ne bağlı 12 tane kooperatif var. Bunların, 4 tanesi Efeler'de ve 3 tanesi Kuşadası'nda. Bunun dışında Söke'de, Yeni Pazar'da, Karpuzlu ve Köşk'te de olmak üzere, 226 ortaklı, toplamda 12 kooperatifimiz bulunuyor. Dolayısıyla, bence sayı yeterli değil. Bölgemiz, tarımsal üretim için bereketli topraklara sahip ve bu alanlarda üretimi canlandırmak ve kooperatifçiliği yaygınlaştırmak büyük ölçüde kazanımlarına da beraberinde getirecek ve sosyal istihdamın artırılması noktasında da bu büyüme bölge halkına yarar sağlayacaktır.'' dedi.