Kitapların yeri raflardır, sokaklar değil

Abone Ol

Bir ülkenin ekonomik göstergesidir çöp konteynerleri.

kimileri mutfak ve yemek artıkları ,

kimilerinde bir koli içinde okul kitapları..!

tamam ,kadınlar evlerde fazlalığı sevmezler,

Ellerinden gelse bizi erkekleri de kapı önüne koyarlar..!

Ama.. ya kitaplar..?
Cilt cilt kapağı açılmamış ders ve dershane kitapları .

bakanlık kitapları ücretsiz vermeğe başladığından beri,

bilgi kaynağı ve gelecek yıl okuyacak öğrencilerin kitapları,

çöpe gitmesi ağrıma gidiyor doğrusu..!

Buradan Milli Eğitime seslenmek istiyorum..!

Devletin milyonlara varan harcama ile dağıttığı kitapları lütfen geri toplayın.

Çöpe giden kitapları gelecek yıl üst sınıfa geçen çocuklara saklayın.

Bu savurganlığa bir son verelim..!

En çok israf ekmekte bir de bu kitaplar .

Soğan kabukları arasında Din ve Ahlak kitabı,

ekmek gibi kutsal saydığımız nimetler çöplerde.

Nu ne savurganlık ?

içimi acıtıyor doğrusu..!

bir ülkenin gelişmişlik seviyesini öğrenmek için neleri çöpe attığına bakın.

biz kitapları da çöpe attığımıza göre, ya çok okumuş olmalıyız, ihtiyacımız kalmamıştır,

ki öyle değil, öyle olsa da çöpe atılmaz kitaplar..
Maazallah bir anda kitapsız kalırız.
acaba bu kitapları çöplere atan sizler, bizler bu toplum , top yekün kitap düşmanı mıyız..? Tabii bu işin traji komik mizahi yaklaşımı,

okunan kitap bir başkasına verilir veya saklanır.

Çöp konteynerlerine atılan ekmek başta olmak üzere , ambalajındaki paket gıdalar, özellikle korona günlerinde evde kaldığımız günlerde pişirilmek üzere denenmiş unlu mamuller ekmek çeşitleri tamamen bir israf.

Bazı zincir marketlerin günü geçmiş paket gıda ürünleri, koliler halinde ambalajında hazır yiyecekler.

Bir gün dahi geçse çöp’e atılan bu gıdalar israf değil de nedir..?
kaç kişinin emeği geçmiş, üretilmesi için su ve elektrik harcanmış , paketlenmiş ve nakliyesi yapılarak raflara getirilen ürünler son tüketim tarihi bir gün dahi geçince acımasızca milli servetin çöp’e gitmesi akıl alacak iş değil.

Marketlere ve belediyeleredir sözüm…!

Bir işbirliği ile organizasyon kurarak , son tüketim tarihinden bir iki gün önce günü geçmiş gıda ürünlerini ihtiyacı olanlarla buluşturun.

Bir tarafta atılan tonlarca gıda , diğer yandan bulsak da yesek diyen milyonlarca aç insan.

Haydi AYDIN BÜYÜKŞEHİR ve EFELER BELEDİYELERİ .

Türkiye’de bir ilki başaralım.

İSRAFIN ÖNÜNE GEÇMEK ÜZERE AYDIN DAN BAŞLAYALIM.

TÜM TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLALIM.

Aydın tarım topraklarının bize sunduğu onca nimet arasında , Zeytin İncir Üzüm,Ceviz ,Zeytinyağı, Çilek , şeftali, Mandalina , kavun karpuz Portakal, Süt ve ürünleri,Mısır, Enginar, lahana, domates , biber sayamadığımız onlarca ürün , köylümüzün elinde para etmediği zamanlar oluyor.

Hatta uzak illerdeki tarlada ağaçta kalan meyvelerin değerlendirilmediği , Turunç ağaçlarımızın sokakta meyvelerinin toplanmadığı , yer dökülüp çevre kirliliği yarattığı da biliniyor.

Belediyelerin onca iktisadi teşekkülleri ve şirketleri var.

Bir şirket eliyle bu ürünlerin değerlendirmek üzere , üreticiden tüketiciye intikalini sağlayacak , TANZİM SATIŞ MAĞAZALARI açarak , başta Büyüşehir’in ürettiği ekmek , Ege et, ve yukarıda sayılan tarım ürünleri üreticiden veya kooperatiflerden toptan satın alınıp, merkez ve ilçelerde kurulacak tanzim satış mağazalarında satıldığı takdirde , büyük ilgi görecektir.

Eskiden İzmir de var olan zincir mağaza Tanzim satış mağazası, 80 ‘ lerden sonra TANSAŞ adıyla özelleştirildikten sonra , bu alanda bir boşluk doğmuştur.

Büyükşehir ve ilçe belediyelerince Tanzim satış mağazalarının yeniden açılarak ,üç pozitif hizmeti de yürütecektir.

İlki üreticinin para etmediği gıda ürünleri tarlasından satın alınarak mağdur olması önlenecek, ikincisi, tüketici çok daha ucuza sebze ve meyve tüketebilecek , üçüncüsü bu zincir içinde kurulacak şirket ve satış mağazalarında çalışanlar için istihdam yaratılarak , işsizliğin önüne geçilecek , böylece bir taşla üç kuş vurularak ,ekonomiye canlılık getirilecektir.

Ayrıca tarladan tüketici arasındaki zincir de fahiş komisyoncu payı da ortadan kaldırılmış olacaktır.

İşte sosyal belediyecilik bu demektir.

Köylüyü , üreticiyi vatandaşı,

Bir defa değil , her gün yaşatmaktır.

Aydın’lı tüketicileri ise her zaman yerelde destek olmak zorundayız.
çünkü hepimiz aynı gemideyiz.

On yıl önce Milli Aydın bankasını Kültür merkezi yapılma önerimle Aydın’a kazandıran Belediyemiz,

Halk ister , istediğini belediye hemen yapar sloganının gerçek olmasını diliyor ve bekliyoruz

SÖZÜN ÖZÜ:
BİR GÜN HERKES ANLAR SEVDİĞİNİN KIYMETİNİ,

AMA GİDİNCE , AMA BİTİNCE, AMA ÖLÜNCE,

KISACA İŞ İŞTEN GEÇİNCE..!