Türkiye ve Yunanistan arasında, 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan Nüfus Mübadelesi Anlaşması ile deniz yoluyla 7'nci mıntıkaya getirilen 27 bin 687 Müslüman'ın, Mübadil'in Anadolu'da yeniden ve yeni bir hayata başlamalarının üzerinden 103 yıl geçti. Konu kapsamında, ülke genelinde anma etkinlikler düzenlenirken, Kuşadası Selanik Mübadilleri ve Rumeli Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneğin'de anlamlı günde bir araya geldi.
KARANFİLLER EGE'NİN SOĞUK SULARIYLA BULUŞTU
Kuşadası Selanik Mübadilleri ve Rumeli Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği'nin, Mübadele'nin 103'üncü yılı anma etkinliği programı, Atatürk Anıtı Meydanı'nda çelenk koyma töreni ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve günün anlam ve önemine ilişkin konuşmaların yapılması ile devam eden program, İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı'nda toplanan kalabalık grubun, denize karanfil bırakması ile sona erdi. Kuşadası ve çevresinden programa katılan mübadil torunları ve dernek üyelerinin, yaşanan anıların hafızalarda canlanması ile gözyaşlarını tutamadıkları gözlerden kaçmadı. 103'üncü yıl anma programı Mübadele Evi'nde düzenlenen söyleşi programı ile devam etti.
''EGE'NİN SOĞUK SULARINDA YİTİRDİĞİMİZ ATALARIMIZI ASLA UNUTMAYACAĞIZ''
Kuşadası Mübadele Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Asu Özlü'nün açılış konuşması ile başlayan programda, Özlü, Bundan 103 yıl önce imzalanan sözleşme ile milyonlarca insanın doğup büyüdüğü topraklardan koparıldığını belirterek, “Savaşın karanlığında, göç yollarında ve Ege’nin soğuk sularında yitirdiğimiz atalarımızı saygıyla, rahmetle ve hiç eksilmeyen bir hüzünle anıyoruz. Bir daha dönemeyecek milyonlarca insanın acısı, kaybedilen evler, kiliseler, camiler, mezarlıklar, her iki ülkede de hâlâ yaşayan mübadele çocukları ve torunlarının ortak hafızası, Ben nereliyim? sorusuna hâlâ net cevap veremeyen insanlar iki halkın birbirini daha iyi anlama potansiyelini taşıyan çok güçlü bir ortak tarih. Bu mübadele, ne tamamen bir "kurtuluş" ne de sadece bir "felaket" olarak anlatılabilir.'' dedi.
''VİZE ENGELLERİ KÜLTÜR BARIŞINI ZEDELİYOR''
Kuşadası Mübadele Dernek üyesi Haluk Bermek'in konuşması ile devam eden anma etkinliğinde, Bermek, vize uygulamasının, günümüz şartlarında Mübadil'lere zor zamanlar yaşattığını belirterek,'' Son yıllarda koşulları ağırlaşan vize uygulamalarının, kültürel ve insani temasları zorlaştırmaktadır. Mübadil torunlarının ve sivil toplum kuruluşlarının kökleriyle bağ kurmasının önüne bürokratik engeller konuluyor. Bu durum, halklar arasındaki yakınlaşmaya hizmet etmiyor. Mübadil kuruluşları için vize süreçlerinde kolaylaştırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.'' sözlerine yer verdi.
''ATALARIMIZI ÖZLEMLE ANIYORUZ''
Kuşadası Mübadele Dernek üyesi ve Mübadil torunu Nilifer Kayemen, yaşananların hafızalarda derin izler bıraktığını belirterek, ''Ege'nin soğuk sularında yitirdiğimiz atalarımızı saygıyla, rahmetle ve hiç eksilmeyen bir hüzünle anıyoruz. Bizim için köklerimize yolculuk turistik bir gezi değildir. Biz, mübadiller için Yunanistan'a gitmek, sıradan bir turistik faaliyet veya boş zaman aktivitesi değildir. Atalarımızın doğduğu topraklara, tüten bacalarına, bıraktıkları ibadethanelere ve mezarlara yaptığımız her ziyaret vicdanımıza, hafızamıza ve özlemlerimize yapılan kutsal bir yolculuktur.'' dedi.
''YAŞASIN BARIŞ YAŞASIN İNSANLIK''
Mübadele Derneği üyesi Cumali Yanık ise, konuşmasında, ''Egemen güçlerin vekili olmak adına bir asır sonra çocuklarımızı yeniden kurban vermeyi ve yeni acılar yaşamasını reddediyoruz. Bizler, bölge halklarının kardeşçe, eşitçe ve barış içinde yaşayacağı bir gelecekten yanayız. Sonuç olarak, Mübadele'nin 103. yılında, denizlere bıraktığımız karanfiller sadece yitirdiğimiz canlar için değil, aynı zamanda sınırların insanları ayırmadığı bir dünya özlemi içindir. Lozan Mübadilleri Vakfı ve imzacı kuruluşlar olarak barışın, kardeşliğin ve insanlığın safında durmaya devam edeceğiz. Çekilen acılar bir daha yaşanmasın. Yaşasın barış, yaşasın insanlık. Atalarımızın hüzünlü hikayesinden aldığımız dersle bir kez daha haykırıyoruz, 'Yurt da sulh, cihanda sulh. sözlerine yer verdi.