Nazilli, son yıllarda pek çok önemli programa ev sahipliği yaptı; ancak Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği programı, hem içerik hem de ortaya koyduğu vizyon açısından ayrı bir yerde duruyor.
Bu süreci yakından takip ettim. Açıkça ifade etmek gerekir ki bu ziyaret, yalnızca Nazilli ile sınırlı kalmayan, Aydın genelini kapsayan verimli ve sonuç odaklı bir program oldu.
Programın Nazilli kısmında coğrafi işaretli ürünlerin sergilenmesi, Aydın’ın sahip olduğu potansiyelin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Artık kalkınmanın yolu; üretimin yanında markalaşma ve katma değer oluşturmaktan geçiyor. Bu noktada Sayın Hisarcıklıoğlu’nun yerel ürünlere verdiği önem, aslında Aydın’ın ekonomik geleceğine dair önemli bir perspektif sunuyor.
Program kapsamında Sümerbank yerleşkesinin incelenmesi, Nazilli’nin üretim hafızasının yeniden gündeme taşınması açısından oldukça anlamlıydı.
Bu şehir geçmişte üretmiş, başarmış ve Türkiye’ye örnek olmuş bir şehir. Aynı başarıyı yeniden yakalamamak için hiçbir neden yok.
Nazilli için planlanan Fuar Alanı projesi ise sadece bir yatırım değil, aynı zamanda bir vizyon meselesidir. Bu proje, Nazilli’yi bölgesel bir cazibe merkezi haline getirebilecek önemli bir adımdır.
Sayın Hisarcıklıoğlu’nun Aydın programının bütününe baktığımızda, katıldığı ilçelerde önemli temaslar gerçekleştirdiğini ve birçok konuda somut sözlerin alındığını görüyoruz.
Ancak burada asıl kritik nokta şudur:
Alınan sözler kadar, o sözlerin takip edilmesi ve sonuçlandırılması önemlidir.
Bugün Aydın’ın farklı ilçelerinde dile getirilen talepler, yarının yatırımlarına dönüşebilir. Bunun için de yerelde güçlü bir takip mekanizmasının kurulması şarttır.
Sayın Hisarcıklıoğlu’nun da vurguladığı gibi; birlik ve beraberlik sağlandığında aşılmayacak hiçbir engel yoktur.
Eğer Aydın genelinde;
* Odalar,
* Yerel yönetimler,
* Sivil toplum kuruluşları
aynı hedef doğrultusunda hareket ederse, Ankara nezdinde çok daha güçlü bir karşılık bulmak mümkündür.
Ben inanıyorum ki; bu ziyaretle birlikte ortaya çıkan sinerji doğru yönetilirse, yıllardır bekleyen pek çok yatırım ve proje daha hızlı hayata geçirilebilir.
Bu tür ziyaretler, yalnızca bir günle sınırlı kalmamalıdır. Asıl değer, ziyaret sonrasında ortaya çıkar.
Bugün alınan sözlerin yarın unutulmaması gerekiyor.
Aydın olarak, Nazilli olarak bu süreçlerin takipçisi olmak zorundayız.
Çünkü mesele sadece bir ziyaret değil; bir şehrin geleceğini birlikte inşa etme meselesidir.